Kartalkaya'da 78 kişinin öldüğü otel yangınına ilişkin davanın duruşmasında 5'nci gün

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Kartalkaya'da 78 kişinin öldüğü otel yangınına ilişkin davanın duruşmasında 5'nci gün

Bolu'da Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntüsündeki parlama nedeniyle mutfak personeli ve teknik ekipten parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamalarını istedi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat savunması sırasında çıkan tartışma sonucu ise bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti. Grand Kartal Otel'in Yönetim Kurulu Başkanı Halit Ergül savunmasında her katta yangın tüpü olduğunu ve duman dedektörünün olduğunu belirtti. Ergül ayrıca otelde yangın eğitimi alınmadığını burada öğrendiğini belirterek "Otelde güvende hissetmeseydim misafirlerimi tehlikeye atmazdım" dedi.

Bolu Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta meydana gelen yangın nedeniyle 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin de yaralandığı olaya ilişkin 32 kişi hakkındaki iddianame Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Faciayla ilgili 5. günün duruşması Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı.

CANLI ANLATIM

> 01:06
12 Temmuz 2025

BOLU BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI SAVUNMA YAPTI

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın beşinci gününde Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener savunma yaptı. 

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesinin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Sedat Gülener, uzun yıllar belediyede çalıştığını, 2023 Ocak'ta Belediye Başkan Yardımcılığına getirildiğini, olaydan 6 ay önce itfaiyenin kendisine bağlandığını söyledi.

DENETİM SÜRECİ NASIL OLDU?

Gülener, itfaiyenin, oteldeki ve kiraya verilen yerdeki denetim sürecini anlatarak, "Ne yapılan denetimden ne dilekçeden ne bulunan eksiklikten haberim yoktu. Olması mümkün değil. Altımda idari birimler olduğu için onlar yönetiyordu." diye konuştu.

Mücavir alan dışındaki turizm tesislerini denetleme yetkilerinin olmadığını, bunun talep üzerine gerçekleştirildiğini söyleyen Gülener, iptal işleminin de firma tarafından yapıldığını ifade etti. 

İmza attığı için işlemleri rapor haline geldikten sonra görebildiğini belirten Gülener, 24 Aralık 2024'te iptal için başvuruyu da göremeyeceğini söyledi.

Gülener, bilirkişi raporunda kendisi hakkında risk analizi yapılmasının beklendiğini belirterek, "Ben bu denetim formlarının hiçbirini görmem. Görmediğim için de risk analizi yapmam." dedi.

"İPTAL TALEP ÜZERİNE OLDU"

Belge iptalinin talep üzerine olduğunu dile getiren Gülener, "Resen bir iptal olmamıştır. İptal yazışmasını ekrana düştüğünde fark edebilirim. İlk gördüğüm yer orasıdır. Öncesinde kimseye yönlendirme yapmam ve bilgi vermem mümkün değildir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, tutukluluğumun sonlandırılmasını istiyorum." ifadesini kullandı.

Gülener, mahkeme başkanının, bilirkişi raporundaki belediye yetkililerinin tespit ettikleri eksiklikleri kayıt altına alma, bildirme, haber vermesiyle ilgili kısmı okuyarak sorduğu soru üzerine, "Müdürlük tarafımıza bağlandığında ilgili yönetmelikleri okuyoruz ama ne kadar aklımızda kalıyor anca olaydan sonra tekrar bakınca idrak edebiliyoruz. İl Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak sistemimiz yok. Paylaşılabilir kelimesi, emir telakki etmiyor." dedi. 

EVRAKLAR YAKILIP KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİ SİLİNDİ Mİ?

Mahkeme başkanının, bir tanığın "(İtfaiye müdür vekili tutuklu sanık) Kenan Coşkun ve Sedat Gülener'in itfaiye odasında bir evrak yaktığı ve kamera görüntülerini de silmeye çalıştığı" iddiasına ilişkin sorusuna Gülener, "Olay gününden bahsediyorsa o gece İzmir'de görevliydim." cevabını verdi.

Gazelle Otel Genel Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir ile görüşüp görüşmediği sorulan Gülener, "Ahmet Demir hatırladığım kadarıyla itfaiyeyle alakalı bir evrakı olduğunu söyledi. 'Konuları bilmem itfaiye ile görüşürseniz size yardımcı olur.' diye cevap verdim." ifadesini kullandı.

Gülener, hangi birimlerin kendisine bağlı olduğu sorusuna, insan kaynakları, destek hizmetleri, itfaiye müdürlükleri ile AFAD'ın bağlı olduğunu söyledi.

"Ahmet Demir ile dilekçenin iptali konusunda görüştünüz mü?" sorusu üzerine Gülener, "Ne Ahmet Demir ile ne kendi personelimle konuşmadım. Teknik konu olduğu için ben o an dilekçenin iptal edilebileceğini bilmem." dedi. 

"Ahmet Demir, 'Evrakı hızlandırabilir miyiz?' dedi mi?' sorusuna, "Hayır" cevabını veren Gülener, "Konuyu öğrenelim yardımcı oluruz?' dediniz mi?" sorusuna, "O, 30 Aralık'ta yapılan arama." yanıtını verdi.

Gülener, "(Muhasebe müdürü tutuklu sanık) Kadir Özdemir'i tanıyor musunuz?" sorusunu, "Tanımıyorum. Ahmet Demir harici kimseyi tanımıyorum, onunla da hiçbir samimiyetim yok." şeklinde yanıtladı.

HTS KAYITLARI

Mahkeme başkanının HTS kayıtlarını okuyarak, "Ahmet Demir ile Kenan Coşkun arasında irtibatı sen mi sağladın?" diye sorması üzerine Gülener, "Hayır, evrakla alakalı bir bilgim yok, 'İtfaiyeyle görüşün.' dedim." beyanında bulundu.

Mahkeme başkanının, benzer iptal kararlarının olup olmadığını sorduğu Gülener, "Hatırlamıyorum ama diğer müdürlüklerden gelir, itfaiyeden böyle bir şey geldiğini hatırlamıyorum." dedi.

Daha sonra bir müşteki avukatının "(İtfaiye eri tutuksuz sanık) İrfan Acar'ın müdürlüğe vekaleten atamasını siz mi yaptınız?" sorusuna, "Evet, ben yaptım. İnsan kaynakları üzerinden geldi." cevabını veren Gülener, "İrfan Acar'ın tespitlerinden haberdar mıydınız?" sorusuna karşılık "Hayır." dedi.

Gülener, "Bunu düzeltin diyen, size talimat veren, telkinde bulunan, tavsiyede bulunan üst düzey belediye görevlisi oldu mu?" sorusuna "Olmadı." cevabını verdi.

Sanık avukatının, "Kadir Özdemir ile dilekçenin iptaline ilişkin temasınız oldu mu?" sorusu üzerine Gülener, "Hayır, bende telefonu da yok." dedi.

Söz alan müşteki avukatları, İrfan Acar ile Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri tutuksuz sanıklar İbrahim Polat ile İsmail Karagöz'ün tutuklanmalarını talep ederken, sanık avukatları duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılmayı talep etti.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, taleplerin reddine karar verilmesini istedi. Sanıklar ve avukatları da tutuklama talebinin reddine karar verilmesi talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, SEGBİS talebinin reddine, tutuklama taleplerinin celse sonunda değerlendirilmesine karar verdi.

5 gündür devam eden yargılamada 32 sanığın savunması tamamlanırken, duruşmaya sabaha kadar ara verildi.

> 11:51
11 Temmuz 2025

MAHKEME BAŞKANI: DÜZENİ BOZANLARI TUTUKLARIM

Grand Kartal Otel yangını duruşması, otel sahibi Halit Ergül'ün çapraz sorgusuyla devam etti. Çapraz sorgu öncesi mahkeme başkanı, dün akşam mahkeme salonunda yaşanan arbede nedeniyle katılımcıları uyardı ve bir daha yaşanmamasını isteyerek, "Duruşmanın düzenini bozanlara disiplin hapsi uygulayacağım. Söz verilmeden konuşanları, düzeni bozanları tutuklarım. Avukatlardan izin almadan söz alanlar dışarı atılacak" dedi.

'KENDİMİZİ GÜVENDE HİSSETTİK'

Sorgusuna geçilen Halit Ergül, otele düzenli şekilde denetimlerin yapıldığını ifade ederek, "Uzun yıllardır turizm sektöründeyim. İki tane otelimiz var. Turizm Geliştirme Ajansı'nda yönetim kurulu üyesiydim. Denetime gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri denetimde tutanak tutmuştur. Denetim ekibi 'uygun' dediği için biz de kendimizi güvende hissettik. Denetimde can ve mal güvenliği için eksiklikler olduğunu belirlemiş olsalardı kapatırlardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı denetçilerinin Gazelle Otel'de kaldıklarında fatura kesilip kesilmediğini bilmiyorum. Para almazsak bizim kusurlarımızı görmezden mi gelecekler?" dedi.

'DENETİM YAPMAYANLAR SORUMLU'

Mağdur avukatının "Yangın sonrası banka hesaplarında bir kuruş bulamadık" sözü üzerine Ergül, "Otel kapandı, personel tazminatları vardı" dedi. Avukatın, "Sizin de otelinizde yangın çıktı. Siz birinizden şikayetçi olacak mısınız?" sorusuna ise Ergül, "Denetim yapmayanlar sorumlu" yanıtını verdi.

MAĞDUR YAKINI 'KATİL' DİYE BAĞIRDI

Mağdur avukatlarından birinin "Otelin 11 ve 12'nci katlarında izinsiz yapı mı yapıldı?" sorusunun ardından, Ergül'ün o kattaki asansörlerin ruhsatlı olduğunu söylemesi üzerine avukat, soruya net cevap vermesini istedi. Bu sırada Ergül'ün, avukatın sözünü keserek yüksek sesle konuşması salonda gerginlik yarattı. Mağdur yakınları, sesini yükselten Ergül'e arka sıralardan "Katil!" diye bağırdı

> 00:20
11 Temmuz 2025

"ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN ALLAH'I VAR"

Salonda çıkan arbede sonrası ara verilen duruşmanın ardından yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, gazetecilere açıklama yaptı. "Çok vahim bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi Halit Bey’in ifadesinden önce, benim için en önemli meseleyi arz etmek istiyorum. Otele, tahmini bir hafta önce gelen denetim elemanları Halit Bey’in sahibi olduğu Gazelle Otel’de kalıyorlar. Muhtemelen ücretsiz kalıyorlar. Ücretli kalsalar bile, çok ciddi bir indirim aldıkları açık. Şimdi Türkiye’nin geldiği duruma, etik pozisyona bakın. Halit Bey’in otelini denetlemeye gelen elemanlar Grand Kartal’a değil, Gazelle Otel’e gidip orada kalıyorlar. Bu bile başlı başına nasıl bir organizasyon, ben artık açıkça ‘suç örgütü’ diyorum, karşı karşıya olduğumuzu gösteren en büyük delildir" diye konuştu.

