Fatih Terim'in yardımcısının eşi Nur Erkasap anlattı: Seçil Erzan böyle dolandırmış!
'Fatih Terim Fonu' dolandırıcılığı davasının kilit ismi eski banka müdürü Seçil Erzan'la yeni bir gelişme yaşandı. Erzan'a para veren isimler arasında Fatih Terim'in yardımcısı Müfit Erkasap'ın eşi Nur Erkasap da bulunuyor. Nur Erkasap, banka müdürü olması nedeniyle Erzan'a güvendiğini ve tüm birikimini kaybettiğini öne sürdü. Ayrıca Erzan'ın parayı aldıktan sonra kendisine antetli kağıtla makbuz verdiğini de iddia etti.
Ünlü futbolcularının da aralarında olduğu çok sayıda kişiyi milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan'a 450 bin dolar verdiği ve herhangi bir geri ödeme alamadığı için, soruşturmaya müşteki olarak dahil olan eski futbolcu Müfit Erkasap'ın eşi Nur Erkasap, açıklamalarda bulundu. Seçil Erzan'la tanışması ve sonraki süreçte fona dahil olmasıyla ilgili konuşan Erkasap, Volkan Bahçekapılı'nın hesabına gönderdiği ve Seçil Erzan'a vermesini istediği 1 milyon dolarla ilgili sorulan sorulara da cevap verdi.

"SEÇİL ERZAN'LA BANKADA TANIŞTIM"
Erkasap, Seçil Erzan'ın kendilerine ait hesap hareketlerini gördüğünü ve bu nedenle bankaya her gittiğinde Erzan'ın ısrarlı tanışma talebiyle karşılaştığını belirterek, "Aslında şöyle, ben Seçil Erzan bizi seçti diyeyim. Çünkü onu ilk başta zaten tanımıyordum biz kulüp olarak DenizBank'la çalışıyorduk. İşte maaşlar filan her şey bankaya yatıyordu. Zaten ben o sebeple bankaya gidip gelmeye başladım. Florya şubesine. Normalde orada çalışan kişilerle muhatapken kendisi yanıma yaklaştı işte 'hoş geldiniz, nasılsınız, iyi misiniz, gelin bir kahve içelim, mutlaka bir kahve içelim' diye. Bizim tanışıklığımız öyle başladı. Yani herkes gibi tüm Galatasaray camiası gibi benim de öyle başladı tanışıklığım" dedi.

"PARAMI KENDİSİNE BANKADA TESLİM ETTİM"
Erzan'la tanıştıktan 2-3 ay sonra söz konusu fondan haberdar olduğunu ve parayı verdiğini dile getiren Erkasap, Erzan'ın kendisini fona Hakan Ateş'in ismini vererek ikna ettiğini öne sürdü. Erkasap, "Ben o dönemde bayağı bir moral açısından kötüydüm. Yani hem sağlık sorunları vardı, hem maddi anlamda sıkıntılar vardı. İki ev var kızımın evi ve benim evim. Yani iki evin de geleceği söz konusu. Öylelikle kendisi de benim durumumu bildiği için, çok da duygusalım zaten, kendisi de hep böyle anlatıyordu bana. İşte ben de babamı kaybettim annem yatalak filan diye böyle konular olunca ister istemez daha samimi bir ortam oluyor yani iki kadın arasında. Onun üzerine 'Nur abla, biliyorum senin neler yaşadığını. Bak böyle böyle yani 'Hakan Ateş'in de içinde olduğu başında olduğu bir fon var. Bu özel müşterilere yapılan bir işlem. Hem paranı burada değerlendirirsin hem de rahat edersin' dedi. Ben zaten hani finans ya da bankadan bankacılıktan anlayan biri değilim. Ve öyle bir güven ortamı yaratıyor ki size o ne derse inanıyorsun. Yani ben de onun üzerine tamam dedim. Hatta anlattı ne olduğunu, bak dedi işte bundan çoğu kişi para kazandı, kazanıyor. Hakan Ateş akrabalarına bir sürü para kazandırdı. Bunları anlatınca bir de o kadar normal bahsetti ki, 'bu özel bir işlem gel' dedi, 'sende rahat et' dedi. Ben de onun üzerine paramı kendisine bankada teslim ettim. Ben tek seferde verdim" ifadelerini kullandı.







