Türkiye madende güçleniyor! 3,5 trilyon dolarlık potansiyel
Berat Albayrak’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde hazırlanan nadir toprak elementleri (NTE) haritasıyla bu alandaki farkındalığı artan Türkiye, küresel madencilikteki konumunu giderek güçlendiriyor. Dünyada ticareti yapılan 90 madenden 70’ine ev sahipliği yapan Türkiye, bunların 60’ında aktif üretim ve ticaret yürütüyor. Zengin maden çeşitliliği ve stratejik kaynaklarıyla öne çıkan Türkiye’nin yer altı potansiyelinin ise yaklaşık 3,5 trilyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Berat Albayrak döneminde başlatılan sondaj çalışmalarıyla özellikle Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementlerinde önemli ilerleme kaydeden Türkiye, bor, mermer, trona, feldspat ve barit gibi madenlerin yanı sıra altın, gümüş ve bakır gibi değerli metallerde de güçlü bir konuma sahip.
Zengin maden çeşitliliği ve stratejik kaynaklarıyla dikkat çeken Türkiye'nin yer altı potansiyelinin yaklaşık 3,5 trilyon dolar düzeyinde olduğu belirtilirken, kritik madenlere yönelik yatırımların artmasıyla küresel madencilikteki payı da giderek yükseliyor.
Maden ocağı (AA)
TÜRKİYE DÜNYADA TİCARETİ YAPILAN 90 MADENİN 70'İNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR
AA'nın 4 Aralık Dünya Madenciler Günü kapsamında derlediği bilgilere göre Türkiye, dünyada ticareti yapılan 90 madenin 70'ine ev sahipliği yapıyor ve bunların 60'ında aktif ticaret yürütüyor.
Son 20 yılda ciddi ölçüde büyüme kaydeden madencilik sektörüyle Türkiye, üretilen maden çeşitliliğinde dünyada 7'nci sırada bulunuyor. Türkiye, bor, mermer, trona, feldspat, barit, alçıtaşı, krom ve çimento gibi ham madde kaynaklarında ilk 5 ülke arasında yer alırken, altın, gümüş, nikel, bakır, çinko, demir ve antimuan gibi çok çeşitli stratejik madenlerde de güçlü bir portföy sunuyor.
Maden ocağı (AA)
Madencilik sektörü 155 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Sektör, 2002'de 116 milyar lira olan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içindeki hacmini, güncel fiyatlarla 2024'te 525 milyar liraya çıkararak yaklaşık 4,5 kat büyüdü. Aynı dönemde maden ihracatı da 7 kat artarak 6 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Yapılan güncel hesaplamalar, ülkenin ekonomiye kazandırılmayı bekleyen yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık yer altı maden potansiyeline sahip olduğunu gösterirken, bu kaynakların önemli bölümünün hala keşfedilmeyi beklediği belirtiliyor.
Uzmanlar, söz konusu potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi için arama yatırımlarının hızlandırılmasını ve jeolojik veri tabanının güncellenmesini kritik önemde görüyor.





