Bulanık suda balık avlama merakında olanlar, gelişmelerin baş döndürücü bir hızla cereyan ettiği günleri çok severler. Böylesi günlerde olduğumuz için yaşananlarla ilgili olarak bazı temel hususlara dikkat çekmekte fayda var.
Öncelikle, yolsuzlukla bağlantılı suçlar sebebiyle tutuklandığı için görevden uzaklaştırılan İmamoğlu'nun, kanunsuz yatay geçişle kayıt olduğu İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi'nden aldığı diplomanın iptal edildiğini hatırlatalım.
İmamoğlu'nun artık bir lise mezunu olduğunu ortaya koyan bu gelişmeden sonra, 2028'de yapılacak seçimlere yönelik CHP tarafından eğilim yoklama kabilinden yapıldığı söylenen 'ön seçim', sonuçları her ne olursa olsun anlamsız ve karşılıksız bir hareket.
Terörle bağlantılı suçlar sebebiyle 'adli kontrol şartıyla' serbest bırakılsa da, İBB Başkanı İmamoğlu suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından tutuklandı.
Yolsuzluk soruşturmasında İmamoğlu dahil 48 kişi tutuklanır, 41 zanlı hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanması kararlaştırılırken, terör soruşturmasında Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan tutuklandı.
İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çağrıları ile başta İstanbul Saraçhane ve Ankara Kızılay olmak üzere protesto gösterileri için sokaklara çıkanlar var.
Kitleyi istismar etmek maksadıyla aralarına karışan marjinal örgüt mensupları hariç, bindirilmiş kıtalardan oluşan göstericiler tam olarak ne için gösteri yaptıklarını bile bilmiyorlar.
Çoğu üniversite öğrencisi olan göstericilerin, hukuksuz yatay geçiş yaparak yüz binlerce öğrencinin hakkını gasp eden İmamoğlu'nu savunduklarını düşünmek, akıl dışı.
İnsanların 6 senelik İBB Başkanlığı dönemine dair günlük toplam 4 bin kişiye ucuz yemek sağlayan 17 kent lokantası ve ücretli hizmet veren 100 civarında kreş dışında herhangi bir hizmet sayamayan birisi için sokaklara çıktıkları da düşünülemez. Hele de bu kişi suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak gibi suçlar sebebiyle tutuklanmışsa.
Beykoz ve Beşiktaş belediyelerinde olduğu gibi, İBB Başkanı'nın da CHP içinden gelen ihbarlarla tutuklandığı bilindiği halde, CHP kitlesinin olup bitenleri anlamazdan gelmeyi sürdürmesi, anlaşılabilir bir şey.
İhbarların CHP içinden geldiğini bildikleri ve etkin pişmanlık için başvuran bazı iş adamları da yolsuzlukları doğrularken, konuyu anlamazmış gibi yapanlar, problem. Üstelik, MASAK raporları da yüz milyarlarca liralık yolsuzluğun altını çizerken…
Konu ile alakalı net bilgiler edinip çevremizdekilere aktarmak gerek. Bilgi güçtür çünkü. Özellikle de algılar baskın olduğunda…