CANLI | Grand Kartal Otel davasında 2. duruşma! 4 yakını kaybeden isim gözyaşlarına boğuldu: Bunlarda insaf merhamet yokmuş
Bolu'nun kayak merkezi Kartalkaya'da 78 kişiye mezar olan Grand Kartal Otel'deki yangınla ilgili sanıkların yargılaması devam ediyor. 19'u tutuklu 32 sanığı bulunan davanın 2. duruşması 22 Eylül'de başladı. Duruşmanın yapıldığı Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresi, güvenlik önlemleri kapsamında polis barikatlarıyla kapatıldı. Mahkemede, davaya yeni eklenen 4 yeni müştekiye ilişkin birleştirilmiş iddianameye dair sanıkların savunmaları alındı. Yangında 4 yakınını kaybeden mağdur mahkemedeki konuşmasında gözyaşlarına boğulurken, "Bunlarda insaf, merhamet yokmuş." diyerek sanıklara tepki gösterdi. Mahkemede görülen son celsesinde tutuklu sayısı 20'ye yükselirken dava 27 Ekim'e ertelendi.
Bolu'nun Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak'ta çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı ve 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 2. duruşmasına bugün de devam ediliyor.
Duruşmanın yapılacağı Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresi, güvenlik önlemleri kapsamında polis barikatlarıyla kapatıldı.
Mahkeme günlerinde okula çıkan yol çift yönlü olarak araç ve yaya trafiğine kapatılacak. Bölgede görevli polis ekipleri nöbetlerini tutmaya devam ediyor.
Duruşmalar süresince yaklaşık bin polis görev alacak. Girişler yalnızca önceden belirlenen listelerde adı bulunan kişilere izin verilecek şekilde yapılacak. Ayrıca cep telefonlarının mahkeme salonuna alınmayacağı öğrenildi.
İŞTE GRAND KARTAL OTEL DAVASI'NDA SON GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
TUTUKLU SAYISI 20'YE YÜKSELDİ
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 2. celsesinin ikinci gününde savcılık esas hakkındaki mütalaasını okudu. Ayrıca savcı, tutuksuz yargılanan 4 sanık hakkında tutuklama talebi istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaaya karşı süre verilmesine, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, Mehmet Salun’un tutuklanmasına, tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine hükmederek duruşmayı 27 Ekim tarihine erteledi.
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda görülen davanın 2. duruşmasının ikinci gününde, 19’u tutuklu 32 sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Dün görülen duruşmada sanıklar, davaya, birleşen iddianameyle dahil olan 4 müşteki için savunmalarını yaptı. Duruşmanın ikinci gününde birleşen iddianameye ve celse arasında gelen belgelere ilişkin müşteki avukatları beyanları alındıktan sonra tanık beyanlarına geçildi. Ardından mahkeme heyeti ara kararlarını açıkladı.
Savcılık tarafından Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan 21 sayfalık mütalaa duruşma salonunda okundu. Otel yöneticileri Halit Ergül, Emir Aras, Ahmet Demir ve Kadir Özdemir ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve İtfaiye Eri İrfan Acar’ın "olası kast" ile hareket ettikleri değerlendirildi. Savcılık, bu sanıkların tespit edilen hayati riskleri bilmelerine rağmen "olursa olsun" mantığıyla hareket ederek öngördükleri neticeyi kabul ettiklerini belirtti. Mütalaada, otelin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın da aralarında bulunduğu otel müdürü, teknik sorumlular, iş güvenliği uzmanları, denetçi firma yetkilileri, aşçılar ve LPG bakım görevlilerinden oluşan çok sayıda sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması talep edildi. Bolu İl Özel İdaresi personeli olan 4 sanık hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ceza talep edilirken, aşçı şefi Enver Öztürk hakkında ise sorumluluğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi yönünde görüş bildirildi.
