"Bu kış çok önemli" diyerek vurguladı! O böceğe karşı Bakanlık alarmda: 3 yıllık eylem planı
Son yıllarda Karadeniz bölgesi başta olmak üzere Türkiye genelinde sayıları artan kahverengi kokarcalara karşı mücadele için eylem planı başlatıldı. İstanbul için de 3 yıllık bir plan hazırlanırken, 2 yıl içerisinde 15 bin samuray arı doğaya salındı. Yaklaşık 300 tür tarımsal ürüne zarar verdiği tespit edilen böceklerle mücadelede bu kış döneminin çok önemli olduğuna vurgu yapıldı.
İstanbul'da son yıllarda sayıları artan kahverengi kokarcaya karşı kapsamlı eylem planı başlatıldı. Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar, "İstanbul İl Müdürlüğü olarak, bakanımızın liderliğinde, 13 vilayetimizin valileriyle, Sağlık Bakanlığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Gıda Kontrol Genel Müdürlüğümüzün ekipleriyle beraber, kahverengi kokarcadan zarar gören iller ile İstanbulumuzda bir değerlendirme toplantısı yaptık. 2025 yılı şubat ayında valimizin liderliğinde Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları, Kamu Kurumlarıyla beraber kahverengi kokarcayla ilgili 'İstanbul'umuzda neler yapabiliriz' diye 3 yıllık bir eylem planı hazırladık. 2024 yılında 5 bin, 2025 yılında da 10 bin samuray arısını doğaya saldık. Kokarcanın yumurtasının içerisine kendi yumurtasını bırakıyor ve 'samuray arısı popülasyonu' artarken kokarcanın yumurtası parazitlendiği için oradan zarar verecek kokarca artık çıkmıyor. Bu şekilde doğal dengeyi kurmaya yönelikte çalışmalar yapıyoruz" dedi. Parıldar "Vatandaşlarımız bu böcekleri gördükleri zaman basit metotlarla bunları toplayıp bir kutunun içerisine atıp kapağını kapatırlarsa bilsinler ki, yaz döneminde doğaya salınacak 200-250 zararlıyı da önlemiş olurlar. Bu kış dönemi bizim için çok önemli bir dönem. Muhakkak bu konuda bizlere destek olmalarını istiyoruz. Hedefimiz, 2026 baharında bu sorunu tamamen geride bırakmak." dedi.
İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar (DHA)
İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar, son yıllarda kentte tarımsal üretimden yaşam alanlarına kadar yayılan kahverengi kokarcalara karşı yürütülen mücadele çalışmalarını anlattı. 2017 yılında Gürcistan üzerinden Türkiye'ye giriş yapan ve 300'e yakın tarımsal üründe zarar oluşturabilen istilacı türün İstanbul'da 2020'den itibaren etkili olduğunu belirten Parıldar, "Kokarcayla mücadelede mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal olmak üzere dört farklı yöntemi bir arada uyguluyoruz. Vatandaşlarımız da özellikle kış döneminde gördükleri kokarcaları imha ederek bu mücadeleye katkı sağlayabilir." dedi. Parıldar, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında feromon tuzaklarından biyolojik mücadelede kullanılan Samuray Arısı salımına kadar pek çok yöntemin devreye alındığını, 2026 yılına kadar İstanbul'daki kokarca popülasyonunu kontrol altına almayı hedeflediklerini belirtti.
Özellikle Karadeniz bölgesinde yoğun şekilde görülen kahverengi kokarcaların 300'e yakın tarımsal ürüne zarar verdiği bildirildi. (A Haber arşiv)
"300'E YAKIN TARIMSAL ÜRÜNDE ZARAR YAPABİLEN, SOKUCU EMİCİ BİR ZARARLI TÜR"
İstanbul Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, "Kahverengi kokarca, ülkemizin 2017 yılında tanımış olduğu bir zararlı. 2017 yılında Gürcistan'dan Karadeniz bölgesine giriş yapan, Doğu Asya kökenli istilacı bir zararlı tür. İstanbul'umuzda 2020-2021 yılından itibaren kokarca zararlısının popülasyonunu izlemeye yönelik yoğun çalışma ve gayret sarf ettiğimiz bir zararlı. 300'e yakın tarımsal üründe zarar yapabilen, sokucu emici bir zararlı tür. Sadece tarımsal alanlarda yaşam döngüsünü sürdürmüyor; aynı zamanda kent ortamında, yaşam alanlarımızda da hayatını devam ettiriyor ve birçok alanda tarımsal ürüne zarar veriyor. Bu zararlının girişinin ya da yayılmasının önüne geçmek üzere yoğun çaba içerisindeyiz. Gerek kontrol gerekse ilaçlama adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Bu zararlıyla mücadeleyi tek bir yöntemle yapmamız mümkün değil. İlk olarak mekanik ve fiziksel bir mücadele yöntemi uyguluyoruz. Devam eden süreçte bunu tamamlayıcı olarak biyoteknik mücadele yöntemlerimiz, onun ardından biyolojik mücadele yöntemlerimiz ve nihayetinde son çare olarak da kimyasal mücadele yöntemleriyle bu zararlının zarar eşiğini düşürmeyi, hem tarımsal ürünlerimize hem de insan yaşam kalitesine olan etkisini en aza indirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda ülkemize yurt dışından giriş yapan, ithal edilen ürünlerin girdiği gümrüklerde de zirai karantina vasıtasıyla yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu zararlı özellikle kış dönemini 'kışlak' dediğimiz alanlarda kümelenme halinde geçiriyor. Depoda olabilir, evin içinde perdenin arkasında, kullanılmayan iş elbiselerinin altında, bir kovanın içinde ya da çatı aralarında bulunabilir. Vatandaşlarımız bu alanlarda kokarca gördüklerinde toplayıp imha ederlerse, yaz döneminde işlerimiz çok daha kolaylaşır. Mekanik ve fiziksel mücadelenin yanında biyoteknik mücadele de kullanıyoruz. Burada zararlının yaydığı kokuyu taklit ediyoruz. Feromon tuzaklarla bu böcekleri cezbedip imha ediyoruz. Bakanlığımızdan aldığımız 400 kitimiz var. Bu kitlerdeki feromonları yenileyerek bölgesel anlamda popülasyon artışını izliyor, cezbedicilerle topladığımız zararlıları imha ediyoruz. Bu da bizim biyoteknik mücadele yöntemimiz" dedi.

