İstanbul'daki skorun ağırlığını hissediyorlardı. Rangers da bu avantajından vazgeçecek gibi değildi. "Kora kor" dediğimiz temaslı, yakın ve tempolu şekilde karşıladılar Fenerbahçe'yi. Oyunu kurdurmadılar, sahaya kaosu davet ettiler ve usta oyuncuları Cerny ile de kendilerince şovlarını yaptılar.
Bilinmezlik probleminde, Talisca, Fred ve Kostic'e emanetti organizasyon. 36'da En Nesryi golü kaçırdığında maçın adı değişti aslında. İskoçlar "Ne oluyor?" dediler,bizimkiler "atabiliriz" duygusuna yeniden kavuştular. Ondan sonrasında top Rangers sahasına taşındı, Fenerbahçeli oyuncular arasındaki trafiğini başlattı. 44'te Symanski usta işi attıgolü. O ana kadar da maçın "etkisiz"elemanıydı. Futbolun kendi yasasında, hikayeyi yeniden yazma iznini alıyordu genç Polonyalı… İkinci yarıda sadece maçı uzatmaya götüren skoru almadılar, fizik olarak geriye giden Rangers karşısında farkı da bulabilirlerdi. 75'te Dzeko ve Tadic'in girmesiyle birlikte "akıl –fikir" de geldi Fenerbahçe ataklarına. Dzeko topu tutuyor, Tadic pas istasyonu oluyordu. Gecenin güzelliğine başka heyecan geldi, "Tarih nasıl yazılır" yeniden Türkiye'ye hatırlatmak istediler.
Uzatmalar, Mourinho'nın organizasyonunda, hamlelerinde, takımı diri tutmasında, Mert Müldür'ün sakatlığı sonrasında önce Symanski'yi, sonra Tadic'i sağ beke almasıyla geçti. Pozisyonlar da buldular. İrfan CanEğribayat'ın kurtarışı, Skriniar'ın gövde gösterisi. İnanmış bir takım halinde zafere çok yaklaştılar.. Ancak tur penaltılarla kaçtı, yazık oldu emeklere...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.