4 SANIK HAKKINDA TUTUKLAMA TALEBİ
Mütalaanın okunmasının ardından yangın faciası davasında tutuksuz yargılanan LPG tesisat bakım görevlisi Doğan Aydın, otel muhasebe müdür yardımcısı Mehmet Salun, iş sağlığı güvenliği uzmanı Ece Kayacan ve iş sağlığı güvenliği uzmanı Kübra Demir hakkında savcı, tutuklama talep etti. Savcı ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamının karar verilmesini istedi.
SANIK SAVUNMALARI ALINDI
Mahkeme heyetince, 4 kişinin tutuklanma talebi ve tutuklu sanıkların ‘tutuklama taleplerine’ ilişkin beyanları alındı.
HALİT ERGÜL: 6 MİLYONLUK ZARARI KARŞILAMAK İSTERİM
Grand Kartal A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı tutuklu sanık Halit Ergün, "Bir şey söylemiyorum. Mala zarar vermeden hakkımdan açılan 6 milyonluk zararı karşılamak isterim" dedi.
EMİR ARAS: MADDİ ZARARI DA KUSURUM OLANLARDA GİDERMEK İSTERİM
Otelin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras ise, "Takdir yüce mahkemenindir. Maddi zararı da kusurum olanlarda gidermek isterim" şeklinde konuştu.
"AĞLAMA, YALANCI. ACIDAN BAHSETME"
Ağlayarak ifade veren Halit Ergül’ün kızı Grand Kartal A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi tutuklu sanık Elif Aras, "Amacım burada kimseyi kırmak değil. Benim yaptığım hiçbir şeyin bu acı olaya neden olmadığını düşündüğüm için tahliyemi talep ediyorum" dedi. Aras’ın sözlerine müştekiler ve yakınları tepki göstererek, "Ağlama, yalancı. Acıdan bahsetme, ağlaması gereken benim" diye bağırdı.
"DÜŞÜNCELERİMİ İFADE EDEMİYORUM"
Grand Kartal A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Halit Ergül’ün kızı tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu, "Mahkemede bu kadar aşağılayıcı ve hakaret söylemleri sebebiyle duygu ve düşüncelerimi ifade edemiyorum. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
Grand Kartal A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Halit Ergül’ün eşi tutuklu sanık Emine Murtazaoğlu Ergül, "Gözümdeki doğuştan gelen engelden dolayı şirkette çalışmadım. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
"2010'DAN BERİ İŞLETMEDE DEĞİLİM"
Halit Ergül’ün sahibi olduğu diğer otel Gazelle Otel’in Genel Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir, "2010 yılından beri bulunmadığım işletmede sorumlu olmadığımı düşünüyorum. Tahliyemi kabul ediyorum" ifadelerine yer verdi.
"BEN DE MAĞDURLARDAN BİRİYİM"
Grand Kartal Otel Muhasebe Müdür Yardımcısı Cemal Özer, "Odamızda mahsur kaldık, ben de mağdurlardan biriyim. Odamızdan itfaiye sepetiyle kurtulduk. Zararı karşılamak istemiyorum. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
"EMİR ARAS’IN EMRİYLE İKİ KERE YUKARI ÇIKTIM"
Sanıklardan Grand Kartal Otel’in teknik personeli tutuklu sanık Tahsin Pekcan, "Benim avukatım bana sorulmadan azledildi. Bin 600 sayfalık evrak var, siz bana avukat tahsis ettiniz. Ben birkaç gün içinde bu savunmayı yapamam, avukatımı geri talep ediyorum. Grand Kartal çalışanı değilim. Emir Aras’ın emriyle iki kere yukarı çıktım. Yukarıda hiçbir elemanı yönlendirme yapma vazifem yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
"NEDEN TUTUKLANDIĞIMI BİLMİYORUM"
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, "8 aydır tutukluyum, neden tutuklandığımı bilmiyorum. Bulunduğum makam sebebiyle buralardayım. Kurban edildiğimi düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.
"İTFAİYE ERİ OLARAK BEN İŞİMİ YAPTIM"
Yanan oteli denetleyen Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli tutuklu sanık İrfan Acar ise, "İtfaiye eri olarak ben işimi yaptım. Bugün asıl sorumlular yargılanıyorsa bu benim işimi iyi yaptığımdandır. Tahliyemi talep ediyorum" sözleriyle savunmasını yaptı.
