Kadıköy'de 9 dakikada nakavt! Hakem Atilla Karaoğlan'a eleştiri
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında sahasında ağırladığı Göztepe’yi, ilk yarısını 1-0 geride kapattığı maçta 3-2’lik skorla mağlup ederek zirve yarışında kritik bir galibiyet aldı. Bu sonuçla puanını 48’e çıkaran sarı-lacivertliler, lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 6’ya düşürdü. Öte yandan spor yazarları Fenerbahçe'nin geri dönüşünü ve kritik zaferini ele aldı. İşte detaylar...
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında konuk ettiği Göztepe'yi ilk yarısını 1-0 geride tamamladığı karşılaşmada 3-2 yenerek zirve yolunda hata yapmadı.
Ülker Stadı'nda oynanan karşılaşmaya etkili başlayan Göztepe, topun hakimiyetini sağladığı müsabakanın 25. dakikasında Juan'ın golüyle öne geçti. Golün ardından oyun hakimiyetini kaybetmeyen konuk ekip, ilk yarıyı 1-0 üstün tamamladı.

PUAN FARKI 6'YA İNDİ
Maçın ikinci yarısına oyuncu değişikliklerinin yanı sıra formasyonunu da değiştirerek başlayan Fenerbahçe, 46. dakikada Youssef En-Nesyri'nin golüyle beraberliği yakaladı. Ataklarını sürdüren sarı-lacivertliler, 53. dakikada yine Youssef En-Nesyri'nin golüyle öne geçti. Taraftarının da desteğiyle rüzgarı arkasına alan sarı-lacivertli ekip, 55. dakikada Oğuz Aydın'ın şık golüyle farkı 2'ye çıkardı. Bu golün ardından tempoyu düşüren Fenerbahçe, rakip kalede pozisyon bulamadı. Göztepe, duran toplarla etkili olmaya çalışırken, 82. dakikada Dismas Miroshi ile farkı 1'e indirdi. Kalan bölümde skoru korumayı başaran Fenerbahçe, sahadan 3-2 galip ayrıldı.
Bu sonuçla puanını 48'e yükselten sarı-lacivertliler, lider Galatasaray'la arasındaki puan farkını 6'ya indirdi.

Spor yazarları Fenerbahçe'nin Göztepe karşısındaki geri dönüşünü ve zaferini ele aldı.
GÜRCAN BİLGİÇ- MOU VERDİ-ALDI
Aslında Lyon maçı sinyali vermişti. Defansif dirençte Fransızlara kale göstermemek Mourinho için "ümit verici gelişme" olarak değerlendirilmeseydi, Szymanski orta saha merkezdeki yerinde başlardı oyuna. "Acı çekti, fedakârlık yaptı" gibi cümlelerden sonra Kostic kararı gelmeliydi bu maçta. Bu aşamada ekibi de kantara çıkar aslında. Göztepe'nin önde baskısını, daha önce bunu yapamayan orta saha ile nasıl çözeceklerdi. Bizimki de "Umut" işte. İtalyan ekibin derdi; "Nasıl ileri gideriz" değil, "Nasıl geride sağlam kalırız" olunca, ellerin havaya kalktığı 45 dakika oynandı. Tek kelime ile rezalet. 9 dakikada gelen üç golün altına imzalarını da attılar. "Bir şey yapmamız lazım" dediler. Tekrar dörtlüye döndüler. Szymanski merkeze geldi, Kostic sol beke, Maximin sol öne. Taşlar yerine oturunca baskı da geldi. En-Nesyri'nin ilk golüyle birlikte, maç atmosferini buldu. Sonrasında kaleyi tutan iki şut da gol oldu. Göztepe'nin yaktığı ateş, bir anda ters yöne dumanlandı. Sonrasında Amrabat'a attılar topu. O da geriye taşıdı sürekli. Çok tecrübeli ya, skoru tutacak, top kendilerinde kalacak. Halbuki istimi yakalamış, tribünleri ayağa kaldırmış oyundan vazgeçiyordu. Tekrar sahalarına çekildiler, skoru korumaya kalktılar, "korkak oyuna" geri döndüler. Bu "korkak futbol aklından" vazgeçmedikleri sürece, şampiyonluk için gereken sinerjiyi yaratamayacaklar. Ve dip not; yarış sıcak, kazanmak her şey… İkinci yarıdaki 20 dakika uzadığında, her rakibi yenen bir takım ortaya çıkar. Mourinho ve ekibi izin verirse…
ÖMER ÜRÜNDÜL-MOURINHO'NUN HATALARI BİTMİYOR
Mourinho, öylesine büyük teknik adam yanlışlıkları yapıyor ki inanmak mümkün değil. Göztepe fizik açıdan ligin en güçlü takımı. Tempolu oynuyorlar, takım presi yapıyorlar ve hiç yorulmuyorlar. Böyle bir rakip karşısında çift santrforla çıkıyorsun, arkalarında da yürüyen Tadic. Bir büyük hata daha var; Oğuz iyi bir kanat forveti ama 3-4-1-2 düzeninin orta kenarında yapısı itibarıyla başarılı olamaz. Hiç karşı kale tehdit edilemedi. Tek yarım pozisyon devrenin son saniyesinde geldi. En büyük şans, devrenin tek farklı skor dezavantajıyla bitmesiydi. İkinci yarı değişikliklerle başladı. Çok erken bir şans golü umut verdi. Kısa süre sonra En-Nesyri'den mükemmel bir kafa golü geldi. Hemen sonrasında da Oğuz sağ çaprazdan bir füze çıkardı. Buna rağmen maçın sonu fark bire indikten sonra sıkıntılarla geçti. Bunun en önemli nedeni, yine Mourinho'ydu. Bir santrforu çıkarıp ortaya Mert Hakan takviyesi yapmayı düşünmedi. O kritik son dakikalarda yeni stoper Carlos'u da ilk defa sahaya sürdü.
Gelelim genel gözlemlerime; Amrabat, çabukluğunu kaybetmiş durumda. Maximin kısa süreli kondisyona sahip ama dribblingleriyle takıma hareket getiriyor. En-Nesyri önemli santrfor. Ama ne yazık ki medyanın bir bölümü 'En-Nesyri iyi santrfor değil' diyor. Bunu diyenler günümüz futbolunun ilkelerine fiziksel açıdan tamamen ters kutup teşkil eden Tadic'i methediyorlar. Küme düşmüş bir takım 10 kişi kalmışken iki golün asistini yaptı diye Tadic göklere çıkarıldı.


