Provokasyonların piyasalara etkisi | İbre ne yönde? Yatırımcılar ne yapmalı?

Sokak çağrısı sonrası başlayan provokasyonların piyasalara da etkisi var. Merkez Bankası bazı tedbirler alarak ekonomideki olumsuz manzarayı düzeltmiş görünüyor. Öte yandan bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan bir araya gelecek ve yatırımcılarla toplantı yapılacak. Hem piyasaların durumunu hem de bu toplantının perde arkasını ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi A Haber’de değerlendirdi.
Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınıp tutuklanması sürecinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı sokak çağrıları devam ediyor. Özgür Özel ekonomiyi tehdidini bir adım daha ileri taşıyarak yerli ekonomik gücü kırmak için milli markaları hedef aldı ve boykot çağrısı yaptı.
OLUMSUZ HAVA DENGELENDİ
Öte yandan sokak provokasyonu piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Merkez Bankası'nın aldığı önlemlerle olumsuz hava dengelendi. Öte yandan bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan bir araya gelecek ve yatırımcılarla toplantı yapılacak. Gelişmeleri ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi A Haber'de değerlendirdi.
BOYKOT MESELESİ! TAM BİR AKIL TUTULMASI
Prof. Dr. Abdulkadir Develi: Tam bir akıl tutulması yaşanıyor. Kimi boykot ediyoruz? Ülkede faaliyet gösteren, üretim yapan, ihracat yapan, istihdam sağlayan, katma değer üreten, firmaları mı boykot edilecek? Yani bu tam anlamıyla bir akıl tutulması. Bakın Trump amacı ne? Tamamen yatırımı tekrar ABD'ye çekmek tarifelerle. Ya burada bir ayrım yapmadan herkes gelsin diyor. İçeride üretsin diyor. Biz de içeride üreten, ihracat yapan, istihdam sağlayan firmaları, kendi firmalarımızı, böyle hedef gösterecek açıklama yapılması tam anlamıyla bir akıl tutulması.
Ekran görüntüsü / A Haber
İSRAİL'E KARŞI SESİ ÇIKMADI
Bunu ben izah da edemiyorum. Yani İsrail'in bu insanlık suçuna karşın herhangi bir tepki bir refleks olmadı CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den veya buna dair bir yönlendirme durumu da olmadı. Fakat bir bakıyorsunuz ki kendi ülkemizde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde üretim yapan, istihdam sağlayan firmalar. Orada yüz binlerce insan çalışıyor. Farklı farklı firmalarda evlerine ekmek götürüyor. Peki bu insanlar şu an kendilerini nasıl hissettiler? Yani bu Özgür Özel'in açıklamasından sonra.
Ekran görüntüsü / A Haber
TÜRKİYE EKONOMİSİ GÜÇLÜ ŞEKİLDE AYAKTA
Bakın ekonomi hepimizi ilgilendiren bir husus. Yani burada açıklamalara baktığımız zaman özellikle ekonomiyi sürekli ön plana çıkartıp işte 'Türkiye ekonomisi zarar gördü' Deyip böyle bundan sevinme durumu söz konusu. Ama buna rağmen Türkiye ekonomisi güçlü Bunun da altını çizmek istiyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, Merkez Bankası rezervleri güçlü ve zamanında yeterli şekilde burada müdahale etme kabiliyetine sahip. Bankacılık sektörü yine aynı şekilde çok güçlü. Cari açık, kontrol edilebilir düzeyde. Depreme rağmen bütçe açığı yine aynı şekilde kontrol edilebilir düzeyde.
Ekran görüntüsü / A Haber
YERLİ ÜRÜNLERE BOYKOT ÇAĞRISI VATANSEVERLİKLE AYNI NOKTADA DEĞİL
Buna da baktığımız zaman Türkiye'nin işte bu olaylar öncesi CDS'i 250'ye kadar düşmüştü ve birçok firma, birçok uluslararası kuruluş da Türkiye'nin büyümesine dair tahminini ya yukarı doğru revize ediyor veya pozisyonu koruyor ki bu ortamda özellikle ticaret savaşlarının konuşulduğu ortamda Avrupa Birliği'nin, ABD'nin büyüme oranları aşağı doğru revize edilirken Türkiye'nin büyüme oranı ya korunuyor veyahut yukarı doğru revize ediyor. Yani Türkiye ekonomisi bu noktada oldukça güçlü. Fakat gerçekten yerli ürünlere boykot çağrısını ben vatanseverlikle aynı noktada göremiyorum, tutamıyorum.
Ekran görüntüsü / A Haber
EKONOMİYE SALDIRI MİLLİ DAVRANIŞ DEĞİL
Dolayısıyla burada biz üretimi öncelerken istihdamı öncelerken, istihdam politikalarıyla işsizliği azaltmaya çalışırken tek haneli rakamda tutulması için bir sürü politika yürütülürken diğer taraftan 2 yıldan beri süren bir ekonomi programı var. Burada maksat dezenflasyon sürecinin sağlanması, sağlıklı büyüyebilmek, istihdamın arttırılması, işsizliğin düşürülmesi, bu bir ekonomi aynı zamanda bir milli bir meseledir. Dolayısıyla ekonomiye yapılan bu tür saldırıları ben milli bir davranış olarak nitelendirmiyorum maalesef.
Ekran görüntüsü / A Haber
PİYASALAR NE DURUMDA?
bu dolar/TL, Euro/TL tarafında ben çok fazla risk görmüyorum. Borsada hızlı bir şekilde kendini toparlamaya başladı. Çünkü olayları böyle bir iktisadi rasyonel akıl ile ele aldığımız zaman yani burada bütçe açığı veya döviz talebi oluşturulacak bir durum söz konusu değil. Olağanüstü bir gelişme de Türkiye ekonomisinde değil. Bütün parametreler makroekonomik veriler bu noktada programın öngördüğü şekilde devam ediyor. Hal böyleyken birdenbire borsadaki bu keskin çıkışları manipülasyon olarak değerlendirmek istiyorum fakat buna rağmen bakın hızlı bir toparlanma durumu söz konusu.
Ekran görüntüsü / A Haber
BORSA HZLI TOPARLANACAK
Bist 100'de yüzde 2.28'lik bir artış durumu var ki dumanlı ortamın ortadan kalkmasıyla beraber iktisadi realitelerin, verilerin ön plana çıkmasıyla birlikte ben borsanın hızlı bir şekilde büyümesini bekliyorum. Bakın borsa demek büyüme demek. Büyüme hikayesi ne kadar güçlü olursa uluslararası kuruluşlar sizi büyümenizi destekleyici ne kadar çok açıklama yaparlarsa metin çıkarsa o kadar çok borsada toparlanma durumu söz konusu olur. O yüzden ben bu noktada borsanın önümüzdeki haftalarda iktisadi realiteye kendini yastayarak hızlı bir şekilde kendini toparlayacağını düşünüyorum.
