İNGİLİZ Başbakan Starmer'e seslendi Özel. "Küstüm size" dedi. "Bütün Avrupa tepki gösteriyorken, İngiliz İşçi Partisi'nin, Starmer'in bu konuda herhangi bir şey söylememesini gerçekten anlamıyoruz.
Terk edilmişlik hissediyoruz." diyor, İngiltere'ye "Size gerçekten çok kırgınız?" siteminde bulunuyordu. Küsmüştü.
İngiltere bunu nasıl yapabilirdi? Nasıl sessiz kalabilirdi. CHP'ye niçin terk edilmişlik hissi yaşatabilirdi? Olacak şey değildi. Ayıptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli CHP'yi mandacılıkla suçladı.
"Küstüm Şov" bana normal geldi.
Yadırgamadım.
Çünkü CHP'nin eski lideri İnönü'nün en büyük hayali Amerikan mandası olmaktı zaten.
CHP milletvekili Nihat Erim ABD ve İngiltere'ye Meclis kürsüsünden övgüler yağdırıyor "Dünya medeniyetinin koruyucuları" diye göklere çıkarıyor, ardından darbe sonrası Başbakan yapılarak ödüllendiriliyordu.
Bundan tam 3 yıl önce sizlere Ahmet İhsan Tokgöz'u tanıtmıştım.
Haydi gelin o yazıya gidelim. Bakın neler yazmışız? "A.İhsan Tokgöz, Saraç Abdurrahman Ağa ailesine mensuptu.
1931, 1935 ve 1939'da CHP'den Ordu milletvekili seçildi.
İngilizlerin hayranıydı.
Abdülhamid Han'ı İngilizlerin desteği ile devirdikleri için Londra'ya aşık olan Jön Türklerdendi.
1908'de darbenin hediyesi olarak İngiltere İstanbul'a Gerard Lowther'i büyükelçi olarak gönderdi. Jön Türkler, İngiliz elçiye Sirkeci Garı'nda büyük bir karşılama töreni düzenledi.
İşte bu karşılama töreninin bir numaralı düşünürü ve organizatörü, daha sonra CHP milletvekili olacak ittihatçı Ahmet İhsan Tokgöz'dü.
Hatıralarını yazdığı kitapta o günü bakın nasıl anlatıyordu; 'İngiliz sefiri Lowther şehrimize döndüğü zaman Sirkeci istasyonunu baştanbaşa doldurmuştuk.
Büyükelçiyi candan ve gönülden alkışlıyorduk.
Nihayet coşkun gençler, büyükelçinin arabasını çeken atları söküp arabayı kendi kollarıyla çekmişlerdi.
Bu olayı yazmaktan maksadım, Meşrutiyet'in ilanına kadar Türk aydınlarının siyasî meylini ve düşüncesini göstermek içindir.' Evet, Abdülhamid Han'ı deviren Jön Türkler, hemen ertesinde Sirkeci Garı'na ayak basan İngiliz elçinin arabasına AT olup, elçiliğe kadar coşkuyla çekiyorlardı.
Daha sonra CHP milletvekili olacak İhsan Tokgöz de o coşkulu karşılamanın organizatörüydü. Çok başarılıydı." 600 yıl üç kıtada at koşturan imparatorluğun içinden çıkan ittihatçı Jön Türkler, İngilizlere at oluyordu.
Aradan yıllar geçti. Şimdi CHPliler İstanbul'un kara esir düştüğü günde bile boğazda İngiliz elçiyle rakı-balık yapıyorlar.
Tabii ki kırgın olacaklar. İngiliz'e at olma organizasyonunu yapan SARAÇ Abdurrahman'ın oğlu İhsan Tokgöz'ün torunları olarak tabii ki Londra'ya SARAÇhane'den seslenecekler.
İttihat ve Terakki'nin kurucularından Talat Paşa da Almanya'ya kaçtığında, İngiliz Tapınakçı Aubrey Herbert ile buluşmuş ve nefret ettikleri Abdülhamid Han'a İngiltere aşkına nasıl darbe yaptıklarını ballandırarak anlatmıştı.
Fakat kullanıcı İngilizlerin buna hiç aldırmadıklarına KIRGINLIĞINI şöyle anlatmıştı..
"Sanıyorum dünya tarihinde hiçbir güç, bir başkasına, bizim ihtilal yaptığımız dönemde İngiltere'nin Türkiye'ye davrandığı kadar BUYURGAN bir tutum içinde olmamıştır. Oysa ihtilalin ileri gelenleri sizden hoşlanıyor, hatta TAPIYORDU." Sonra serzenişte bulundu İngiliz'e Talat Paşa... "1. Dünya savaşı başlangıcında İngilizlerin isteyip de bizim veremeyeceğimiz hiçbir şey yoktu. Çok çabaladık ama sizi hoşnut edemedik.
Soğuk davranarak bizi Almanların kucağına ittiniz." Talat Paşa daha da ileri giderek Tapınakçı İngiliz Aubrey Herbert'e "Biz size tapıyorduk" diyor ve şöyle devam ediyordu;
"İngiliz elçinin arabasındaki atları sökerek bile sefaretheneye biz götürdük.
Elçinizin arabasına at olduk. Elçiniz isteseydi, arabasının üzerimizden geçmesine bile ses çıkarmazdık. Dünyada tek bir medeniyet var.
İngiliz medeniyeti.
Hadi gelin olanları unutup, tekrar ittifak yapalım." Tapınakçı Herbert ise gülümseyerek Talat Paşa'ya "Bu aralar suikaste uğramaktan korkmuyor musun?" diye sorup, itmişti bir kenara.
Batı aşığı Talat paşa şaşırmış ve "Benim hallim için bir sebep yok" demişti kekeleyerek.
Terk edilmiş hissine kapılmış, çok kırılmış, küsmüştü yıllarca hizmet ettikleri İngiliz'e.
Şimdi bugün de İngilizler kırıcı ve sessiz.
ABD'den de ses yok.
Onlara da kırgınlar.
Almanlar ise yine destek yağdırıyor aynı kafalara.
Neyse ortak atın beli kırık olurmuş. Biz işimize bakalım. Nice bayramlara dostlar...