Avukat Rezan Epözdemir'in tutuklanma gerekçesi ortaya çıktı
10 Ağustos Pazar günü sabah saatlerinde gözaltına alınan Avukat Rezan Epözdemir, dün sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Epözdemir'in tutuklanma gerekçesi ortaya çıktı.
Geçtiğimiz pazar günü sabah saatlerinde "Rüşvet", "FETÖ silahlı terör örgütüne yardım" ve "Siyasal ve askeri casusluk" suçlamalarıyla gözaltına alınan Avukat Rezan Epözdemir dün adliyeye sevk edilmişti. Her iki soruşturma kapsamında ifade veren ve genel itibari ile bir çok soruyu "hatırlamıyorum" şeklinde yanıtlayan Epözdemir, rüşvet suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmişti. Terör soruşturması kapsamında ise adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
TUTUKLAMA KARARIN GEREKÇESİ ORTAYA ÇIKTI
Sulh Ceza Hakimliği'nce kimlik tespiti esnasında aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu belirten Epözdemir suçlamalara yönelik savunma gerçekleştirdi. Hakimlik, Rezan Epözdemir'in "Rüşvet alma" suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Tutuklama gerekçesine şu ifadeler yer aldı:
Şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin Epözdemir'in Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında 2021/2561 soruşturma sayılı dosyasında tutuklu bulunan Zekeriya Yurtçak ve Ahmet Mesut Yurtçak isimli şahısların tahliyesi ve akabinde ev hapsi şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması hususunda rüşvete aracılık ettiğine ve bu suretle de menfaat temin ettiğine ilişkin ihbar üzerine yürütülen soruşturma işlemleri kapsamında 07/07/2021 tarihli bir whatsapp konuşma kaydına ulaşıldığı,rüşvet eylemi sebebiyle meslekten ihraç edilen Cengiz Çallı ile Atalay Demirbaş isimli şahıs arasında geçen konuşmada alınan paranın "Rezan" isimli bir şahsa götürüleceğine dair ibarelerin bulunduğu yer aldı.
SERBEST KALMASI HALİNDE TANIKLARA BASKI YAPABİLİR
Somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, soruşturma kapsamında henüz dinlenmeyen tanıkların bulunduğu, şüphelinin serbest kalması halinde tanıklar ve diğer kişiler üzerinde baskı kurabileceği belirtilen kararda, kanunda öngörülen ceza miktarı ile suçun konusu ve ağırlığı nazara alındığından adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve tutuklamanın ölçülü olacağı kanaatine varıldı.

