Özrünüzü sevsinler
Giriş Tarihi:
Gazze'de soykırım devam ederken, anne ve babaları katledilen, kolu bacağı ve belden aşağısı yok edilen binlerce çocuk dururken, Adidas adlı malum firma İsrail'in terörist ordusunun eski bir elemanını reklam yüzü olarak seçti.
Böylesi bir PR çalışması Joseph Goebbels'in bile aklına gelmezdi!
Yoksa...
Belsen, Treblinka ve Auschwitz kamplarında soykırıma maruz kalan kurbanlar yerine, soykırım yapan Hitler'in bir SS komutanını reklam yüzü seçerdi.
Lafın düzünü edelim:
Adidas'ın yaptığı bu "pornografik manipülasyon", reklam dünyasının şimdiye değin gördüğü ve göreceği en vicdansız iştir. Mahut firmanın en affedilmez cürmü, Gazze'de paramparça edilen masumlara yönelen küresel merhameti arsızca çalmak değildir. Bu "merhameti/ empatiyi" (ucuz bir acındırma mühendisliğiyle) Netanyahu'nun soykırımcı ordusuna peşkeş çekmektir.
Nereden bakarsanız bakın, kurbanın en doğal hakkı olan empatiyi gasp edip zalimin ayağına seren, insanlığın vicdanına yapılmış alçakça bir suikasttır.
Haliyle, tepkiler çığ gibi büyüdü, boykot çağrıları yapıldı.
Oscarlı aktör Javier Bardem'in de boykota omuz vermesiyle milyonlar mahut markanın çirkin yüzünü gördü. Bunun, her şeyden evvel şiddeti normalleştirme çabası olduğunu haykırdı.
Şu hâle bakar mısınız:
Adidas reklamı, "Uzvumu kaybettim, yeniden koşuyorum!" diyor. Halbuki gerçekler 14 yaşındaki Ömer'in kopan bacağında kanıyor.
Gazzeli Ömer sadece su almaya gitmişti. Üzerine bomba yağdı. Bacağı koptu. Şimdi ne bir protezi var ne de bir geleceği...
O kadar ki imza attıkları koskoca küresel skandalı "yerel ekibin aktivasyonuna" indirgediler. Yani suçu alt kademeye yıkıp sorumluluktan kaçmaya çalıştılar.
Yetmezmiş gibi bu sözde özrü de saklayarak sadece Arap dünyasındaki hesaplarında yayınladılar...
Açıkça "Araplar görsün, Batılılar duymasın" demeye getirdiler.
Hayır, bu bir PR hatası değildir.
Gazze'de akan kanın hiçe sayıldığı kirli bir halkla ilişkiler şovu, kurumsal ahlakın iflasıdır.
Böylesi bir PR çalışması Joseph Goebbels'in bile aklına gelmezdi!
Yoksa...
Belsen, Treblinka ve Auschwitz kamplarında soykırıma maruz kalan kurbanlar yerine, soykırım yapan Hitler'in bir SS komutanını reklam yüzü seçerdi.
Lafın düzünü edelim:
Adidas'ın yaptığı bu "pornografik manipülasyon", reklam dünyasının şimdiye değin gördüğü ve göreceği en vicdansız iştir.
***
Nereden bakarsanız bakın, kurbanın en doğal hakkı olan empatiyi gasp edip zalimin ayağına seren, insanlığın vicdanına yapılmış alçakça bir suikasttır.
Haliyle, tepkiler çığ gibi büyüdü, boykot çağrıları yapıldı.
Oscarlı aktör Javier Bardem'in de boykota omuz vermesiyle milyonlar mahut markanın çirkin yüzünü gördü. Bunun, her şeyden evvel şiddeti normalleştirme çabası olduğunu haykırdı.
Şu hâle bakar mısınız:
Adidas reklamı, "Uzvumu kaybettim, yeniden koşuyorum!" diyor. Halbuki gerçekler 14 yaşındaki Ömer'in kopan bacağında kanıyor.
Gazzeli Ömer sadece su almaya gitmişti. Üzerine bomba yağdı. Bacağı koptu. Şimdi ne bir protezi var ne de bir geleceği...
***
Adidas onca tepki nedeniyle köşeye sıkışınca çakallığına özür diledi.O kadar ki imza attıkları koskoca küresel skandalı "yerel ekibin aktivasyonuna" indirgediler. Yani suçu alt kademeye yıkıp sorumluluktan kaçmaya çalıştılar.
Yetmezmiş gibi bu sözde özrü de saklayarak sadece Arap dünyasındaki hesaplarında yayınladılar...
Açıkça "Araplar görsün, Batılılar duymasın" demeye getirdiler.
Hayır, bu bir PR hatası değildir.
Gazze'de akan kanın hiçe sayıldığı kirli bir halkla ilişkiler şovu, kurumsal ahlakın iflasıdır.