Dijital casusluk kapımızda! Google ve akıllı telefonlar bizi nasıl dinliyor? İşte korunma yolları

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Dijital casusluk kapımızda! Google ve akıllı telefonlar bizi nasıl dinliyor? İşte korunma yolları

Google’ın evleri gizlice dinlediği iddiasıyla milyon dolarlık tazminat ödemeyi kabul etmesi ve Netanyahu’nun sosyal medya üzerinden yürüttüğü yeni siber savaş stratejisi gündemde. Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem ile Sabah Ajansı moderatörü Cansın Helvacı, teknoloji devlerinin kişisel verileri nasıl ele geçirdiğini ve siber casusluğun ulaştığı ürkütücü boyutu A Haber ekranlarında değerlendirdi.

7'den 70'e herkesin elinde bulunan akıllı telefon ve tabletler, hayatı kolaylaştırırken mahremiyetimizi de tehdit ediyor. Cihazlara yüklenen pek çok uygulama, kullanıcı farkında olsun ya da olmasın kamera, mikrofon ve konum gibi kritik noktalara erişim izni alarak adeta birer casus gibi çalışıyor. Google başta olmak üzere teknoloji devlerinin verilerimizi nasıl topladığını, siyasi manipülasyon tehlikesini ve "dijital paranoya" dönemine dair önlemler A Haber'de açıklandı.

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem ve Sabah Ajansı moderatörü Cansın Helvacı, teknoloji devlerinin kişisel verileri nasıl ele geçirdiğini ve siber casusluğun geldiği ürkütücü boyutu A Haber ekranlarında değerlendirdi.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

NETANYAHU'NUN YENİ SAVAŞ MEYDANI: SOSYAL MEDYA

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun telefon kamerasını bantlamasının ardındaki siber korku tartışılırken, eli kanlı liderin teknoloji devleriyle olan kirli iş birliği de deşifre oldu. Konuyu değerlendiren Cansın Helvacı, "Netanyahu'nun açıklamasına göre artık yeni savaş sistemi sosyal medya üzerinden yürütülüyor. Oradan saldırıp, güçlenip ele geçirmek lazım diyorlar ve zaten birçok yeri ele geçirmiş durumdalar" ifadelerini kullandı. Faruk Erdem ise bu stratejinin arkasındaki devasa bütçelere dikkat çekerek, "Bu sistemleri kullanmak için teknoloji devlerine milyar dolarlık paralar aktardılar. Google ve Apple gibi devlerle masaya oturup bu yatırımları konuşuyorlar" sözleriyle küresel siber operasyonun boyutuna vurgu yaptı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

GOOGLE'DAN 68 MİLYON DOLARLIK 'İTİRAF' GİBİ TAZMİNAT

Siber casusluk iddiaları sadece savaş stratejileriyle sınırlı kalmadı; teknoloji devlerinin evlerimizin içine kadar girdiği tescillendi. Amerika'da Google Asistan'a karşı açılan davayı hatırlatan Cansın Helvacı, "Kullanıcılar herhangi bir düğmeye basmadan cihazın ev içinde kayıt yaptığını iddia ediyor. Google ise bu gizli dinleme iddialarıyla ilgili riskleri görüp davacılara 68 milyon dolar ödemeyi kabul etti" dedi. Faruk Erdem ise bu tazminatın aslında bir itiraf niteliğinde olduğunu belirterek, "Daha yüksek bir tazminat çıkmasın diye bu parayı ödeyip konuyu kapatmak istiyorlar. Bu aslında dinlenildiğinin kesinleşmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

YAPAY ZEKA BİZİ İZLİYOR MU?

Cihazların sadece sesimizi değil, görüntümüzü de takip ettiği iddiaları programda geniş yer buldu. Kendi deneyimini paylaşan Faruk Erdem, "Yapay zekaya 'üzerimdeki kıyafet yakışmış mı?' diye soruyorum, hemen yorum yapıyor. 'Peki beni görüyor musun?' diye sorduğumda ise 'hayır tahmin ediyorum' diyerek ifadesini değiştiriyor. Oysa o an kamerayı izlediği çok açık" ifadelerini kullandı. Cansın Helvacı da bu duruma katılarak, "Bir platformu açtığınızda önünüze düşen reklamlar tesadüf değil. Burada bir araba ya da kırmızı kazak konuşalım, hemen reklamı önümüze düşüyor. Bu cihazlar bir ağa bağlı olduğu sürece kaçış yok, bizi dinliyorlar" sözleriyle izleyicileri uyardı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