‘SANIK VEKİLİ, SORU SORMAMIZI ENGELLİYOR’

Gültekin, sanık avukatlarının mağdur avukatlarının soru sormasını engellediğini ifade ederek, “Sanık vekilleri, özellikle Halit Bey’in vekili, baştan beri her soru soran meslektaşımıza müdahale etti. Mahkeme reisinden, çok nazik bir şekilde buna engel olmasını arzu ettim, söyledim. Ancak netice itibariyle aynı şekilde müdahaleler devam etti. Diğer meslektaşlarımız sabır gösterdiler. Ama takdir edersiniz ki burada benim iki vasfım var. Birincisi, evet, 35 yıllık bir hukukçuyum; hukuku ve usulü biliyorum. Başından beri de buna azami şekilde uymaya gayret ediyorum. Yargılamanın usule uygun şekilde yürütülmesine çalışıyorum” dedi.

‘ORGANİZE CİNAYET ŞEBEKESİ’

Gültekin, adaletin yerini bulacağını söyleyerek, “Mahkemenin içeriğiyle ilgili karar anlamında bir şey söylemek istemiyorum. Ama şunu net şekilde ifade etmek istiyorum: Yaşadıklarımız, akıl tutulmasıdır. 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde, 2025 yılında, neredeyse bir organize cinayet şebekesi ile karşı karşıyayız. Çok vahim bir durum var. 15 gün önce bir başvuru yapılıyor. 70 metrekarelik bir kafeterya ile ilgili. Sonra burada yangınla ilgili problemler çıkıyor. Özel İdare, burada yangın önlemleri alınması gerektiğini tespit ediyor. Deniyor ki, 'Geri çekelim o zaman başvuruyu.' Hemen devreye kim giriyor? Gazelle Otel’in müdürü. Neden? Çünkü hepsi aynı şebekenin elemanı. Gazelle'nin müdürü devreye giriyor, torpille, belediye başkan yardımcısına ulaşıyor vs. Sonuçta başvuru geri alınıyor. Ama bu geri alma işlemiyle kurtulduklarını zannediyorlar. Oysa olay tespit edilmiş. Deniyor ki, 'Kardeşim burada yangın riski var. Bu önlemler tamamlanmadan biz buraya onay vermeyiz.' Ama bunlar geri çekince meseleyi kapandığını zannediyorlar. Çok ilginç, trajikomik bir durum. Ben hala adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Önemli olan, bu otellerde kalan, denetim görevini yapmayan, işbirlikçi Turizm Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin bu davaya dâhil edilmesidir. Türkiye açısından önemli olan budur. Mutlaka adalet yerini bulacaktır. Hukuk bunlardan hesap soracaktır. Ama kamuoyundan ricam, lütfen bu meseleyi unutmayalım. Bu mesele bugün böyle oldu, yarın başka türlü olabilir. Burada göz göre göre 78 can cinayete kurban gitmiştir. Faillerin bir kısmı dışarıdadır. Şu an yatlarda, katlarda gezmektedirler. Ama ben devletin elinin uzanacağına olan inancımı korumak istiyorum. Ben sükunetle ve suhuletle bu meselenin çözülmesini bekliyorum. Halit Bey’in gelmesiyle ilgili bir beyanda bulundu. Otele gelmesiyle ilgili. Ben yalnızca bir soru sormak üzere söz aldım” dedi.

‘ZALİMİN ZULMÜ VARSA, MAZLUMUN ALLAH’I VAR’

Duruşmada arbede çıktığını da hatırlatan Gültekin, “Bu arada esas olayı alevlendiren şeyin, Halit Bey’in damadının 'Yeter lan' diye bağırması olduğu söylendi. Ben onu duymadım. Bir de Ceyda’nın eşi, dışarı çıkarken 'Bu nasıl bir yüzsüzlük' diyerek müştekilere saldırmış. Anlatabiliyor muyum? Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var. Bunlardan hesabı soracağız” dedi. 

> 22:53
10 Temmuz 2025

"İÇERİYE CİDDİ YATIRIM YAPACAKTIK"

Grand Kartal Otel bünyesindeki kafeyi kiralayan Mudurnu Enerji şirketi yetkilileri savunma yaptı. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmanın dördüncü gününde savunma yapan Mudurnu Enerji şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İbrahim Polat, firmanın yatırımcısı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu belirterek, ürünlerini satmak için Grand Kartal Otel'in birinci katında bulunan kafe restoran bölümünü fırsat olarak gördüğünü söyledi.

"White Fox" isimli kafe restoranı açmak için Grand Kartal Otel ile kira sözleşmesi yaptığını dile getiren Polat, kafenin açılmasıyla ilgili çalışmaları yürütmesi için Mudurnu Enerji şirket yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz'e talimat verdiğini kaydetti.

Polat, yangından 03.35-03.45 saatlerinde 12. katta konaklayan restoran personelinin haber vermesiyle haberdar olduğunu aktararak, "Onlara sakin olmalarını, yardım göndereceğimi söyledim. Ardından İsmail Karagöz'ü aradım hızlıca yukarı çıkmasını ve yardımcı olmasını istedim. Oteldeki insanlara ulaşmaya çalıştım. 12. kattaki arkadaşlarımla bir kez daha konuşma fırsatım oldu. Durumun kötüleştiğini söylediler. İlerleyen dakikalarda irtibatım kesildi." diye konuştu.

Daha sonra Bolu'ya gelerek hastanedeki çalışanının yanına gidip onunla ilgilendiğini dile getiren Polat, ifade için jandarmaya çağırıldığını, ertesi gün tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiğini anlattı.

Mahkeme başkanının sorularına cevap veren Polat, kira sözleşmesini kendisinin imzaladığını ve kira bedelinin aylık 2 bin lira olduğunu belirterek, "İçeriye ciddi yatırım yapacaktık. Bu yüzden sembolik kira belirlendi." dedi.

Polat, yangın güvenliğiyle ilgili itfaiyenin otelin tümüne ilişkin tespit ettiği eksikliklerden haberi olmadığını ileri sürerek, "Gereken her türlü başvuruyu İsmail Karagöz'ün yaptığını biliyordum. Restoran tam anlamıyla faaliyete geçmemişti, hala eksiklikleri vardı. Resmi açılışını yapmamıştık. Ruhsat işlemleri tamamlanmamıştı. Hazırlıklar için personel almamız gerekiyordu. 28 Aralık tarihinden itibaren personel deneme çalışmalarına başladı. Zaten çok geç kalmıştık, sömestr tatiline yetiştirmeye çalışıyorduk." ifadelerini kullandı.

TUTUKSUZ SANIK İSMAİL KARAGÖZ: UYGUNLUK BELGESİ VARDI 

Mudurnu Enerji şirket yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz de İbrahim Polat'ın kafeyi açmak istemesi üzerine kira sözleşmesi ve resmi muhasebe birimi tarafından şube açılış işlemleri yapıldığını belirterek, sonrasında iş yeri açma belgesi almak için resmi belgelerle İl Özel İdaresine gittiğini söyledi.

Ruhsat başvurusunu Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğüne yaptığını aktaran Karagöz, kendisinden evrak istendiğini, bunlardan birinin de otelin itfaiye uygunluk belgesi olduğunu kaydetti.

Karagöz, bunun üzerine otelin muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir'den otelin itfaiye uygunluk raporunu istediğini dile getirerek, "Birkaç gün geçmesine rağmen dönüş yapmadı. Telefonla aradım, 'Arşivde bulamıyorum.' dedi. Bunun üzerine 'İl Özel İdareye ricacı ol ya da belediye arşivine git. Bulabilirsin.' dedim." diye konuştu.

Sonrasında Kadir Özdemir'in kendisini aradığını ve otelin değil, Mudurnu Enerji'nin itfaiye uygunluk belgesinin istendiğini söylediğini anlatan Karagöz, "Bu talebimizi elektronik yapabilir miyiz dedim. Kadir Bey 'Sizin yerinize yapabilirim.' dedi ve Bolu Belediyesine müracaatımızı yaptı. Birkaç gün sonra belgenin çıktığını söyledi. Sonra Özel İdareye teslim ettiğinin bilgisini verdi." ifadelerini kullandı.

Karagöz, bundan 2-3 gün sonra Bolu İl Özel İdaresine gittiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Başka eksiklik olmadığını düşünerek İl Özel İdaresine gittiğimde çalışma belgesini alabileceğimi düşündüm. 'İş yerinde incelemede bulunmamız gerekiyor.' dediler. 1-2 gün sonra gelip incelemeyi yapmışlar, uygun görmüşler. Sonrasında tekrar Özel İdareye gittim. 'Onay için jandarmaya gönderdik, oradan cevap bekliyoruz.' dediler. Alkollü mekan olduğu için vali beyin imza atması gerekiyormuş. Jandarmadan onay geldikten sonra vali beyin imzasına gitmişti. İmza beklerken yangın gerçekleşti."

Mahkeme başkanının sorularını yanıtlayan Karagöz, itfaiyenin otelin tamamı için yaptığı yangın denetiminden ve tespit edilen eksikliklerden haberlerinin olmadığını iddia etti.

> 21:00
10 Temmuz 2025

OTEL SAHİBİ'NİN İFADESİ PES DEDİRTTİ: GÜVENDE HİSSETMESEYDİM MİSAFİRLERİMİ TEHLİKEYE ATMAZDIM

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesinin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Halit Ergül, Grand Kartal Turizm AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu söyledi.

Ergül, şirket bünyesinde 6 iş yerinin olduğunu aktararak, "Grand Kartal Otel, Gazelle Resort Otel, Han Restoran, Macera Parkı, Gölcük Restoran, güneş enerji santrali. Yangın gecesi Gazelle Otel'deydim. İlk ifademle çelişiyor olabilirse de zaman farkını bilemediğim için eşim saat 03.00-03.30 arası aradı, 'Halit çok kötü yanıyoruz.' dedi. Hemen giyindim, süratle yola çıktım. Yolda 112'yi aradım, 'Haber verdiler, gidiyoruz.' dediler. Mehmet Güner aradı, durumu sordu, yolda olduğumu söyledim. 15 kilometre kala Kartalkaya görünüyor. Baktım, kızıllık var, 'Eyvah.' dedim. Otele vardım ki her tarafı zaten sarmış, felaket durumdaydı." diye konuştu.