Ayrıca Bolu Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Sedat Gülener, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürvekili Kenan Coşkun, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü tutuklu sanık Yeliz Erdoğan, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı tutuklu sanık Bünyamin Bal, LPG bakım görevlisi tutuklu sanık Muharrem Şen, Eski Ruhsat ve Denetim Müdürü tutuklu sanık Mehmet Özel, Grand Kartal Otel’in otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz, Grand Kartal Otel’in muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir sanık kürsüsünde tahliyelerini talep etti.
ARA KARAR VERİLDİ
Sanık avukatları esas hakkındaki mütalaaya karşı süre talep ederken, haklarında tutuklama talebi bulunan tutuksuz sanıklardan Doğan Aydın beraatini, Kübra Demir, Ece Kayacan ve Mehmet Salun ise tutuklama taleplerinin reddini istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaaya karşı süre verilmesine, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, Mehmet Salun’un tutuklanmasına, tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine hükmederek duruşmayı 27 Ekim tarihine erteledi.
OĞLUNU KAYBEDEN DANIŞTAY 9'UNCU DAİRE BAŞKANI KONUŞTU
Kartalkaya'da meydana gelen, 78 kişinin öldüğü 133 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin duruşmaya verilen arada, yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9'uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay açıklamalarda bulundu. Gençbay, adil ve tarafsız bir yargılama beklediklerini vurgulayarak, "Kartalkaya faciası dediğimiz, organize kötülük dediğimiz duruşmanın ikinci aşaması, ikinci celsesi dün itibarıyla başladı ve bugün de devam ediyor. Dün de söylediğimiz gibi yargılamadan beklediğimiz adil, tarafsız bir yargılama" dedi.
Abdurrahman Gençbay, bakanlık yetkililerinin yargılamaya dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: "İtfaiye görevlisi İrfan Acar, Kartalkaya'daki otel faciasından önce talep üzerine orada bir denetim yapıyor. Denetimde 9 husustan 8'inde eksiklik tespit ediyor. Bu eksikliklerin giderilmesi durumunda bu facia ortaya çıkmayacaktı. Aynı gün, İrfan Acar'ın o denetime gittiği gün otelde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da denetimini yapmışlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kontrollerinde buldukları hiçbir eksiklik yok. Şimdi haklı olarak diyor ki; benim müvekkilim bulmuş olduğu eksiklikten dolayı burada yargılanıyor. Ancak hiçbir eksiklik bulmayan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda kontrolü yapanlar burada yargılanmıyor. Bu bir adaletsizlik. Dolayısıyla burada bir an önce yapılması gereken sorumluluk mevkinde olan, bu organize kötülüğün ortaya çıktığı oteli denetlemekle görevli Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorumluluk mevkinde olan kişilerinin buraya gelerek bu yargılamaya dahil edilmesidir. Baktığımız zaman gelinen noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı, bütün kamuoyu tepkisinden sonra herhalde 3 kişiye soruşturma izni veriyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da adeta aklımızla dalga geçer gibi bir yıl önce görevden alınmış bir grup başkanına soruşturma izni veriyor. Şimdi bu yargıyla alay etmek, yargıyla dalga geçmektir. Eğer yargıya olan güvenin tekrar geri gelmesini, toplumda yer edinmesini, toplum beklentilerini karşılayacak seviyeye gelmesini bekliyorsak, yapılması gereken bütün suçluların adalet önüne getirilmesidir."
MÜTALAA EKSİK VERİLDİ
Duruşmadan bir hafta önce esas hakkındaki mütalaanın sunulmasının eksik olduğunu dile getiren Gençbay, "İşte bu noktada bütün gözler, içeride de defaatle, bütün sanık müdafilerinden tutun müşteki avukatlarımıza kadar hepsinin dile getirdiği, Danıştay 1'inci Dairesi'nde olan soruşturma izni vermeme kararına yapılan itirazdır. Evet, artık bıçak kemiğe dayandı. Artık Danıştayımız 1'inci Dairesi'nin bu soruşturma izni verme ya da vermeme kararları. Çünkü önünde 2-3 tane dosya var. Bu kararlar önündedir, dosyalar tekemmül etmiştir. Artık bir an önce dairemizin burayla ilgili kararını verip soruşturma izni verme ya da vermeme kararlarını tamamlayıp yargının önünü açmasını bekliyoruz. Bunun yapılması durumunda yargılama eksik olmaktan çıkacak, tam bir yargılama haline dönüşecek ve o takdirde verilecek karar da vicdanlarda yerini bulacaktır. Şu an itibarıyla baktığımız zaman mütalaa dahi işlenmiştir. Ancak gelinen noktada hem bir kısım delillerin daha değerlendirilmemiş olması hem de aslında bu organize kötülüğün denetimini yapmamak suretiyle kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verme sürecinin tamamlanıp bunlar hakkında iddianamenin hazırlanıp bu dosyayla birleştirilmesinin sağlanmamış olması nedeniyle buradaki eksiklik, mütalaanın da eksik ve erken verilmiş olması sonucunu doğuruyor. O nedenle bizim Danıştayımızın 1'inci Dairesi'nin bir an önce soruşturma izinleriyle ilgili, itiraz üzerine önüne gelen dosyada kararını vererek yargılamanın önünü açmasını; bu organize kötülüğü yapanların, yapanlara yardım edenlerin, suçlu kim varsa hepsinin adalet önünde hesap vermesini bekliyoruz. İçerideki müştekilerimizin de acılı ailelerimizin de 78 canımızın da beklentisi budur" diye konuştu.
4 YAKININI KAYBETTİ, GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Kardeşi Kıvanç Güngör, kardeşinin eşi Burcu Güngör ile yeğenleri Pelin ve Kerem Güngör'ü kaybeden Gözdem Güngör Derin, duruşmaya verilen arada sanık yakınlarına tepki gösterdi. Gözyaşlarına boğulan Derin, "Kardeşimi kaybettim ama kardeşimi kaybettiğim, onurlu bir şekilde öldüğü için çok üzgünüm. Ama orada sanıkların ablası olmadığım için çok şanslıyım. Oradaki hiçbir sanığın ablası, halası, arkadaşı değilim. 4 kişiyi, hayatımın yarısını kaybettiğim için çok üzgünüm. Ama oradaki hiçbir sanığın en yakını olmadığım için çok mutluyum. Bu kadar güzel insanlardı" ifadelerini kullandı.
Gözdem Güngör Derin'in babası Şaban Filiz ise "Emine Mürtezaoğlu Ergül'ün, bütün Türkiye biliyor bunların sahibi olduğunu, babasından kalma olduğunu biliyor. Kızları da aynı şekilde. Ben de gidiyordum zamanında oraya emirler veriyordu, 'Şunu yapın, bunu yapın' diye. Bunlarda ne vicdan var ne utanma. İnsan değil bunlar. İnsan olsalardı ortaya çıkıp derlerdi 'Biz yaptık' diye. Ne hakları var torunlarımın hayatlarını sonlandırmaya. Kızım, çocukları daha iyi kaymayı öğrenmeleri için buraya getirdi. Onları problemsiz, topluma iyi bir insan olarak yetiştirmeye çalışıyordu. Bıktık artık yalan dolandan. Bunlarda insaf, merhamet yokmuş demek ki. Adalet arıyoruz" dedi.
ARA VERİLDİ
Ceyda Hacıbekiroğlu ise Gözde Uludağ ile fotoğraf için anlaştığını kabul ederek, otelin güzel fotoğraflarının çekilmesi için anlaşma yaptıklarını söyledi. Hacıbekiroğlu'nun bu sözleri üzerine ayağa kalkan mağdur yakınları, "Pis katiller, yaşamadıklarını yaşamadan ölmeyeceksiniz. Katiller" diye bağırdı. Polis ekipleri mağdur yakınlarını güçlükle sakinleştirdi.
Gerginliğin ardından duruşmaya ara verildi.