İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr Haber Merkezi

Vatan ve iman temasını şiirlerinde ustalıkla işleyen Mehmet Akif Ersoy, yalnızca bir şair değil milletin sesi oldu. Yaşadığı dönemin acılarını ve direniş ruhunu dizelerine taşıyan Ersoy'un eserleri, aradan geçen yıllara rağmen etkisini koruyor. İşte ruhunuzda iz bırakacak Mehmet Akif Ersoy şiirleri!

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

Mehmet Akif Ersoy, şiirlerinde vatan sevgisini ve inancı bir arada işleyerek yalnızca edebiyat dünyasında değil, toplumun düşünce ve duygu dünyasında da derin izler bıraktı. Yaşadığı dönemin zorluklarını, umudunu ve mücadelesini dizelerine taşıyan Ersoy, eserleriyle milletin ortak sesi ve hafızası olmayı başardı.

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

MEHMET AKİF ERSOY ŞİİRLERİ

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM

"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

BİRLİK

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğerki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

AĞLARIM AĞLATAMAM

Evlâdım Mehmed Ali'ye
yâdigâr-i vedâdımdır .

Bana sor sevgili kâri', sana ben söyleyeyim,
Ne hüviyette şu karşında duran eş'ârım:
Bir yığın söz ki, samimiyeti ancak hüneri;
Ne tasannu' bilirim, çünkü ne sanatkârım.
Şi'r için "gözyaşı" derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.
Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim,
İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim.
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek:
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

KORKMA

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz;
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!
Düşer mi tek taşı, sandın, harîm–i nâmûsun?
Meğer ki harbe giren son nefer şehid olsun.
Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa;
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;
Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,
Taşıp ta kaplasa âfâkı bir kızıl sarsar;
Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
Değil mi sinede birdir vuran yürek... Yılmaz!
Cihan yıkılsa, emin ol, bu cebhe sarsılmaz!

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

KISSADAN HİSSE

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
Tarihi "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

BİR GECE

On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî:
Bir kerre, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kerre de, mamûre–i dünya o zamanlar
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zeminin,
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi.
Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sûm,
Bir hamlede kayzerleri, Kisrâları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki zevâl aklına gelmezdi, geberdi!
Âlemlere rahmetti, evet, şer'–i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

ÇOCUKLARA

Ne odunmuş babanız, olmadı bir baltaya sap!
Ona siz çekmeyiniz, sonra ateştir yolunuz.
Meşe halinde yaşanmaz, o zamanlar geçti;
Pek de incelmeyiniz, sade biraz yontulunuz

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

HÜSRAN

Ben böyle bakıp durmıyacaktım, dili bağlı,
İslâm'ı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür imânlı beyinler coşar ancak,
Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! Kime, lâkin? Hani sahipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryadımı artık boğarak, na'şını tuttum.
Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vadiyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler Safahat'ımdaki hüsran bile sessiz!

İstiklal’den İstikbale: Gönüllerde iz bırakan Mehmet Akif Ersoy şiirleri

BİR GECE

On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî:
Bir kerre, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kerre de, mamûre–i dünya o zamanlar
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zeminin,
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi.
Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sûm,
Bir hamlede kayzerleri, Kisrâları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki zevâl aklına gelmezdi, geberdi!
Âlemlere rahmetti, evet, şer'–i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.

Mobil uygulamalarımızı indirin