Yolun 45 dakika-1 saat sürdüğünü belirten Ergül, "Otele vardım, çok az sonra da itfaiyeler peş peşe gelmeye başladı. İçeri girecek oldum, girilecek gibi değildi binanın içi, geri çekildim. Biraz sonra itfaiyeciler çoğaldı, o arada personel merdivenlerle indirebildiklerini indiriyorlardı." dedi.

"300 PERSONELDEN BİRİNİN HATASINI HEPİMİZ ÇEKİYORUZ"

Ergül, bir kişinin hayatını kaybettiğini söylediklerini dile getirerek, "Ondan sonra yıkıldım orada. Serseri mayın gibi dolaşırken forkliftle kepçeci geldi. İtfaiyecinin yanaşacağı yerde misafir araçları vardı, pahalı cipler vardı. Kepçeye artık pahalı mahalı kaldırın diye elimle işaret yaptım. Kepçe, arabaları alıp itfaiyeye yol açtı. Yangından haberim bu şekilde." ifadelerini kullandı.

Damadı ve şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras'ı aradığını anlatan Ergül, "Üstü başı is içindeydi. Zeki'yi (otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz) gördüm, orada uğraşıyordu. İtfaiye ve AFAD'cılar uzaklaştırdılar, kendileri müdahale etti." dedi.

Ergül, bir süre sonra Kartalkaya'daki karakola çağrıldığını aktararak, "Sonra Bolu'ya geldik. Yangın, 'şov bölümü'nde aşçılar yapmaması gereken bir şeyi yaptılar, herhalde oradan çıkmıştır diye düşündüm. Yine de yanılmamışım, 300 personelden birinin hatasını bugün burada hepimiz çekiyoruz." diye konuştu.

Bilirkişi raporunda yangının gazın kontrol edilmesi durumunda kendi kendine bile sönebileceğinin yazıldığını iddia eden Ergül, "Daha sonra avukatların dediğine göre Aygaz'da sözleşmemiz varmış. Aygaz'ın senede 2 kez denetim yapması gerekiyormuş ama böyle bir denetim yapan olmamış." dedi.

"GÜVENDE HİSSETMESEYDİM MİSAFİRLERİMİ TEHLİKEYE ATMAZDIM"

Ergül, personelin birçoğunun, "Aman bana sıçramasın." diye Gazelle Otel'de çalıştığını söylediğini savunarak, iş güvenliği ve denetim işleriyle muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir'in ilgilendiğini anlattı.

Sanık Özdemir'in kendisi için "İş sağlığı ve güvenliği tutmaya gerek yok." dediği şeklinde ifade verdiğini hatırlatan Ergül, öyle bir şey demediğini savundu.

Ergül, Özdemir'in Kartalkaya'ya ayda bir gittiğini aktararak, "Hatta bana 'Araba eskidi, Kartalkaya'ya giderken zor oluyor.' dedi. Ben de ona 4x4 araba aldım rahat rahat gitsin diye." dedi.

İtfaiye raporuna değinen Ergül, şöyle devam etti:

"Aşağıdaki inşaattayken Emir bana telefon açtı, eksik şeyleri okudu. Listeyi okurken, 'Kadir yanlış bir müracaat yapmış ama geri çekebilirmiş.' dedi. 'Anormal bir şey değilse çeksin ama yapabileceklerinizi yapalım.' dedim ben de. Bir de bizim zaten 2007'de alınmış güncel raporumuz var.

Bütün tesislerin girişinde 'Bu tesis Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetleniyor' diye yazı vardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetleniyoruz. Biz kendimizi güvencede hissediyoruz. Güvencede hissetmeseydim misafirlerimi tehlikeye atmazdım. Kendi torunlarımı da orada yatırıyordum. 12'nci katta özel misafirler değil, kimse kalmıyordu hatta 11'inci kata asansör çıkmaz. Oranın kameralarını izlersek müşteri girip çıkmadığını görebiliriz. Oranın boş olduğunu Zeki Bey de söyledi."

"YANGIN TATBİKATI YAPILMADIĞINI BURADA ÖĞRENDİM"

Mahkeme Başkanı'nın sorularını yanıtlayan Ergül, "Emir Aras, bana sormadan bir şey yapmaz. Kadir Özdemir muhasebe müdürüdür ama bayağı yetkilidir, alışları yapar. Büyük alış olursa benim onayımı alır. Cemal (otelin muhasebe personeli tutuklu sanık Cemal Özer) ve Mehmet (muhasebe müdür yardımcısı tutuksuz sanık Mehmet Salun), Kadir'i temsilen Kartalkaya'da durur." dedi.

Ergül, iki yıl öncesine kadar kendi elektrikçilerinin olduğunu, teknik personel sanıklar Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü'nün iki otelin de elektrik işlerini yaptığını aktararak, "Hüseyin emekli olunca Emir, 'Bu yetişmiş adamdır, kaybetmeyelim lazım olur.' dedi. Bunun üzerine Hüseyin'i aldık. Gazelle'de duruyordu, çok nadir Kartalkaya'ya çıkardı." diye konuştu.

Teknik personel şefi tutuklu sanık Tahsin Pekcan'ın Grand Kartal Otel'de değil, Gazelle Otel'de görev yaptığını aktaran Ergül, "Zeki Yılmaz müdürdür ama çok yetkisi yoktur, genelde rezervasyonlara bakar, misafirleri gezdirir. Cemal Özer de sıradan eleman. Zeki Yılmaz, Mehmet Salun ve Kadir Özdemir'in imza yetkisi yok. Yangın vanalarının kapatılıp kapatılmadığını bilmiyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı denetmenleri geldiği zaman Emir, duman dedektörlerine, her şeye baktıklarını söyledi. Ben de 'Daha iyi.' dedim, onları çalışıyor sanıyordum. Elektrik tesisatında bir değişiklik olsaydı Hüseyin Bey'in haberi olurdu." savunmasında bulundu.

Ergül, "Yangın eğitimi verilip verilmediğinden haberiniz var mı?" sorusuna "Burada öğrendim, yokmuş. Gaz bağlantı borusunda değişiklik yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, olsa Hüseyin Özer'in haberi olurdu." dedi.

"Şov alanını denetleyen biri var mı?" sorusuna Ergül, "Oranın komple denetimi aşçıbaşı Reşat Bölük'e aittir hatta dün akşamki konuşmalarda 'Saat 00.00-00.30 gibi açarım saat 04.00'te kapatırım.' dedi. Tam tersine saat 04.00-05.00'te açması lazım. O saatlerde neden açılıyor anlamadım." yanıtını verdi.

Ergül, yangın müdahale ekibi ve yangın tatbikatıyla ilgili soruları, "Burada gördüm böyle bir şeyi (Yangın müdahale ekibi). Yangın tatbikatı yapılmadığını burada öğrendim. Yangın tüpü her katta vardı. Duman dedektörü vardı, sıkıntı yoktu. Olsaydı zaten Kültür ve Turizm Bakanlığından bize denetime geldiklerinde söylerlerdi. Bize süre verirler, tamamlamazsak oteli kapatırlardı." şeklinde cevapladı.

Resepsiyonda yangın alarm sisteminin çalışıp çalışmadığından haberi olup olmadığı sorulan Ergül, "Cezaevine girdiğimizde Hüseyin olduğunu söyledi." dedi.

Ergül, yangın raporuyla ilgili denetimden bilgisi olup olmadığının sorulması üzerine, "Emir'in bana söylediğiyle var. Emir bana 7-8 kalem bir şey okudu. 'Kadir, yanlış müracaat yapmış, bunlar bize eksik olarak çıkmış, geri çekebilirmiş.' dedi. Ben de 'Yasal mı geri çekmesi, bize sorun çıkarmasın.' dedim. 'Yasalmış.' dedi. Ben de 'Tamam o zaman ama yapabildiklerimizi yapalım.' dedim." yanıtını verdi.

Bir soruya karşı sanık Emir Aras'ın genelde bilgisayar işleri, fiyat araştırması, kampanya yaptığını, sık sık da İstanbul'a gittiğini aktaran Ergül, Kadir Özdemir'in ödeme yetkisinin bulunduğunu kaydetti.

Ergül, Mahkeme Başkanı'nın, "Kadir Özdemir beyanında iş sağlığı ve güvenliği uzmanı gerektiğini söylemiş, siz de 'Gerek yok.' cevabını vermişsiniz." demesi üzerine, "Ben öyle bir şey demedim." dedi.

Denetimlerin takibinin kim tarafından yapıldığı sorulan Ergül, "Kadir Özdemir" cevabını verdi.

Ergül, eşinin oteldeki konumuna ilişkin soruyu, "Eşim oteldeki hiçbir şeye karışmazdı. Onlar genelde İstanbul'da otururdu. İstanbul'daki evimiz kentsel dönüşümden yıkıldı ama gidince kızlarımız da kalıyordu." diye yanıtladı.

Kızları ve şirketin yönetim kurulu üyeleri tutuklu sanıklar Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu'na huzur hakkı verilip verilmediği sorulan Ergül, "Hiçbir şeye karışmazlardı. Ben kendim karar verir, kendim yapardım. Huzur hakkı geçen sene vermeye başladık. Mali müşavir kontrolünde herkesin payı oranında belli zamanlarda büyük meblağlar ödeniyordu." cevabını verdi.

Ergül, "Personele müşterileri uyandırmayın diye bir talimat verilip verilmediğinden haberiniz var mı?" sorusunu, "Duymadım, böyle bir şey olacağını da sanmıyorum." şeklinde yanıtladı.

Bir soruya karşı Ergül, "Kültür ve Turizm Bakanlığı hemen hemen her sene denetime gelirdi. Zeki Bey veya muhasebe birimiyle denetlerlerdi. Bu sene Gazelle'de kaldı denetmenler. Denetçileri Grand Kartal Otel'e (tutuklu sanık Gazelle Otel Genel Müdürü) Ahmet Demir götürdü." dedi.

Ergül, "Yangın ikaz kapalı mıydı, bilginiz var mıydı?" sorusuna, "Hüseyin Özer'le konuştuğumuzda çalışıyor olduğunu söylemişti." cevabını verdi.

