Yenidoğan Çetesi'nde savcının tehdit edilmesi olayıyla ilgili iddianame tamam! 100 yıla kadar hapis talebi
Yenidoğan Çetesi kapsamında savcı Yavuz Engin'in makam odasında tehdit edilmesi olayı ile ilgili yazılan iddianame tamamlandı. İddianame kapsamında örgüt lideri ve yöneticileri oldukları iddiasıyla Mustafa Kemal Zengin, Aylin Arslantatar ve Gökhan Güler hakkında 48 yıldan 100 yıl 6 aya kadar hapis istendi.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasını yürüten savcı Yavuz Engin'in tehdit edilmesi olayıyla ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Olayın baş şüphelisi Mustafa Kemal Zengin ile birlikte 13 sanık hakkında düzenlenen iddianame, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede örgüt kurucusu olduğu değerlendirilen Mustafa Kemal Zengin ile yöneticiler oldukları değerlendirilen Aylin Arslantatar ve Gökhan Güler hakkında 48 yıldan 100 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasını yürüten savcı Yavuz Engin, makamında olayın sanıklarından Mustafa Kemal Zengin tarafından tehdit edildi. Savcı Engin'in şikayeti üzerine Mustafa Kemal Zengin ve 12 şüpheli hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'e yönelik suikast eylemi hazırlığında olduğu tespit edilen örgütün, bu kapsamda her türlü imkan ve kabiliyeti olduğu değerlendirildi. İddianamede örgütün kamu kurum ve kuruluşları ile irtibatlı olup kamu görevlilerinden teknik bilgi ve destek alabilen, el bombası, çelik yelek, mermi, fişek, tabanca ve diğer ateşli silahları bulundurabilen bir örgüt olduğu vurgulanarak, 'Silahlı hafiyelik örgütü' olarak değerlendirildiği belirtildi.
Savcıyı tehdit eden Mustafa Kemal Zengin böyle yakalanmıştı. (A Haber arşiv)
YAVUZ ENGİN'İ ARAŞTIRDIKLARI TESPİT EDİLDİ
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada, kendisini emekli müsteşar olarak tanıtan Mustafa Kemal Zengin'in, yenidoğan çetesi davasında tutuklu bulunan Tuğçe Toptemel'in tahliyesi için savcı Yavuz Engin'i tehdit ettiği belirlendi. Zengin'in, örgüte hukuki destek veren Aylin Arslantatar ile birlikte savcı Yavuz Engin'i makam odasında kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiği, sonrasında örgüt üyeleri Baki Çelik, İsmail Koşar, Yavuz Çelik ve Mustafa Gür ile buluştuğu tespit edildi. Dijital incelemelerde Zengin'in, savcının sosyal medya bilgilerini araştırıp sonradan sildiği saptandı. Zengin'in suç örgütü lideri olduğu belirlendi.
SAVCIYI ÖLDÜRMEYE KALKTI
Şüpheli Muhammed Emin O.'nun iddianamede yer alan ifadesinde, Mustafa Kemal Zengin'in kendisine hitaben "100 bin dolar karşılığında bir adliye çalışanına eylem yapacaksın" şeklinde talimat verdiğini söylediğinin belirtildiği iddianamede, ayrıca örgüt lideri Mustafa Kemal Zengin ve örgüt yöneticisi Gökhan Güler'in kimliği bilinmeyen bir şahısla adı geçen şahısların tahliyesi için anlaşma yaparak ayrı ayrı 100 bin dolar para aldıkları belirtildi. İddianamede, bahsi geçen paranın karşılığı olarak aralarındaki yazışmalarda Gökhan Güler'in "En temizi yurt dışından tetikçi getirtmek. Veririz fotoğrafını. Hakim, savcı tanımaz. Vurur, geçer. Akşam haberlerden izleriz." şeklinde yazışmalar yaptıkları ve bu konularda çok sayıda yazışmalarının ve whatsapp görüşme kayıtlarının bulunduğu belirtildi.
Şüpheli Mustafa Kemal Zengin, savcıyı makam odasında böyle tehdit etmişti. (A Haber arşiv)
YAVUZ ENGİN: ŞİKAYETÇİYİM
Savcı Yavuz Engin'in şikayeti sırasında verdiği ifade de iddianamede yer aldı. Savcı Engin'in şikayetinde, "Dün akşam adliyede makam odamda katibim Oğuzhan ile çalışırken, şikayetçi olduğum şahıs beni aradı. Whatsapp üzerinden aradı. Geçen konuşmada suikast planının devam ettiğini, yürütmüş olduğum bir soruşturmada Tuğçe Toptemel'i tahliye etmezsem eylemi gerçekleştireceklerini ve bana zarar vereceklerini yineledi. Ertesi gün öğleden sonra konuşmasında bahsettiği devlet büyüğü ile birlikte benimle konuşmak üzere makama geleceğini beyan etti. Ben buna ilişkin konuşma sonrasında hemen katibim Oğuzhan ile birlikte bir tutanak tuttum ve dosyama koydum. Tutanağı iki tane ıslak imzalı olarak hazırladım. Bir tanesini sunmak istiyorum. Ayrıca kendimi başka türlü ifade edemeyeceğimden ve başka delilim olmadığı için de söz konusu suç içerikli konuşmayı kayda aldım. Kayıt telefonumda bulunmaktadır. Şikayetçiyim." ifadelerini kullandığı öğrenildi.
"İYİ NİYETİMDEN KAYNAKLANMIŞTIR"
Sanık Mustafa Kemal Zengin'in iddianamede yer alan ifadesinde ise, "Hakkımda tehdit, hakaret ve kamu görevlileri ile kamu görevlileri ile ilişkisi olabileceği vaadiyle dolandırıcılık ile borçlunun ödenmesinin ihlali hakkında soruşturmalar mevcuttur. Aylin Arslantatar isimli şahsı 3-4 yıldır tanıyorum. Aramızda bir gönül ilişkisi vardır, kendisi sevgilimdir. Tuğçe Toptemel'i şahsen tanımıyorum. Toptemel'in bir soruşturma kapsamında tutuklu olduğunu, akrabası ve aynı zamanda arkadaşım olan Yavuz Çelik vasıtası ile öğrendim. Yavuz Çelik, Tuğçe Toptemel'in tutukluluk haline itiraz ettiklerini, ret cevap verildiğini bu yüzden sürenin uzadığını, bana tanıdığım iyi bir ceza avukatının olup olmadığını sordu. Bende bunun üzerine, 'Tanıdığım bir avukat arkadaşım var. Görüşüp sana bilgi vereceğim' dedim. Konuyu arkadaşım olan ve ceza avukatlığı yapan Aylin Arslantatar'a anlattım. Ayrıca Yavuz Çelik'in geçmişinde ülkücü olduğunu ve sokaklarda hatırı sayılır bir kişi olduğunu, savcıya zarar verebileceğini, savcının ailesi hakkında bilgi edindiklerini, savcının sosyal medyalarını takip ettiklerini ve bu şahısların geçmişte mafyatik tipler olduğunu söyledim. Aylin Arslantatar da bana, dosyaya bakıp döneceğini söyledi. 2-3 gün sonra Aylin ile yaptığım görüşmede, 'Dosyaya bakan savcı benim yakın arkadaşım. Benim dosyayı almam uygun olmaz. Başka bir avukat bul' dedi ve dosyayı kabul etmedi. Ben de bunun üzerine, 'Madem savcı bey arkadaşın onu uyar. Bu tipler sıkıntılı. Savcı ve ailesine zarar verebilirler' dedim. Aylin Arslantatar bu görüşmemizden 2-3 hafta sonra bana hitaben arkadaşı olan soruşturma savcısı ile görüştüğünü, en son Instagram üzerinden kendisine yazdığını, savcının kendisine bu dosya ile ilgili huzursuz ve tedirgin olduğunu bu dosya ile ilgili birçok tehdit aldığını çaresiz durumda olduğunu söylediğini belirtti. Savcı kendisine görüşmek istediğini söylemiş. Aylin de bana, 'Savcının yanına beraber gidelim. Sen de bildiklerini savcı beye anlat' demesi üzerine ben, savcının Aylin'in arkadaşı olması sebebiyle, kabul ederek 1 Ekim 2024 günü öğleden sonra Aylin Arslantatar ile birlikte Büyükçekmece Adliyesi'ne gittim. Aylin Arslantatar ile birlikte savcının odasına girdik. Oraya gitme amacım, soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Tuğçe Toptemel'in akrabalarından duyduklarımı ve çevremden bu adamlar hakkında duyduklarımı aktarmaktı. İçeride yaptığım görüşmede kesinlikle savcıyı tehdit etmedim. Görüşme zaten çok samimi bir ortamda gerçekleşti. Savcı ile görüşmek için kimseden talimat almadım. Kimsenin sözcüsü değilim. Videonun tamamını izlediğinizde, yaptığım görüşmelerde tehdit yoktur. Savcıyı koruma amaçlıdır. Savcı beyin ailesi hakkında söylediğim bilgileri arkadaşım olan Yavuz Çelik'ten duydum. Ben devletine milletime bağlı bir vatandaşım. Yıllardır devletime ve milletime hizmetlerde bulundum. Ben kesinlikle devletin Cumhuriyet savcısını tehdit edecek kadar alçalmam. Görüşme içerisinde samimiyetten dolayı üslup hatası yapıp, yanlış anlaşıldığını fark ettim. Pişmanım, bu yüzden Türk milletinden ve sayın savcımdan özür diliyorum. Olay tamamen iyi niyetimden kaynaklanmıştır." ifadeleri yer aldı.


