Türkiye, kaybolduktan 19 gün sonra dere yatağında bir çuval içerisinde cesedi bulunan Narin Güran davasına kilitlendi. 2'nci duruşmada 2. güne girilirken, sanık kürsüsüne cinayetin bir numaralı şüphelisi amca Salim Güran çıktı. Güran son savunmasını yaparken, bir kez daha Nevzat Bahtiyar'ı işaret etti. A Haber ekipleri de davayı anbean takip ederken; A Haber İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır canlı yayında Salim'in savunmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Almaçayır, basını suçlayan Amca Güran'a da yanıt verirken "A Haber ve diğer basın kurumları ortaya konan delilleri ekrana taşıdı. Yani her 2 taraf için de ortada ne bilgi belge varsa hepsini ekrana getirdik." dedi.
Diyarbakır'da 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de cesedi dere yatağında bir çuval içerisinde çürümüş şekilde bulunan Narin Güran'ın cinayetiyle ilgili davada 2. duruşmanın 2. gününde bir numaralı şüpheli amca Salim Güran savunma yaptı. Salim Güran'ın savunması yaklaşık 1 saat sürerken, amca Güran cinayetle ilgili olarak Nevzat Bahtiyar'ı işaret etti.
Amca Salim Güran savunmasında işaret ettiği Nevzat Bahtiyar'dan "Vahşi" olarak bahsederken; "Bu vahşiden neden şüphelenmiyorsunuz?" ifadesini kullandı.
İşte Salim Güran'ın savunması
Mahkeme Başkanı: Son savunmanı alalım Salim, savcının talebine ne diyeceksin?
Salim Güran: Her sabah olduğu gibi tarlaya gittim. Mehmet Selim ve oğlu Ramazan ile birlikte. Ardından Bağlar tarafındaki sağlık ocağına gittim. Hükümet Konağı'nın karşısında bulunan bankadan 4 bin lira para çektim ve çocuklara verdim. Daha sonra iki oğlumla çay ocağında oturdum. Ardından aynı istikametten köye döndüm. Petrolden benzin aldım ve eve geldim. Hava sıcaktı, klimanın önünde eşim ve iki oğlumla oturdum, yemek yedik ve dinlendim.
"NEDEN BU VAHŞİDEN ŞÜPHELENMİYORSUNUZ"
Salim Güran: Daha sonra yukarı tarlaya gittim, işlerime baktım. O sırada elektrikçiler geldi ve Mehmet Şerif'in arızasına bakmak için geldiklerini söylediler. Onların arabasıyla birlikte gittik. Pamukların kurtlandığını gördüm. Elektrikçiler ücret konusunu söyledi, ben de amcamın oğlu ile konuşmalarını istedim. Ramazan aradı, tarla işleriyle uğraşıyordu, yanına gittim. Orada bir süre oturduk.
Narin'in kaybolduğu saatlerde kızım beni arayıp durumu söyledi. Mehmet Selim gelmişti, onunla birlikte olay yerine gittik. Kalabalığı görünce herkesin ağladığını fark ettim. Komutanı aradım ve "Abimin kızı kayıp, ekip gönderin" dedim. Ancak komutan izinde olduğunu söyledi. Bunun üzerine Sabri'ye söyledim, "Okulun kamerasına bakalım, jandarma gelecek" dedim.
Samet Hoca duydu. Sabri anahtarı getirdi, jandarmadan bir arkadaş geldi. Kamerayı inceledik, amcamın çocuklarının Narin ile yürüdüğünü ve patikadan yukarı çıktıklarını gördük. O bölgeye gittik, koyunların olduğu yere baktık, ama bir iz bulamadık.
Gün doğmadan önce Barış kardeşimin evine gittik. Barış'ın eşi Yasemin bağırarak, "Sabahleyin bu vahşiyi gördüm!" dedi. (Nevzat Bahtiyar'ı işaret ediyor.) Bunun üzerine, "Neden bundan şüphelenmiyorsunuz?" dedim.
"NEVZAT İLE 3 AY KONUŞMADIK"
Salim Güran: Nevzat eve geldi, araba meselesini konuştuk. Ona, "Senin aracı aldığın kişi cezaevine girmiş," dedim. Nevzat, "Param yok," dedi. Daha sonra cemaat toplandı, aramızda zararı hesapladık. Nevzat'ın parası olmadığı için, "Sen bizim evin sıvasını yaparsın," dedik. Sonrasında Nevzat bu işi üstlendi ve 200 bin liraya sıva işini para biçti. Ancak bu olaydan sonra Nevzat ile 3 ay boyunca konuşmadık. Normalde tarlada beni gördüğünde yanıma gelir, otururdu. Ama 3 ay boyunca yanıma hiç gelmedi.
Narin kaybolduktan sonra, jandarma ile konuştuk. Bana, "Dara'daki 2 kameraya bakalım," dediler. Komutan, "Kaç tane yol var?" diye sordu. Bazı yollara beni götürdüler, bazılarına ise götürmediler. Daha sonra JASAT ekibi geldi ve, "Bütün kameraları inceleyeceğiz," dedi. Ancak şimdi kolluk kuvvetleri aileyi suçluyor, ama kendi eksiklerinden bahsetmiyorlar. İfade almışlar ama Narin'in patikada kaybolduğu saatlerde neden kameraları incelemiyorlar? Bir şey bulamayınca aileyi suçlamaya başladılar.
"NARİN'İ BULMAK İÇİN HOCAYA GİTTİK"
Salim Güran: Sonrasında beni merkeze götürdüler. Muhtar dedi ki, "Köyde kaç tane kuyu var?" Bana sordular, "Bilmiyorum," dedim. Köydeki kuyulara birlikte baktık. En son, "Mehmet Kaya'nın evinin arkasında bir kuyu var," dediler, oraya baktık.
Gelelim terlik meselesine: Komutan o sırada, "Bir şeyler var," dedi. "Narin'in terliği bulunmuş," dedi. Vallahi en son bilen kişi benim. Köye geldik, Melike ile Birsen okulun yanındayken, "Kamerayı açsınlar! "17.30," diye söyledi. O sırada jandarmanın benden şüphelendiği belliydi.
Devlet geldi artık köye. Sonra baktık jandarma orada. Bir hoca, Muhammet ile konuşuyordu. Hocaya dedimki "Dede, Narin'in yerini bize göster". Ne demek istediğini anlamadı. Bende "Narin'in yerini göster" dedim. "Dede, burayı aydınlat," dediler. Şok oldum. "Narin makarna yiyor," dedi. Yanında yaşlı bir dede varmış. "Ne yapıyor Narin?" diye sordum. "Telefonla internette," dedi. Bir an umutlandım. Daha sonra Muhammet'i petrole bıraktım.