AB'den ABD'ye karşı barış planı! Trump ve Putin Ukrayna'yı bölüştü mü?
ABD Başkanı Donald Trump'ın 28 maddeden oluşan Ukrayna barış planı gündemdeki sıcaklığını korurken Cenevre'de gerçekleşen görüşmelerde AB'nin plana alternatif maddeler sunması taraflar arasında gerilime yol açtı. Rusya, AB'nin planının yapıcı olmadığını vurgularken ABD ile barış planında gizlice müzakere sürecini yürüttüğü iddiaları ortaya atıldı. A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan uzmanlar Trump'ın ve AB'nin barış planı maddelerini ele alarak süreci değerlendirdi.
İsviçre'nin Cenevre kentinde ABD, Avrupalı ülkeler ve Ukraynalı heyetlerin görüşmesinde Trump'ın barış planına alternatif maddeler sunmasıyla AB ve ABD'yi karşı karşıya getirdi. Rusya, AB'nin hazırladığı taslak planının yapıcı olmadığına dikkat çekerken Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise Trump'ın barış planındaki maddelerin büyük çoğunluğunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin yeniden ABD Başkanı Donald Trump ile Washington'da bir araya gelerek barış planına yönelik son durumun ele alınacağı iddiaları ortaya atılırken gelinen noktada Ukrayna'da kalıcı ateşkes devreye girecek mi? Trump'ın 28 maddelik Ukrayna barış planının yanı sıra AB'nin hangi maddeleri masaya koydu? A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan Askeri Stratejist Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, Gazeteci Gaffar Yakınca ve Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, müzakere sürecine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü
AB'NİN UKRAYNA BARIŞ PLANINDA HANGİ MADDELER YER ALIYOR?
Avrupa Birliği'nin (AB) Trump'ın 28 maddelik barış planına karşı hazırladığı taslak şöyle;
-Barışta Ukrayna ordusu 800 bin kişi
-Güncel savaş sınırlarının dondurulması
-Rusya ateşkesi onaylarsa koordineli askeri müdahale
-Ukrayna'nun NATO katılımı üyelerin onayına bağlı
-ABD'nin 5'nci maddeyi yansıtan garantisi
Askeri Stratejist Doç. Dr. Cüneyt Küsmez (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"AB VE ABD'NİN UKRAYNA SAVAŞINDA DOĞRUDAN DESTEĞİNİ GÖRMEDİK"
Askeri Stratejist Doç. Dr. Cüneyt Küsmez: Türkiye'nin jeopolitik konumu içerisinde yakın olduğu bir savaş olduğu için doğrudan bir taraf olamazdı. Türkiye, bölgenin siyasetini ve askeri durumunu yakından izleyen bir pozisyonu vardı. Bu sebeple çok dengeli bir şekilde yürüttü. Sayın Cumhurbaşkanı gayet güzel bir şekilde ifade etti ve fiiliyatta da gerçekten bunu gerçekleştirdi. O bakımdan bir taraf tutamazdı. Bir de AB'nin hem ABD'nin Rusya-Ukrayna savaşında doğrudan çok desteğini görmedik. Hep söylem bazında kaldı. Ukrayna'nın 2008'de AB üyeliğine, 2014'te NATO'ya müracaatı vardı fakat hiçbiri fiiliyatta gerçekleşmedi. F-16 vereceğiz dediler vermediler. Polonya sınırına NATO caydırma maksadıyla askeri kuvvet yığdırdı. Fakat Putin bunlardan etkilenecek bir adam değil ve neticede istediğini aldı. Türkiye bölgenin güvenliği açısından çok iyi bir politika yürüttü. Arabuluculuk konusunda ısrarla davrandı ve hala söylemlerine devam ediyor. ABD, Ukrayna savaşını örnek göstererek Avrupa'ya ordusunu genişletmesini, harcamalarını artırmasını istedi. 800 milyar euro AB savunma harcaması açtı ve 150 milyar euroyu fonlara bağladı. Polonya bunun yüzde 16'sı kadarını fiilen aldı. Bunların hepsi Rusya tehdidi üzerineydi. Bu ateşkes devreye girerse Avrupa nasıl silahlanacak? Gerekçe ne gösterecek?