Bir soruya karşılık Ergül, "Grill plate (elektrikli pişirme cihazı) bildiğim kadarıyla uzun süredir değişmedi. Zaten servis geliyordu bakıma. Değişmesi gerekseydi söylerlerdi." dedi.

Ergül, "Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sözleşmesinden haberiniz var mı?" sorusu üzerine, "Vardı, Emir ilgileniyordu. Yangın raporu başvurusundan haberim yoktu." dedi.

Daha sonra cumhuriyet savcısının sorularını yanıtlayan Ergül, "LPG projesi daha önceden kayınpederim zamanında yapıldı. 2005'te yapılmış. Ben 2007'de devraldım. 2007'den sonra tesisatın yerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı." ifadelerini kullandı.

"İlgili müdürler size personelin yangın güvenliği eğitimi alması gerektiği teklifiyle geldiler mi?" sorusunu Ergül, "Gelmediler. Gelseydi kesinlikle 'Hemen yapın.' derdim." şeklinde cevapladı.

Duruşma, verilen aranın ardından sanığın çapraz sorgusuyla devam ediyor. 

> 15:14
10 Temmuz 2025

OTEL YANGINI DAVASINDA OTEL ÇALIŞANLARI SAVUNMA YAPTI

 Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde otel çalışanları savunma yaptı.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesinin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmada savunma yapan mutfak personeli müşteki tutuksuz sanık Reşat Bölük, otelde aşçıbaşı olarak görev yaptığını söyledi.

Bölük, 8'inci kattaki odadayken saat 03.26'da telefonla aranmasıyla yangından haberdar olduğunu aktararak, camdan çarşafla inerken düştüğünü ve bacağının kırıldığını söyledi.

Mutfak bölümünün işleyiş yapısı, "grill plate" isimli elektrikli cihaz ve "benmari" cihazının sistemi ve çalışma saatleriyle ilgili bilgi veren Bölük, sezonda yaklaşık 3 ay çalıştıklarını dile getirdi.

Bölük, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Canımı zor kurtardım, sakatlandım. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." dedi.

Mahkeme başkanının acil müdahale ekibinin kurulmasıyla ilgili sorusuna "Bilmiyorum" yanıtını veren Bölük, "Yangınla mücadele ekibi lideri Reşat Bölük'ün karşısındaki imza sana mı ait?" sorusunu "İmza bana ait değil, belgeyi düzenleyeni bilmiyorum." diye cevapladı.

"Davlumbazlarda yağmurlama sistemi var mıydı?" sorusunu "Yoktu" şeklinde cevaplayan Bölük, "Yangın tüpü var mıydı?" sorusuna "Var" karşılığını verdi.

TARTIŞMA SONRASI BAZI SANIK AVUKATLARI DURUŞMA SALONUNDAN ÇIKTI

Sanık Bölük'ün çapraz sorgusunun sürdüğü esnada otelin mutfak ve teknik personeli sanıklar kürsüye çağırılarak, yangının çıktığı alanı gösteren güvenlik kamerası görüntüleri izletildi.

Mahkeme başkanının, görüntülerde yer alan mutfak personeli tutuklu sanık Faysal Yaver'in çalışırken oluşan parlamaya ilişkin sorusu üzerine bazı otel personeli sanıklar, bunun "benmari" cihazının bulunduğu alandaki led ışıkların yanması olduğunu söyledi.

Öte yandan müşteki sanık Bölük'ün avukatının savunmaya başladığı sırada, yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin'in tepki göstermesi nedeniyle yaşanan tartışma sonrası bazı sanık avukatları, duruşma salonundan çıktı. Bazı müştekiler, salondan çıkan avukatlara tepki gösterdi.

Celseye verilen aranın ardından söz alan avukat Gültekin, duruşmanın sükunet içerisinde gerçekleşmesi için yardımcı olacaklarını belirtti.

Müşteki avukatının "2023 ve 2024 sezon başında tehlike arz eden alet ve edevatın değiştirilmesini istediğinizi kime bildirdiniz?" sorusuna Bölük, "Önce şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras'a bildirdim. Muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir'e de mail attım." cevabını verdi.

Savunmanın ardından bazı sanık ve taraf avukatları, kimi sanıklara mutfak bölümüyle ilgili sorular sordu.

"YANGIN ALARMI ÇALMADI"

Otelin resepsiyon görevlisi tutuksuz sanık Yiğithan Burak Çetin de savunmasında İŞKUR vasıtasıyla 3 Aralık 2024'te şirkette göreve başladığını söyledi.

Gazelle Otel'de oryantasyon eğitimi aldıktan sonra 9 Aralık 2024'te resepsiyon ekibiyle Grand Kartal Otel'e çıktıklarını belirten Çetin, çoğunlukla "gece resepsiyonu" olarak görev yaptığını anlattı.

Olay anında kuvvetli sarsıntı hissettiğini ve duman yükseldiğini gördüğünü aktaran Çetin, "Ofise geçtim, etrafa bakındım herhangi yangın butonu ve tüpü göremedim. 'Yangın var' diyen mutfak elemanı Yusuf'un resepsiyonda olduğunu gördüm. Telefonu çıkardım ve jandarmayı aradım." dedi.

Çetin, lobi kısmına geçtiklerini dile getirerek, "Resepsiyondaki telefonu açmaya çalıştım ama dumandan açamadım. Merdivenlerde şiddetli duman vardı. Yukarı çıkmaya çalıştım ama çıkamadım. Bu sırada telefon görüşmelerini sürdürüyordum, jandarma 112'ye yönlendirdi gerekli bilgileri verdim." diye konuştu.

Tek kişilik koltukları kapının önüne çektiklerini anlatan Çetin, "Kapı önüne çıktığım zaman yukarı doğru bağırmaya başladım. Otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz'ı aradım, 'Yangın var, acil gelmeniz gerekiyor' dedim. 'Tamam geliyorum' dedi, bana herhangi bir talimat vermedi. Daha sonra kurtarma çalışmalarına yardım etmeye çalıştım." ifadelerini kullandı.

Suçlamaları kabul etmediğini belirten Çetin, beraatini talep etti.

Çetin, mahkeme başkanının, yangın eğitimi, tatbikat, yangın müdahale ekibi, yangın alarm sistemiyle ilgili soruları üzerine şunları kaydetti:

"Yangın eğitimi ve herhangi sertifika verilmedi. Otel hakkında verilen kitapçığa tekrar baktım ama yangınla ilgili herhangi bir şey yoktu. Yangın tatbikatı yapılmadı. Yangına müdahale ekibinin kurulup kurulmadığını bilmiyorum. Yangın alarmı çalmadı, kapıyı açmamızın bir nedeni de alarmın çalmasını sağlamaktı. Yangın alarm sisteminin olup olmadığını bilmiyorum. İkinci katta kalan arkadaşlar sigara içiyordu ve alarm devreye girmiyordu."

Cumhuriyet savcılığındaki ifadesini okuyan mahkeme başkanın, aile üyelerinin nasıl çıktığına ilişkin sorusuna, Çetin, "Şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras ve şirketin yönetim kurulu üyesi Elif Aras'ın tam olarak nereden çıktıklarını hatırlamıyorum ama koşarak çıktıklarını hatırlıyorum. Şirketin yönetim kurulu üyesi tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nu sonradan gördüm ama nasıl çıktığını bilmiyorum." yanıtını verdi.

Cumhuriyet savcısının resepsiyon bölümündeki en yetkiliyle ilgili soru sorduğu Çetin, "Zeki Yılmaz" dedi.

Daha sonra sanık Çetin'in yangın anında ne yaptığına dair resepsiyon güvenlik kamera görüntüleri izlenerek çapraz sorgusu yapıldı.

Duruşma, verilen aranın ardından sanık savunmalarıyla devam edecek.

> 13:29
10 Temmuz 2025

PARLAMA GÖRÜNTÜSÜNE SANIKLARDAN "LED IŞIK" AÇIKLAMASI​

Bolu'da Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntüsündeki parlama nedeniyle mutfak personeli ve teknik ekipten parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamalarını istedi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat savunması sırasında çıkan tartışma sonucu ise bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti.

Bolu Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin ise yaralandığı yangın faciasına ilişkin davada 19'u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına 4'üncü günde devam ediliyor. Duruşmanın 4'üncü gününde savunma için söz hakkı verilen 25'inci sanık olan otelin aşçıbaşı tutuksuz müşteki sanık Reşat Bölük konuştu. Sözleşmesi gereği 2023 ve 2024 yıllarında sezonunda 3 ay çalıştığını ifade eden Bölük, otel genel müdürünün Emir Aras, otel müdürünün ise Zeki Yılmaz olduğunu söyledi. Bölük, otel sahibi Halit Ergül'ün, yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu'nun ise otele hafta sonları ve sömestir tatilinde geldiğini aktardı.

"CANIMI ZOR KURTARDIM, YARALANDIM"

Bölük, yangının çıkış noktası olarak değerlendirilen "grill plate" (elektrikli ızgara) cihazının şov alanının içinde, benmari cihazlarının ise şov alanının dışında bulunduğunu ifade etti. Bölük, "Aşçı Faysal Yaver, 1 veya 1,5 ay önce işe başlamıştı. Personelle bir toplantımız olmuştu, orada ekipmanları ve teknik terimleri anlatmıştık. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Çünkü ben canımı zor kurtardım, yaralandım. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" dedi.

SALONDA GERGİN ANLAR

Mahkeme heyeti, Reşat Bölük'ün savunması sırasında izletilen güvenlik kamerası görüntüsünde aşçı Faysal Yaver'in bulunduğu anlarda oluşan parlamayla ilgili, tüm mutfak personelini ve teknik ekibi sanık kürsüsüne çağırdı. Parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamaları istenen sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü.

Öte yandan savunma yapmak üzere söz alan sanık avukatının açıklamaları, müşteki avukatı Yüksel Gültekin'in tepkisini çekti. Bu nedenle müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Tartışma sonrası bazı sanık avukatları duruşma salonunu terk etti.

"HUZURU BOZARSAM BENİ ATIN DURUŞMADAN"

Heyet, çapraz sorgu sırasında duruşmaya 15 dakika ara verdi. Verilen aranın ardından başlayan duruşmada, yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, mahkeme heyeti ve duruşmaya katılanlardan özür dileyerek, "Huzuru bozarsam beni atın duruşmadan, başkası bozarsa onu da atın. Söz veriyorum mahkemenin suhuletle devam etmesi için gerekeni yapacağım" dedi.

> 13:27
10 Temmuz 2025

'AİLEMİZ YARIM KALDI'

Grand Kartal Otel yangınında ağabeyi Yılmaz Sarıtaş ve yeğenleri Nehir ve Doruk Sarıtaş'ı kaybeden Çiğdem Sarıtaş, duruşma salonu dışında gazetecilere açıklama yaptı. Duruşmayı takip eden Çiğdem Sarıtaş, hayatlarının olumsuz etkilendiğini belirterek, "Altı aydır sadece nefes alarak yaşıyoruz. Aslında bütün yaşantımız, bizim de o yangının olduğu gün bitti. Çünkü ailemiz yarım kaldı. Çekirdek ailemin yarısını katlettiler. Kalan yarısı annem ve babam. Zaten yaşantımıza devam etmeye çalışıyoruz. Eğer buna yaşantı denirse" dedi.

'AYRICALIKLI MİSAFİRLERİNİ KURTARDILAR'

Sarıtaş, otelde öncelikli misafirlerin ve arabaların kurtarıldığını söyelerek, "Biz Ankara'da yaşıyoruz. Ankara'dan geldik. Mücadelemiz boyunca akrabalarımız, arkadaşlarımız da yanımızda oldular. Devam edeceğiz, takibe devam edeceğiz. Olası kastla yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü bu bir katliam. Bu, deprem ya da trafik kazası gibi anlık olup biten bir olay değil. Yangın uzmanlarının söylediği gibi, 8 ila 10 dakika 'altın zaman' denilen, insanların tahliyesinin kolaylıkla yapılabileceği bir zaman dilimi vardı ve bu zaman dilimini değerlendirmediler. Arabaları çektiler. Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, ayrıcalıklı misafirlerini kurtardılar. Bizim canlarımızı umursamadılar. Tahliye yapılabilecek bir durumdayken onu bile yapmadılar. Zaten yangına dair hiçbir önlem almamışlardı. Almadıklarını bildikleri halde insanları da uyandırmadılar. Bu zaten olası kast kapsamına giriyor" diye konuştu.

'DAVA GENİŞLETİLMELİ'

Çiğdem Sarıtaş, davanın genişletilmesi gerektiğini belirterek, "Şimdi bazı HTS kayıtları üzerinden devam edilmeli. Çünkü ilk aramalar, o HTS kayıtlarında; çalışanların birbirine haber vermesi, yönetim kurulunu araması. Bunlar önemli. Bir de benim nezdimde, oradaki otoparktaki araçları kurtaranların da gelmesi lazım. Diğer LPG tesisatını yapan personelin de gelmesi gerekiyor. Çünkü prosedüre uygun teçhizat döşenmemiş. Bunların da eklenmesi gerekiyor. Ayrıca İl Özel İdaresi genel sekreteri, yardımcısı ve ruhsat denetleme eski ve yeni müdürlerinin söyledikleri gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin de sorgulanması, yargılanması gerekiyor. Çünkü oteller, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı. Denetleyecek kurum onlar. Buradan kaçış yok" ifadelerini kullandı.

'ŞU AN BUNLARI KONUŞUYOR OLMAYACAKTIK'

Kurtarmaya imkan varken kimsenin kurtarılmadığını belirten Sarıtaş, "Burada göz göre göre gelen bir ölüm var. Hiçbirimiz kabullenemiyoruz. Saatlerce odada mahsur kalıp, sonrasında çıkamadılar. O zaman dilimini kullanmadıkları için çok kızgınım. Şu an bunların hiçbiri yaşanmıyor olabilirdi. Eğer ki yangını ilk gören 4 kişi, yukarıdan aşağıya bütün kapıları çalarak 'Yangın var, dışarı çıkın' demiş olsalardı, şu an bunları konuşuyor olmayacaktık" diye konuştu.

'KENDİMİZİ ZOR ZAPT EDİYORUZ'

Sarıtaş, mahkeme salonunda sanıkları gördüklerinde neler hissettiklerini şöyle anlattı:

"Aşırı stresliyiz bu konuda. Kendimizi zor zapt ediyoruz. Düşünsenize, 78 cana mal olmuş katiller yanı başımızda. Sessiz kalarak ve metanetimizi koruyarak durmak çok zor.

> 11:17
10 Temmuz 2025

22 YIL 6'ŞAR AYA KADAR HAPİS İSTEMİ

Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve İtfaiye Eri İrfan Acar hakkında 78'er kez 'Olası kastla öldürme' suçu ile 'Olası kastla kasten yaralama' suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası istendi.

22 YIL 6'ŞAR AYA KADAR HAPİS İSTEMİ

İddianamede ayrıca otelin teknik personeli Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ile Muharrem Şen, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İLK 3 GÜNDE 24 SANIK SAVUNMA YAPTI

Dava için Bolu Sosyal Bilimler Lisesi içerisinde yer alan spor salonu, 700 kişilik mahkeme salonuna dönüştürüldü. Mahkeme salonu, kamera sistemlerinden altyapısına kadar son teknoloji ile donatıldı. Duruşma öncesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Türkiye'nin merakla beklediği davanın ilk duruşması 7 Temmuz'da başladı. Duruşmanın ilk gününde; Gazelle Otel Resort Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir, uygunluk değerlendirme şirketi olan FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi'nin çalışanı tutuksuz sanık Aleyna B., aynı şirketin yetkilisi tutuksuz sanık Ali A., teknik personeller tutuksuz sanık Bayram Ü., tutuklu Tahsin Pekcan, tutuklu Hüseyin Özer ile Bolu İl Özer İdaresi Genel Sekreteri tutuklu Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı tutuklu Bünyamin Bal ve İl Özel İdaresi Ruhsat Müdürü tutuklu Yeliz Erdoğan, savunma yaptı.

Duruşmanın 2'nci günü olan 8 Temmuz'da tutuklu sanık Seben İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Özel, Grand Kartal Otel muhasebe çalışanı tutuklu sanık Cemal Özer, Gazelle Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir, otelin gaz sistemini kontrol edip bakımını yapan tutuksuz sanık Doğan A., gaz tesisatı teknik servisi sorumlusu tutuklu sanık Muharrem Şen, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı tutuklu sanık Ece Kayacan, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı tutuksuz sanık Kübra D., Grand Kartal A.Ş.'nin Genel Müdürü tutuklu sanık Emir Aras'ın, savunmaları alındı.

Dün ise otelde muhasebeci olarak çalışan tutuksuz sanık Mehmet S., otelin müdürü Zeki Yılmaz, otelin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda otel sahibi Halit Ergül'ün kızları olan tutuklu sanıklar Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras, Halit Ergül'ün eşi tutuklu sanık Emine Murtezaoğlu Ergül, otel aşçısı tutuksuz sanık Enver Ö., Otel'in aşçı yardımcısı tutuklu sanık Faysal Yaver savunma yaptı.

09.00'DA YENİDEN BAŞLADI

Duruşmanın görülmesine, bu sabah 09.00'da yeniden başlandı. Duruşma salonuna sanıklar, hayatını kaybeden 78 kişinin aileleri, yangından sağ kurtulanlar ve avukatlar alındı. Bölgedeki kalabalığın ilk günlere göre azaldığı görüldü. Davaya katılacak olanlar, polis kontrol noktasından geçirildikten sonra alana alındı.

> 10:02
10 Temmuz 2025

GRAND KARTAL OTEL YANGINI DAVASINDA 4. GÜN

 Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava, dördüncü gününde sanık savunmalarıyla devam ediyor.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katılıyor.

Salonun içi ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı, yerleşke etrafındaki cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kayıt altına alınan duruşma, mutfak personeli tutuksuz sanık Reşat Bölük'ün savunma yapmasıyla başladı.

Duruşmayı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ile siyasi parti temsilcileri de izliyor.

SÜREÇ

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi yaralanmıştı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 98 sayfalık iddianamede, otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Mürtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78 kez "olası kastla öldürme" ile "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in de "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapsi talep ediliyor.

 

> 23:39
09 Temmuz 2025

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya yarın sabah saat 09.00’a kadar ara verildi.
> 23:20
09 Temmuz 2025

"GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE YANGIN TÜPÜ VARMIŞ"

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Son olarak tutuksuz yargılanan otelin sıcak yemek ustası Enver Öztürk ve tutuklu aşçı yardımcısı Faysal Yaver savunmasını verdi.

"YANGIN EĞİTİMİ VERİLMEDİ, TATBİKATI YAPILMADI"

Yangının çıktığı anlarda uyuduğunu söyleyen Grand Kartal’ın sıcak yemek ustası olduğunu söyleyen tutuksuz sanık Enver Öztürk, "Mutfakta yemekleri yapan ustayım ben. Yangın uyku saatimde olmuştur. 4. katta odamdan çıktım otelin önüne gittiğimde yangın çok büyümüştü. Yanımıza 4 misafir aldıktan sonra dışarı çıktık. Reşat Bölük baş aşçımız ben sıcak yemek usta şefiyim. Mutfakta bölümler ayrıdır. Mutfakta elektrikle çalışan ısıtıcılar var. Ben saat 07.30'da gelir yemek yaparım ben iç mutfakta ustayım. Yangın eğitimi verilmedi, tatbikatı yapılmadı. İş güvenliği uzmanı hiç görmedim" ifadelerine yer verdi.

"YANGIN ÇIKTI BİR ANDA PANİK OLDUM"

Yangın esnasında uyuduğunu söyleyen tutuklu sanık aşçı yardımcısı Faysal Yaver, "Bir aydır aşçı yardımcısı olarak çalışıyordum. Kahvaltı için hazırlık yapıyorduk. Yangın çıktı bir anda panik oldum. Reşat ustayı arayıp haber verdim. Yangın var diye bağırmaya başladım. Garaj bölgesine indim demir kapı kapalıydı. Nasıl açılır kapatılır bilmem tekrar içeriye girmeye çalıştım ama giremedim. Garaj kapısını açmaya çalıştık ama açamadık. Garaj kapısı açıldı dışarıya çıktık. 10 dakika orada bekledik arkadaşlarımın yol göstermesiyle müşteri giriş kapısına gittik. Çoğu müşteri inmişti resepsiyon kapısını kapatmışlardı. İnsanlara yardımcı olmaya çalıştım. Grill plate ile ben hiç temasta bulunmadım. Yangının sabahı beni aldılar ben o zamana kadar içerdeyim" diye konuştu.

"YANGIN TÜPÜ VARMIŞ LAVABONUN ALTINDA AMA BİZ GÖREMEDİK"

Gözlerinin önünde yangın tüpü olduğunu ancak göremediklerini ifade eden Yaver, "Ben gece 23.00 en geç 00.00 mutfağa girerim ve çalışırım ben kahvaltı şefi olarak ama şef pozisyonunda değilim. Salih Acar kahvaltı şefiydi. Yangından iki gün önce tartışma sebebiyle işi bıraktı. Beni ofise çağırdılar, ‘bizi biraz idare edin’ dediler. Aslında gözümüzün önünde yangın tüpü varmış lavabonun altında ama biz göremedik. Başkada mutfakta yangın tüpü görmedim. Ben gece çalışırım gündüz 11-12’lere kadar çalışırım sonrasında kimseyle muhatap olmam uyurum. Enver Öztürk, sıcak şefi olarak biliyorum. Reşat ise aşçı başımızdı. Grill plate’i açma kapama işi kullananlarındır. Kim kullandıysa o açar, o kapatır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini yer verdi.

> 17:08
09 Temmuz 2025

"BİRAZ FAZLA DUMAN SOLUSAM BEN DE BURADA BULUNAMAYACAKTIM"

Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınının duruşmasında, otelin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda otel sahibi Halit Ergül’ün kızı tutuklu sanık Elif Aras’ın savunması alındı.

Olaydan 2 ay sonra tutuklanan Elif Aras, yangından şans eseri kurtulduğunu ifade ederek, “Yangından şans eseri kurtuldum. Fiziken yaralanmamış olmam yaralı olmadığım anlamına gelmiyor. Ben 7’nci katta kalıyordum, kızımın odasıyla aramızda bir kapı vardı. Saat 03.30 civarında koridordan gelen sesler üzerine uyandım. Yataktan kalkmadan eşim Emir Aras’a koridorda kavga var herhalde dedim. Eşim çalan telefona bakınca yangın var koşun dedi. Pandemi zamanında kullandığımız maskeleri görüp hemen kızıma da takıp birlikte yürümeye başladık. Herhalde birkaç oda sonra dumanın içinde kaldık. Yangın merdiveni ve camı kırmak gibi bir şey aklıma gelmedi. Kızım bayılır gibi oldu. Onu çekerek merdivenlerden indik. 6'ncı veya 5'inci katlarda nefes bile zor alıyorduk.

Orada 8 yaşlarında bir oğlan gördüm onu da peşimize takıp çıktık. Dışarıda çocuk oyun görevlisini gördüm. 2 çocuğu ona teslim edip dışarıya çıkardığım çocuğun annesini aramaya başladım. Çok büyük bir panik anıydı. Orada bağırıyoruz insanları yan taraftaki diğer otel olan Kartal Otel’e yönlendiriyoruz. Annem ve kardeşim aklıma geldi. Bu arada 6, 7'nci katlardan otel personeli merdivenlerle misafirler ve personeli tahliye ediyordu. Ben eşim gibi çatıya çıkıp camlardan giremedim. Ben insanlara 'atlamayın, panik yapmayın' diye bağırıyordum. Yardıma ihtiyacı olanlara yardım ediyordum. Kardeşim Ceyda delirmiş gibiydi. İçeride arkadaşları vardı. İtfaiye ekipleri kalabalıklaşmadan, insanlara çekilin yol verin gibi şeyler diyorduk. Sonra itfaiye ekipleri kalabalık olunca sivilleri yaklaştırmadılar. O gün eşim tutuklandı. Çocuğumun psikolojisini toplamaya çalışıyordum, İstanbul’a taşınmıştık. 2 ayımı bu şekilde geçirdim. Eğer ayağım kaysaydı, biraz fazla duman solusam ben de burada bulunmayacaktım” dedi.

‘EŞİM BABAMA SORMADAN BİR ŞEY YAPMAZ, HER ŞEYE BABAM KARAR VERİRDİ’

Şirkette kararları babası Halit Ergül'ün verdiğini ifade eden Elif Aras, “Şirkette nihai kararı babam verirdi, bizim söz hakkımız, imza yetkimiz yoktu. Ben hissemin miktarını bile burada öğrendim. Kardeşim Ceyda’ya sorulan sorular bana da sorulursa bilmiyorum diyeceğim. Türk Ticaret Kanunu’nu bilmem. Bu işlerden de anlamam. Yönetimde bir etkim yoktur. İşletmeye karışmam, sadece sömestirlerde otele giderim. Eksiklikler gibi şeyleri ben hiç bilmem bana söylenmez. Eksiklerin ne olduğunu bilmiyorum. Eşim kendi başına yapabilir mi bilmiyorum. Eşim babama sormadan bir şey yapmaz. Her şeye babam karar verirdi. Eşim ancak kendi alanındaki fiyat, menü, satış gibi işleri yapar. Eşim kağıt üstünde genel müdür olarak geçiyor” dedi.

"ALARM SESİ HATIRLAMIYORUM"
Elif Aras, “Yangın sistemlerinin çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Personele yangın eğitimi verilip verilmediğini bilmiyorum. Katlarda yangın dolabı, yangın alarmı var. Odalarda dedektör var. Değişiklik yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Personele talimat verme yetkim yok. Alarm sesini hatırlamıyorum. Yönetim kurulunun yapması gereken işleri yapmıyorum. Yönetim kurulu üyesi gibi çalışmıyorum. Otele sadece tatillerde gidiyorum” diye konuştu. 

> 14:05
09 Temmuz 2025

"EĞLENCE SESLERİ DİYE DÜŞÜNDÜM"

Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınının duruşmasında otelin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda otel sahibi Halit Ergül'ün kızı tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nun savunması alındı. Olay gecesini anlatan Ceyda Hacıbekiroğlu, "Olay gecesi ben de oradaydım. En yakın arkadaşımı da kaybettim. 6'ncı katta kalıyordum seslere uyandım. Eğlence sesleri, diye düşündüm. Yardımcım kapıyı açarak duman kokusu hissedip beni uyandırdı. 03.30 gibi annemi aradım, o da 6'ncı katta kalıyordu. 'Havlu ıslat kapının altına koy sakın çıkma' dedi. Annemi tekrar aradım, camı açıp sundurmaya çıkıp kaçmamı söyledi. Duman fazla gelmeye başlamıştı. Camda çocuk kilidi vardı ve açılmıyordu. Tahta çekiçle ilk camı kırdım. Çift camlıydı, ikinci camı kıramadım. Küçük bir delik açtım ve camdan sundurmaya indiğimde bayılır gibi oldum" dedi.

"ÇOCUKLARIMI KİM KURTARDI BİLMİYORUM"
Sundurmaya indikten sonra merdivenle aşağı indiğini ifade eden Hacıbekiroğlu, "Sundurmaya merdiven dayamışlardı. Oradan indim. Çocuklarımı kim kurtardı bilmiyorum. Anneme de çatıya çıkmasını söyledim, kurtulduğumu söyledim. Annemi de çıkartmışlar. O nasıl oldu bilmiyorum. Yüzümde ve elimde kesikler vardı. Kartal Otel'e geçtim. Elime peçete alıp bastırmaya çalıştım. Benimle aynı katta kalan arkadaşlarım vardı. Onlar da çıkmıştı, otelde oturuyorlardı. Topallayan bir çocuk gördüm, koluna girdim. 'Annemi istiyorum', dedi. Kayak öğretmenleri çocuğu Kartal Otel'e getirdiler. İtfaiyeyi aradım ve bana yolda olduklarını söylediler. Atlayanlar vardı. Bir tanesinde merdiven vardı. Diğer 2 itfaiyede merdiven yoktu. 3 araç gelmişti az olduğunu düşünerek tekrar itfaiyeyi aradım. Sonrasında annem beni arayarak Kartal Otel'e yangının sıçrama ihtimaline karşılık diğer otele geçtik. İtfaiyeyi gördüm ve yangının arka tarafta yoğun olduğunu ve oraya müdahale etmeleri gerektiğini söyledim. Arka tarafa araçlar giremedi. Tuz gerekiyordu. Ben de ellerimle tuz attım. Arka tarafta branda açıldığını ve bir kişinin atladığını gördüm" ifadelerini kullandı.

"OTELDE PATRON BABAMDIR"
Otelde patronun babası Halit Ergül olduğunu ifade eden sanık Hacıbekiroğlu, "Yangının garaja sıçrayacağı ve patlama olabileceği söylendi. Kayak hocası garajın boşaltılması gerektiğini söyledi ve babam da aracını garajın önüne park etmiş ve onun da aracını çekmesi gerekiyordu. Ben çocuklarımla sömestr tatili yapmak için gitmiştim otele. Böyle bir trajedinin yaşanması beni derinden üzdü. Şirkette 5 kişi bulundurma zorunluluğu vardı biz yönetime alındık. Bizim sorumluluğumuz ve yetkimiz olmamasına rağmen babam bizi yönetim kuruluna aldı. Otelde patron babamdır. Benim imza ve talimat verme yetkim de yoktur" diye konuştu. 

> 13:31
09 Temmuz 2025

"YALAN YANLIŞ KONUŞUYORLAR"

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında torunu Eren Bağcı'yı kaybeden Erdoğan Bağcı da duruşmayı yakından takip ediyor. Duruşma salonu dışında açıklama yapan Erdoğan Bağcı, sanıkların yalan ifade verdiğini söyleyerek, "Duruşma biraz gergin geçiyor. Sanıklar oldukça uzun konuşuyor. Bana göre de yanlış yalan konuşuyorlar. Ama sağ olsun, mahkeme başkanımız çok güzel idare ediyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi.

"CEZA ALMALARINI İSTİYORUZ"
Bağcı, Turizm Bakanlığı'nın da duruşmaya dahil olması gerektiğini söyleyerek, "Turizm ve Kültür Bakanlığı'nın, ilgili olan tüm bakanlıkların da davaya müdahil olmasını istiyoruz. Onların da varsa ceza almalarını istiyoruz. Torunum Eren, 78 can. Muhakkak ilgililerin ceza almasını talep ediyoruz. Başka bir şeyimiz yok" diye konuştu. 

