Yok sayıldı, servetlik oldu! Dünyayı değiştiren tarihi harita açık artırmada
1930'ların Londra'sında kimsenin ciddiye almadığı bir taslak, yıllar sonra dünya şehirlerinin ulaşım ağlarını kökten şekillendiren bir standarda dönüştü. Şimdi ise bu tasarımın en eski nüshası, şaşırtıcı bir fiyatla yeni sahibini bekliyor.
Bugün milyonlarca insanın her gün eline aldığı metro haritalarının ardında, bir dönem işsiz kalmış genç bir elektrikçinin masa başında çiziktirdiği bir taslak yattığını biliyor musunuz? Londra'nın karmaşık yeraltı ağını birkaç düz çizgiyle anlaşılır kılan bu yaklaşım o dönem için öylesine farklıydı ki yetkililer tarafından reddedilmişti. Şimdi, bu dönüşümün başlangıç noktası olan o nadir taslak müzayede salonuna çıkıyor.
Haritayı Değiştiren İşsizlik Günleri
Harry Beck, 1932'de işsiz kaldığında zamanını değerlendirmek için metro ağını yeniden çizmeye girişti. Coğrafi doğruluğa sadık kalmak yerine elektrik devre şemalarındaki yalınlığı esas aldı. Hatları düz çizgilere, 45 derecelik açılara indirgeyerek o güne kadar alışılan kaotik haritaların tam karşısında duran bir taslak hazırladı.
Yetkililer ilk görüşte tasarımı "fazla alışılmadık" bularak reddetti. Ancak deneme baskıları halkın eline geçince tablo bir anda değişti. Londralılar, ilk kez karmaşık bir ağı saniyeler içinde kavrayabildiklerini fark etti.
Beck'in haritasının gücü, sadeliğindeydi. Yolcuların ihtiyacı olan şey, hatların şehir üzerindeki gerçek konumları değil, nereden binip nerede ineceklerini kavrayabilecekleri açık bir diyagramdı. Bu nedenle Beck'in haritasında tek coğrafi unsur Thames Nehri oldu. Geri kalan her şey soyut bir mantık örgüsüne dönüştürüldü.
Bugün dünyanın dört bir yanındaki metro sistemleri –Tokyo, New York, Paris, İstanbul– hala Beck'in benimsediği bu yaklaşımı temel alıyor.