Avrupa'nın 20 yıllık işi 3 yıla sığdı! A Haber’de dikkat çeken analiz: 455 bin konutla kıtasal rekor

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber | ahaber.com.tr Haber Merkezi
Avrupa'nın 20 yıllık işi 3 yıla sığdı! A Haber’de dikkat çeken analiz: 455 bin konutla kıtasal rekor

Asrın felaketinin ardından Türkiye, eşi benzeri görülmemiş bir inşa ve ihya seferberliğine imza atarak 3 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim etti. Birçok Avrupa ülkesinin toplam konut stokunu geride bırakan bu dev hamle, A Haber canlı yayınında uzman isimler tarafından mercek altına alındı. Yapılan değerlendirmelerde, "bitmez" denilen projelerin birer birer yükselmesinin devletin gücünü ve milletine olan sadakatini kanıtladığı vurgulanırken, deprem bölgesi üzerinden siyaset yapan odaklara da sert tepki gösterildi.

6 Şubat depremlerinin ardından "yapılamaz" denilen ne varsa birer birer hayata geçti. Türkiye, yalnızca üç yıl içinde 11 ili kapsayan dev bir yeniden inşa hamlesiyle 455 bin konutu tamamlayarak dünya ölçeğinde bir başarıya imza attı. Birçok ülkenin toplam konut stokunu geride bırakan bu rakam, deprem bölgesinde yükselen betonarme yapılardan çok daha fazlasını ifade ediyor: Devlet kapasitesini, kriz yönetimini ve milletle kurulan güçlü dayanışmayı. A Haber canlı yayınında uzman isimler, bu süreci küresel örneklerle karşılaştırarak "kıtasal ölçekte bir rekor" olarak değerlendirdi.

BİRÇOK ÜLKENİN TOPLAM KONUT SAYISI GERİDE BIRAKILDI

A Haber ekranlarında paylaşılan verilere göre, tamamlanan 455 bin konutluk rakam, dünya üzerindeki birçok ülkenin toplam konut sayısından çok daha büyük bir ölçeği ifade ediyor. Yapılan hesaplamalarla Türkiye'nin 3 yılda bir Monako, bir İzlanda ve yaklaşık bir Lüksemburg kadar konutu sıfırdan inşa ettiği belirtildi. Monako'nun 25 bin, İzlanda'nın 155 bin, Lüksemburg'un 280 bin, Malta ve Karadağ'ın 300 bin, Bahreyn'in ise 350 bin konuta sahip olduğu hatırlatılarak, Türkiye'nin ortaya koyduğu bu mücadelenin kıtasal ölçekte bir başarı olduğu ifade edildi. Başkan Erdoğan'ın muhalefetin eleştirilerine karşı "Evler burada" diyerek süreci tamamlaması, büyük bir özgüvenin ve sözünde duran devlet anlayışının tezahürü olarak yorumlandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ALABARDA: "BATI SINIFTA KALDI, TÜRKİYE MUCİZE GERÇEKLEŞTİRDİ"

Deprem sonrası yürütülen süreci dünyadaki örnekleriyle kıyaslayan Gazeteci Yusuf Alabarda, "455 bin konutun milletin gözü önünde bizzat dağıtıldığı ve enkazın kaldırılmasının bile bir mucize olduğu yerde, 3 yıl içerisinde 11 şehrin teslim edilmesi ne kadar iyi yönetildiğimizin göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Batı dünyasındaki benzer felaketlere dikkat çeken Alabarda, "Almanya'daki sel felaketinin izinin hala silinemediği, Los Angeles'ta yanan yerlerin enkazıyla durduğu bir dünyada, Türkiye Cumhuriyeti'nin sadece Hatay'a 153 bin konut yapıp teslim etmesi inanılır gibi değil" dedi.

Geçmişteki depremlere de atıfta bulunan Alabarda, "17 Ağustos'ta 'Devlet şu an ulaşamıyor' denilen günlerden, depremden hemen sonra temellerin atıldığı bir döneme geldik. Eğer devlet bu refleksi göstermeseydi, Hatay'ın, Maraş'ın, Malatya'nın ışığı bir daha yanmamak üzere sönebilirdi" sözleriyle devletin bölgedeki varlığının hayati önemini vurguladı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

TUTAR: "AVRUPA'NIN 20 YILLIK İŞİNİ 3 YILDA YAPTIK"

Sürecin küresel boyutuna değinen Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, teslim edilen 455 bin konutu bir "dünya rekoru" olarak tanımladı. Tutar, "Bu hamle Avrupa'nın 15-20 yılda yaptığı konuttan daha fazladır; kıtasal bir ölçekte, dünya çapında bir hamledir" dedi.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

Deprem bölgesindeki inşa sürecinin sadece binalardan ibaret olmadığını belirten Tutar, "Burada yeni bir sosyal alan, yeni bir şehir ve aslında yeni bir medeniyet inşası var. Tam teşekküllü şehirler halka sunuluyor. 6 Şubat'tan sonra devletle millet arasında yeni bir toplumsal sözleşme inşa edildi ve bu güveni kimse zedeleyemez" değerlendirmesinde bulundu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ALBAYRAK: "SADECE KONUT DEĞİL UMUT DA İNŞA EDİLDİ"

Akademisyen Yeliz Albayrak ise meselenin insani ve sosyal boyutuna dikkat çekerek, sürecin çok boyutlu bir destek gerektirdiğini ifade etti. Albayrak, "Bir binayı bile yapmak o kadar zaman alıyorken, bu kadar konutu ve sosyal dokuyu eş zamanlı olarak bitiriyor olmak oldukça zor bir işti" dedi.

Çocukların eğitiminden sağlık hizmetlerine, altyapıdan psikolojik desteğe kadar devasa bir arka plan çalışması yürütüldüğünü belirten Albayrak, "Giden canlar geri gelmeyecek ama insanların hayata bağlanması için çok kıymetli bir iş yapıldı. Yaraların sarılması için hala uğraşılıyor; bu sadece bir tadil süreci değil, devletin tüm kurumlarıyla kenetlendiği bir yeniden doğuş sürecidir" ifadelerini kullandı.

Mobil uygulamalarımızı indirin