> 13:22
09 Temmuz 2025

SALONDA GERGİNLİK

Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın duruşmasında tutuklu sanık otelin müdürü Zeki Yılmaz'ın savunması alındı. Zeki Yılmaz, savunmasına ölenlere başsağlığı dileyerek başladı. Bu sırada yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, sanığa tepki gösterdi. Yılmaz'ın avukatı, "Savunmasına müdahale etmeyin" şeklinde cevap verince salonda gerginlik çıktı. Mağdur ve yakınlarını kaybedenler ayağa kalkıp, bağırarak sanık avukatının üzerine yürümesi ile salonda gerginlik arttı. Bu sırada mahkeme başkanı, "Savunmalarını alacağım" diyerek iki tarafı sakinleştirmeye çalıştı. Polis ekipleri de sanık avukatının çevresinde etten duvar örerek tedbir aldı.

'YANGIN SIRASINDA GENEL ALARMA SİSTEMİ ÇALMADI'
Zeki Yılmaz, "6 aydır cezaevindeyim. Her gün bu elim olayı düşündüğümde, otelde yangınla ilgili hiçbir şey yaptıramazdım. Kusurumun olmadığını düşünüyorum. Yangında 9'uncu katta, 9050 numaralı odamdaydım. Yangın sırasında genel alarm sistemi çalmadı. Yangın sırasında alarm duymadım. Tarihi hatırlamıyorum ama kısa zaman öncesine kadar yangın tatbikatı da yapılmadı. Denetimle ilgili benim bir sorumluluğum yok. Yangın alarm sistemi sezon başında resepsiyonda çaldı. Kendiliğinden çaldı, teknik elemanı çağırdım. Kontrol yapıldı, odalar gezildi. Sorun olmadığı söylendi. Halit Ergül'ün kızları hafta sonu ve sömestr tatilinde gelirlerdi. Bizim başımızda Emir Aras vardı" diye konuştu.

'ALARMA BASTIM AMA ÇALMADI'

Yangın anlarını da anlatan Yılmaz, "Apar topar 4'üncü kata indim. Beni aradılar, paldır küldür indim. 5 kat merdivenden aşağı indim. O sırada elektrik vardı. Dumandan mutfak tarafına gidemedim. Izgaraların olduğu tarafta kapı vardı, onu da açamadım. Resepsiyon katına da çıkamadım. 3'üncü kata indim. Alarma da bastım ama çalmadı" dedi.

> 11:55
09 Temmuz 2025

OTEL MÜDÜRÜ "RESEPSİYONİSTİM" DEDİ

Savunmasına devam eden Zeki Yılmaz, "Resepsiyon, güvenlik, restoranla ilgili işlere bakarım, başka işlere de bakarım. Müdür olsam da resepsiyonda işlere bakan, odası bile olmayan, bordroda resepsiyon görevlisi olarak geçen biriyim. Grand Kartal Otel, aile otelidir. Emir Aras sezonda tüm çalışanların sayısını ve yapılacakların talimatını verir. Yapılacaklarla ilgili alınacak şeylerle ilgili ne gerekiyorsa patronlar karar verir. Otelin yönetim kadrosunda hiç bulunmadım. Otelde yapılan işlerden, alt kiracıya verilecek, iş yerinde lobide değişecek koltukla ilgili bile bana bilgi vermezler. Kırık koltuğum vardı, değiştiremedim. Kırık koltuğunu bile değiştiremeyen adamdan müdür mü olur? Benim otel müdürü sıfatı altında buna bile karar verme yetkim yoktu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri denetime geldi, onlara refakat ettim. Birkaç eksiklikler belirlendi. Aynı gün itfaiye denetimi yaptı. Raporun geri çekildiğini bile savcılıkta öğrendim" dedi.

> 11:41
09 Temmuz 2025

"BURADA BULUNMAK BİLE BİZİM İÇİN ZOR"

Bolu'da Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybeden aşçı Esra Nazik'in babası Süleyman Nazik, duruşma salonu dışında konuştu. Nazik, "Zor, gerçekten zor geçti. Hala da öyle. Burada bulunmak bile bizim için çok zor. Şu an aynı şeyleri yaşıyoruz. İçeride hepsi suçu birbirinin üstüne atıyorlar. Suçlar sabit, belli. Onları duyduk sonra zaten yeterince kötü oluyoruz. İşin açıkçası onları görmek bile istemiyoruz ama iyi ki de gelmişler. Şeffaf bir yargılama olduğunu düşünüyorum gördüğüm kadarıyla" dedi.

"SUÇU OLUP DA BURADA OLMAYANLAR VAR"
Nazik, soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini belirterek, "Gerçekten bazı suçu olup da burada olmayanlar var. Onun olduğunu düşünüyorum. Özellikle Turizm Bakanlığı'ndaki yetkililerin asıl suçlu olduğunu düşünüyorum. Oradaki yapılan, verilen ifadelerden bakıldığı zaman. Onların olmasını, genişletilmesini istiyoruz" diye konuştu.

> 10:33
09 Temmuz 2025

"YANGIN TÜPLERİYLE İLGİLİ BU YIL VE GEÇEN YIL MUHASEBEDEN ÖDEME YAPILMADI"

Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınının duruşmasında otelde muhasebeci olarak çalışan tutuksuz sanık Mehmet S.'nin savunması alındı. Duruşmalarda savunması alınan 18'inci sanık olan Mehmet S., "Otelin cephesine bakan 10'uncu kattaydım. Gözümü açtığımda saat 03.33'tü. Odadan duman nedeniyle çıkamadım. Kapının altına havlu koydum. 1 saat 15 dakika cam kenarında bekledik. Sonrasında itfaiye gelip kurtardı. İtfaiyenin sepetli aracı geldi, arızalı denildi. Önce alt kattakileri kurtardılar, sonra yan odadakileri kurtardılar, sonra gelip bizi kurtardılar. Benim sigortam Gazelle Otel'de. Sezonluk olarak Grand Kartal Otel'e çıkarız. Benim karar alma, eleman alma gibi imza yetkim yoktur. Ön muhasebeye bakarım. Grand Kartal Otel'de elektrikçi Hüseyin Özer'di. Biz Halit Ergül ve Emir Aras'tan emir alırız. Son zamanlarda yangın tatbikatı yapıldığını hatırlamıyorum. İş güvenliği uzmanı olup, olmadığını biliyorum. Alarm sistemi vardı ama spring sistemi yoktu. Yangınla ilgili tespit edilen eksikliklerden bilgim yok. Yangın tüpleriyle ilgili bu yıl ve geçen yıl muhasebeden ödeme yapılmadı" dedi.

> 10:00
09 Temmuz 2025

GRAND KARTAL HOTEL DAVASI'NDA 3. GÜN

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınına ilişkin 19'u tutuklu 32 sanığı yargılandığı davanın ilk duruşması 3'üncü günde devam ediyor. İlk 2 günde 17 sanık savunma yaparken, bugünkü duruşmada da diğer sanıkların savunma yapması bekleniyor.

> 23:48
08 Temmuz 2025

DURUŞMAYA YARIN DEVAM EDİLECEK

Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel yangını duruşmasının 2’nci gününde mahkeme duruşmaya ara verdi. Saat 22.00’de ara verilen duruşma yarın 09.00’da yeniden görülmeye başlayacak. Duruşmaya ara verilmesiyle sanık, tanık ve müştekiler ile avukatlar salondan ayrıldı. 

 

> 21:44
08 Temmuz 2025

SALONDA GERGİN ANLAR! "HALİT GARSON, AKLI ERMEZ. BU HİLELİ DÜZENİ SEN Mİ KURDUN?"

 Saat 18.00 sıralarında Halit Ergül'ün damadı ve aynı zamanda Grand Kartal Otel'in Genel Müdürü tutuklu sanık Emir Aras dinlendi. Emir Aras, yaşanan facia dolayısıyla duyduğu üzüntüyü dile getirdiği sırada salonda gergin anlar yaşandı. Müştekilere ve avukatlara, hakim tarafından gerekli uyarılar yapıldı. Yaklaşık 3 dakika süren gerginliğin ardından Aras'ın yeniden savunmasına başlandı.

"FİİLEN GENEL MÜDÜRLÜĞÜM, YETKİLERİM YOKTUR"

Üzgün olduğunu belirten Aras, "Lisansımı bilgisayar yazılımı üzerine yaptım. Evlendikten sonra 2012'de şirkette çalışmaya başladım. Şirket 3 tanedir. Otellerin bilgi işlemiyle uğraşıyordum. İstanbul'da ikamet ettiğim için yarı zamanlı İstanbul, yarı zamanlı Bolu'daydım. Bu nedenle uzaktan yapabileceğim işlemlere odaklandım. Benim resmiyetteki 'genel müdürlük' vasfım 2015'de silah ruhsatı almak için verilmiştir. Verildikten bir ay sonra başvurum olmuştur. Fiilen genel müdürlüğüm, yetkilerim yoktur. Benim görevim network, bilgisayar güvenliği, kamera sistemi, grup satış, otelin satış fiyatlarını belirleme, satış yapılan ürünlerin menüye ekleme çıkarma, kampanyalar, acentalarla görüşme gibi işlemler. Tek başıma karar alma yetkim yoktu. Görevli bulunan konularda da genel müdür onayı alırdım" dedi.

"HAFTANIN 3-4 GÜNÜ OTELDE DURUYORUM"

Emir Aras, savunmasına şöyle devam etti:
"Otelde bulunduğum zamanlarda damat olduğumdan dolayı bana sürekli bu şeyler danışılır, herkes bir şey sorar. Kendi alanım dışında veya farklı konularda. Benim alanımsa cevap veririm, bilmediğim bir şeyse, yapmadığım ya da sormadığım bir şeyse ilgililere sorarım. HTS kayıtlarında da mevcuttur. Ben otelde yarı zamanlı duruyorum. Bazen haftanın 4 günü, bazen de 3 gün. Tatil dönemlerinde uzun süre durduğum oluyordu."