SAVAŞ ARTIK CEBİMİZDE

Teknolojinin geldiği noktanın korkutucu boyutlarını özetleyen uzmanlar, siber savaşın artık her an yanımızda olduğunu belirtti. Cansın Helvacı, "Sıradan bir aile 'evimiz dinleniyor' diyerek dava açıyor ve dev bir şirket bunu kabul ediyor. Bu durum savaşın da artık başka bir boyuta evrildiğini gösteriyor" derken, Faruk Erdem de Netanyahu'nun telefonundaki o küçük bandın aslında devasa bir siber korkunun fiziksel bir yansıması olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.

REKLAMDAN DAHA BÜYÜK TEHLİKE: SİYASİ MANİPÜLASYON

Akıllı telefonlara indirilen uygulamaların neredeyse tamamının birer takip cihazı gibi çalıştığını belirten Adli Bilişim Uzmanı Ali Murat Kırık, "Sadece Google değil, indirdiğimiz bütün uygulamalar bizi izliyor ve takip ediyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Uygulamaların kurulum aşamasında talep ettiği kamera, mikrofon ve rehber erişimlerinin sadece ticari amaç taşımadığını vurgulayan Kırık, "Bu veriler karşınıza reklam olarak çıkıyor ama reklam işin en masum tarafı. Cambridge Analytica skandalında gördüğümüz gibi, toplanan veriler siyasi manipülasyon amacıyla kullanılıyor ve insanların siyasi eğilimlerine göre reklamlar karşısına çıkarılıyor" ifadelerini kullandı.

foto:ahaber.com.trfoto:ahaber.com.tr

NETANYAHU BİLE TELEFON KAMERASINI BANTLIYOR

Dijital dünyada veriye hakim olmanın stratejik bir güç olduğunu ifade eden Ali Murat Kırık, "Veriye hakim olmak demek, o ülkeyi kaleden içten fethetmek anlamına geliyor" dedi. Devlet liderlerinin bile bu tehdit altında olduğunu hatırlatan uzman isim, "İsrail Başbakanı Netanyahu bile kendi oluşturdukları telefonların kamerasının önüne bant koyuyor. Bu durum siber güvenlik riskinin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor" şeklinde konuştu. Kırık, telefonlardaki uygulamaların yanı sıra Wi-Fi ağları ve hatta Starlink uyduları üzerinden bile izleme yapılabileceğini belirterek, uygulamaların birer "casus" işlevi görebileceği uyarısında bulundu.

foto:ahaber.com.trfoto:ahaber.com.tr

"DİJİTAL PARANOYA" VE "DİJİTAL DEMANS" TEHDİDİ

Sürekli izlenme korkusunun insan psikolojisi üzerinde ağır tahribatlar yarattığını söyleyen Ali Murat Kırık, "Dijital paranoya, sürekli izlenme ve dinlenme korkusuyla hareketlerimizin kısıtlanmasına sebebiyet veriyor" dedi. Her bilgiyi telefona sormanın ve yapay zekaya güvenmenin zihinsel becerileri zayıflattığını savunan Kırık, "Dijital demans kapımızda. Her şeyi telefona sorduğumuz için en yakınlarımızın numarasını bile unutur hale geldik. Bu cihazlar bir gün sıfırlansa kalabalıklar içinde yalnız hale geleceğiz" sözleriyle toplumun teknoloji bağımlılığına karşı uyardı.

foto:ahaber.com.trfoto:ahaber.com.tr

DİNLENMEYİ ENGELLEMEK İÇİN BU AYARLARI YAPIN

Kullanıcıların dijital ayak izlerini takip eden uygulamalara karşı savunmasız olmadığını belirten Ali Murat Kırık, alınması gereken önlemleri uygulamalı olarak gösterdi. Telefonların ayarlar sekmesinden "Gizlilik ve Güvenlik" bölümüne girilmesi gerektiğini hatırlatan Kırık, "Kullanmadığınız uygulamaların mikrofon ve kamera izinlerini mutlaka pasif duruma getirin" dedi. Uygulamaların güncellendikçe bu izinleri otomatik olarak tekrar aktif edebileceğine dikkat çeken uzman isim, "Özel konuşmalarınızı ve yazışmalarınızı lütfen telefon üzerinden yapmayın, aksi takdirde ciddi bir mağduriyet bizleri bekliyor olabilir" ifadelerini kullanarak sözlerini tamamladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin