30 Ağustos'ta ne oldu, kaçıncı yıl dönümü? Detaylı tarihi anlatım: 30 Ağustos Zafer Bayramı anlam ve önemi nedir?
30 Ağustos'un tarihi ve önemi, Zafer Bayramı yaklaşırken yeniden konuşuluyor. İlk kez 1924 yılında Afyon'da "Başkumandan Zaferi" adıyla kutlanan bu özel gün, 1926'dan itibaren resmî olarak "Zafer Bayramı" adıyla anılmaya başlandı. Peki 30 Ağustos 1922'de hangi tarihi olay yaşandı ve bu yıl kaçıncı Zafer Bayramı coşkuyla kutlanacak?
Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlık yolunda attığı en büyük adımlardan biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı, yalnızca bir askeri başarı değil aynı zamanda milletin varoluş mücadelesinin sembolüdür. 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta kesin zaferle sonuçlanmış ve Türk milletinin Anadolu'daki varlığını ebedileştirmiştir.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KAÇINCI YIL DÖNÜMÜ?
30 Ağustos Zafer Bayramı, bu yıl 103. kez kutlanacak. 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü Türkiye'nin dört bir yanında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlenecek törenler ve etkinliklerle milletimizin bağımsızlık ruhu bir kez daha yad edilecek.
SAKARYA'DAN BÜYÜK TAARRUZ'A UZANAN SÜREÇ
Cumhuriyet tarihçisi Prof. Dr. Cezmi Eraslan, 30 Ağustos'un arka planını anlamak için 1921 Sakarya Meydan Muharebesi'ne dikkat çekiyor. Ona göre Sakarya, 1699'dan bu yana süren geri çekilişin son bulduğu savaştır.
Sakarya Zaferi'nden sonra bir yıllık hazırlık süreci başlamış, bu zaman dilimi ordunun eksiklerini tamamlamak için kullanılmıştır. Eraslan, bu dönemi "Türk milletinin bağımsızlık için atacağı son merminin hazırlandığı süreç" olarak tanımlıyor.
İLK KUTLAMADAN GÜNÜMÜZE
Zafer Bayramı, ilk kez 1924'te Afyon'da "Başkumandan Zaferi" adıyla kutlandı. 1926'dan bu yana ise her yıl resmi olarak Zafer Bayramı adıyla anılıyor. Bugün hem Türkiye'de hem de yurt dışındaki temsilciliklerde yapılan törenlerle, milletin azim ve kararlılığı hatırlatılıyor.
YALNIZCA YUNANİSTAN'A KARŞI BİR SAVAŞ DEĞİLDİ
Büyük Taarruz yalnızca Yunan ordusuna karşı verilmiş bir mücadele değildi. Eraslan, "Yunanistan hiçbir zaman yalnız değildi. Anadolu işgalinde büyük devletlere vekâleten katilliği yapan bir güç olarak sahadaydı. Arkasında İngiltere, Fransa, İtalya gibi devletler vardı" sözleriyle dönemin koşullarını özetliyor.
Nitekim Mudanya Mütarekesi imzalanırken masada Türkiye'nin karşısında İngiltere, Fransa ve İtalya bulunuyor, Yunanistan ise yoktu. Bu tablo, savaşın yalnızca bir cephe mücadelesi değil, aynı zamanda büyük güçlerle verilen diplomatik ve stratejik bir mücadele olduğunu gösteriyor.