Başkan Erdoğan'ın, tahıl koridoruyla dünyaya nefes aldırması, ardından Ukrayna'da Zelenski ve BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya gelmesi dünyayı umutlandırdı.
Bu, Türkiye'nin Libya'yı kaostan kurtaran, 30 yıldır çözülmeyen Karabağ sorununu çözen ve Suriye'de izlediği insani ve ilkeli siyasetinin uzantısıydı. O siyasi dik duruş, bugün İsrail'den Suudi Arabistan uzanan birçok ülkenin izlediği siyasetin değiştirilmesini sağladı. Böylece Ortadoğu ve Avrasya'da, merkezinde Türkiye'nin olduğu yeni bir eksen oluştu... Suriye siyaseti de bu eksen nedeniyle değişimin eşiğinde. Rusya'nın da bunu ihtiyacı var. Arkasından Ukrayna-Rusya Savaşı'nın sonlandırılması gelirse yeni bir çağ açılır.
Ancak bu hiç kolay bir süreç değil; çünkü bu bölgenin istikrar ve barışa kavuşmaması için plan yapan ve hâlâ küresel dünyanın tek patronu olduğunu sanan bir ABD var. O ABD öyle bir noktaya geldi ki, terör örgütü ilan ettiği PKK'yla, DEAŞ'la iş tutuyor, onlara açık açık destek veriyor. Başkan Erdoğan, bu gerçeği Ukrayna dönüşü bir kez daha seslendirdi: "Terörü Suriye'de birinci derecedebesleyen ABD ve koalisyongüçleridir, bunu acımasız yapmışlardırve hâlâ da yapıyorlar."
Peki, dünyaya demokrasi götürmek ve demokratik değerleri korumakla övünen ABD, ne oldu da bugün açık açık terör örgütlerini destekler hale geldi?
Geçmişte darbelere ve teröre gizli kapaklı destek veren ABD, şimdi bunu açık açık yapıyor. Bu da ABD'nin irtifa kaybettiğini, merkezin Avrasya'ya kaydığını gösteriyor. Küresel iktidar elinden gitmesin diye de terör örgütlerine destek vererek her yerde kaos çıkartıyor.
ABD bu hallere düşmesin diye tam çeyrek yüzyıl önce, ABD derin aklının önemli isimlerinden ZbigniewBrzezinski, "Büyük SatrançTahtası" kitabıyla uyarmıştı.
Brzezinski, "Avrasya, küreselüstünlük mücadelesinin oynandığısatranç tahtasıdır" dediği kitabında,şu açık uyarıyı yapıyordu: "Amerika'ya da meydan okuyabilecekAvrasyalı bir rakibin ortayaçıkmaması zorunludur."
Daha sonra bu fikrini geliştiriyor ve şöyle diyordu: "Amerika'nın temel çıkarı, bujeopolitik alanı hiçbir gücün tekbaşına yönetmemesini garantiyealmak..."
Adamlar daha o günlerden bu bölgeyi kafaya koymuş... Ne Irak ve Suriye, ne de Ukrayna meselesi tesadüf değil. Dahası Çin'le dalaşmanın, Rusya'yı yalnızlaştırma ve Türkiye'yi terör örgütleriyle kuşatmanın arka planında Avrasya'da bir gücün ortaya çıkmaması gerçeği var. Onlar bunun farkında ki Brzezinski şöyle yazıyor: "Orta Asya'da (...) devletlerinkaderi, Rusya, Türkiye, İranve Çin'in çıkarlarının karmaşıkoyunu ile belirlenecek."
Çeyrek yüzyıl önce Brzezinski'nin ABD'yi merkezine koyduğu Avrasya analizinde, Ukrayna'nın kilit ülke olmasından NATO'nun genişlemesine, Türkiye'nin AB üyeliğinden Sibirya çöllerine Çin'in göz dikmesine kadar bugünün sıcak gündemi olan birçok konu ele alınmış. Gerçi, Rusya-Türkiye ve İran'ın tarihsel ilişkileri nedeniyle bir araya gelemeyeceğini söylemesi ve "Çin'in çıkarları ABD çıkarlarınauygundur" öngörüleri tutmasa da bugün bölgede tam da onun dediği gibi büyük bir satranç oynanıyor. Oyunun en önemli aktörü de Türkiye.
Ama ne yazık ki bu gerçeği Türkiye'de izleyen ve gören bir muhalefet aklı yok. Muhalefet neredeyse üç yıldır 6'lı masa etrafından sadece "Erkenseçim" ve "Aday kim olacak?" satrancı oynuyor. Bu da tesadüf mü dersiniz?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.