"HAYATIMDA İLK DEFA İTFAİYE RAPORU İLE KARŞILAŞTIM"
16 Aralık'ta kayınpederi Halit Ergül'ün kendisine Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan denetime gelineceğini söylediğini anlatan Aras, şu ifadeleri kullandı:
"Bana 'Senin de bulunman iyi olur' dedi. Ben de bunun üzerine, 'Denetimciler geldiğinde bana da haber verin' dedim. O günün sabahına turizm denetçileri geldi. Normalde bu konulara ben eşlik etmiyorum. Daha önce de etmişliğim olmuştur, yine kayınpederimin isteği üzerine, otelde olduğum için bana, 'Sen de ol' dedi. Zeki Bey ve Mehmet Salun ile ilk önce oturduk, evrak istediklerini söylediler, bazı evraklar verdiler. Bunların bir kısmını Mehmet Salun muhasebeden getirdi. Bazı evrakları beklerken denetime başlandı. 12. kattan aşağı katlara kadar dolaşmak istediklerini söylediler. 12. kattan teker teker tüm odalara, duman dedektörü ve yangın merdiveni de dahil hepsine baktılar. Aşağı teker teker 7. kata kadar beraber indik. Çok uzun bir denetim oldu. Kapalı hiçbir kapı bırakmadılar. Her nerede kapı varsa hepsinin açılmasını istediler. Katlardaki yangın tüplerine de baktılar. 7. kattan sonra ben yanlarından ayrıldım. Mehmet, o sırada zannedersem yoktu. O, 9. katta sanırım evrakları tamamlayamaya gitmişti. Ben de kendilerine 'Denetim bitince hep beraber otururuz' dedim. Ondan sonra onlar yaklaşık sabah 10.00'dan 15.00'e kadar tüm her yeri dolaştılar. En son yemek yiyip, ayrılacaklardı. Bize yapılması gereken işleri söylediler. Çok detaylı baktılar. Bize basit eksikleri söylediler. Bunlar kayınpederim ile de paylaşıldı. Ben de arkadaşlara ilettim. Vedalaştım ve ayrıldım. Saat 16.00 gibi ofise geçtim. Yanıma geldiler ve itfaiyenin denetlemesi olduğunu, eksikler bulunduğunu söylediler. Bana kağıt verdiler. Bende hayatımda ilk defa itfaiye raporu ile karşılaştım. Hiçbir denetim daha önce bulunmadım, bilmiyorum. Hiç vakıf olmadığım konu. Listeye baktım, okudum. Arkadaşlar o sırada konuyu anlattı. Ben de hızlıca yapılabilir olanları yapalım yazdım. Ondan sonra diğer konuyu bilmediğim için fotoğrafını çekip Kadir Bey'e gönderdim. Kadir Bey'i aradım. Ben hiçbir şekilde bu raporun iptal edilip edilmeyeceğiyle ilgili. Çünkü ben bunun nasıl bir denetim olduğunu bilmiyordum. Sadece en altında 15 gün içinde yapılması gerektiği yazıyordu. Bunun üzerine Kadir Özdemir'e, 'Biz bunları 15 gün içinde nasıl tamamlayacağız?' dedim. Çünkü bu konu benim bildiğim bir konu değil. O bana, bu denetimin yanlış yapıldığını, bizim zaten itfaiye raporumuzun olduğunu söyledi. Ona, 'Ben sana döneceğim' dedim ve bunun üzerine kayınpederimi aradım. 'İtfaiye raporunda eksiklikler varmış. Ben basit yapılacak olanlara yapılsın dedim ama geri kalanı için ne yapacağız?' derken kayınpederim, itfaiye raporunun olduğunu söyledi. İtfaiye raporu olmasa hiçbir yere açılış verilmeyeceğini söyledi. Ben de o sırada Kadir Bey'i aradım, var olduğunu söyledim. O da 'var' dedi. 'Çekilsin' o zaman dedim, o da 'Tamam' dedi. Bundan sonraki süreci bilmiyorum."

"EŞİM BİR ÇOCUĞU KURTARDI"
Olay gününü de anlatan Aras, "7. katta 727 numaralı odada kalmaktaydım, eşim ve kızım da vardı. Biz uyuyorduk. Saat 03.32'de eşim 'Dışarıdan sesler geliyor' dedi. O sırada telefonum titredi. Koridora giderken telefonu açmadım, kimin aradığını gördüm. Dışarıyı merak ettiğim için kapıyı açtım ve karşıdan dumanlar geliyordu. Sonra telefon bir daha çaldı. O sırada eşime, 'Koş kızı al, yangın var galiba' dedim. Ondan sonra telefonu açtım. Telefondaki kişi, 'Emir Bey yangın var' dedi. 'Nerede?' diye sordum, 4. katta olduğunu söyledi. 'Tamam' dedim ve telefonu kapattım. Ondan sonra kapıdan koşup çıkabilir miyiz diye baktım. O sırada telefonum bir daha çaldı. Oteldeki misafirlerden Nedim Türkmen aradı. 'Abi yangın var, çıkın çabuk' dedim. Kendisini tanıyordum. 1 dakika içinde eşim geldi. Ağzımızı, burnumuzu kapatarak, 'Yangın var' diye bağırıp, koşarak merdivenlere doğru gittik. Bu sırada olayın vahametini bilmiyorduk. Koşarak aşağı indik. Önce 7. kattan 6. kata, o sırada sendeliyorduk, ağır bir duman ve koku vardı. Orada bir çocuk gördük, o çocuğu da eşim kaparak hep birlikte dışarıya çıktık. Onları dışarı bıraktığım an tekrardan koşarak içeri girmeye çalıştım. İçeri giremedim, resepsiyonun oradan gidemedim. 4 kata gitmek istedim ama yoğun duman geliyordu. Sonra dışarı çıktım, Zeki Bey'i gördüm ve 'Alarm neden çalışmıyor?' diye bağırdım. O da bana, 'Bilmiyorum Emir Bey' dedi.

"KAYINVALİDEMİN YANINA YARDIM İÇİN GİTMEDİM"
Otelin her yerinde güvenlik kamerası olduğunu, anlattıklarının da bu görüntüler incelendiğinde doğrulanabileceğini kaydeden Aras, saat 03.38'de jandarmaya ihbar bulunduğunu da söyledi. Uzun merdiven aradığını, bir merdiven bulup çatıya çıktığını ve camda olan kayınvalidesini gördüğünü söyleyen Aras, "O odanın içerisindeydi hala. Yardım için gitmedim. 'Acil kişi ben değilim' dedi, refleks olarak gidebilirdim ama gitmedim. Kamera kayıtları da orayı görmektedir. Orada kimi kurtardığımı da göreceksiniz. Arkadaşlar zaten yastık ve çarşafla kurtarmaya başlamıştı. Bende onlara yardım ve eşlik ettim. Yukarılara bağırmaya başladım. 'İtfaiye geliyor, atlamaya çalışmayın' diye uyardım. Çok üzücü bir olay yaşandı, bir kişi atladı. Ben sinir krizi geçirdim" diye konuştu.

MÜŞTEKİ SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ
Emir Aras'ın savunma sırasında müştekiler bağırmaya devam etti. Sinir krizi geçiren bir kadın, yakınları tarafından sakinleştirildi. Hakim ise, "Herkese söz hakkı vereceğim" uyarısında bulundu.

"NE BEN ORADA KALIRIM, NE ÇOCUĞUMU, NE DE İNSANLARI KONAKLATIRIM"
Olay günü birkaç kez sinir krizi geçirdiğini dile getiren Emir Aras, "Üzerime atfedilen, bilerek, isteyerek, olası kast ile suçlamayı kabul etmiyorum çünkü böyle bir şeyin olduğunu bilsem, bilebilsem, aklımın ucundan geçse, ne ben orada kalırım, ne çocuğumu, ne de insanları konaklatırım" şeklinde konuştu.

"İSPAT EDEBİLİRİM"
Otelde yaptığı tüm görevleri ispat edebileceğini dile getiren sanık Aras, "Bu otelin bütün fiyatlarını, satış fiyatlarını ben yapıyorum. Otelin menüsündeki fiyatlar, nelerin çıkacağının maliyetine kadar hepsine ben bakarım. Her gün gelen maillerim vardır. Adisyonları kontrolü gibi...Bu maile her gün ben bakarım" ifadelerini kullandı.

"BELKİ AŞÇIYA BİLE SORSANIZ 'YEMEĞİ YAPARKEN EMİR BEY'E SÖYLÜYORUM' DİYECEK"
Dinlenen sanıklarının bir çoğunun kendisinden talimat aldığını söylediğini aktaran Emir Aras, "Bunu sizde duydunuz. Gazelle Otel'de de, Grand Kartal Otel'de de muhasebecisinden tekniğine kadar herkes benden talimat aldığını söylüyor. Belki aşçıya bile sorsanız, 'Yemeği yaparken Emir Bey'e söylüyorum' diyecek. Şunu söylemek istiyorum; ben yarı zamanlı geliyorum, benim gelmediğim zamanlarda bu arkadaşlar işlerini nasıl yapıyordu? Kimden talimat alıyorlardı? Suçlamak için demiyorum. Bu otelde herkesin görevi. Bana hayatım boyunca kimse genel müdür demedi. Genel koordinatörümüz ya da damat diye tanıştırıldım. 'Ben yetkisizdim, hiç bir şey değildim' demiyorum. Bana bir çok şey sorulurdu, bende bunu danışırdım. Zaten arkadaşların benden aldıkları talimatlarda bilgi işlem, bilgisayar, network gibi şeylerdir. Bazıları, 'Emir Bey'e sormadan hiçbir şey yapmazdık' demiş. Her şey bana mı soruluyordu? Ben bunu arkadaşlara sormak istiyorum. Ben geldiğimden beri otelin yürüyen bir sistemi var" dedi.

"KENDİLERİ DE TEK BAŞINA KARAR VEREMEZ, KAYINPEDERİME SORULUR"
Kendisine sorulan soruları cevaplayan Aras, "Hiçbir kurumda ne talimatım ne de bilgim oldu. Ahmet Bey ve Kadir Bey, 'Emir Bey'den talimat alıyoruz' dedi, diğer arkadaşlar da aynı şekilde. Sadece ben değil; Zeki Bey de, Kadir Bey de, Ahmet Bey de tek başına karar verilemez. Bunu peşinen söylüyorum. Kimseyi töhmet altında bırakmam istemem. Kayınpederime sorulurdu. Sormadan yapamazlardı. Cemal Bey'de yapamazdı" diye konuştu.

"HALİT GARSON, AKLI ERMEZ. BU HİLELİ DÜZENİ SEN Mİ KURDUN?"
Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin söz alarak, Aras'a, "3 kuruş kazanmak için hileli sistemi kim kurdu? Halit Bey mi kurdu, yoksa sen damat olduktan sonra mı kurdun? Halit garson, bu işlere aklı ermez. Sen damat olduktan sonra mı kurdun bu düzeni?" diye sordu.

Bunun üzerine Aras, evrak işlerinin takip etmediğini, kendisinin bu işleri bilmediği söyledi. Aras'ın çapraz sorgusu devam ediyor.

Ahaber
> 17:51
08 Temmuz 2025

İŞ GÜVENLİĞİ UZMAN ALIMINA "GEREK YOK" DEMİŞ!

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kayıt altına alınan duruşmanın ikinci gününde, şirketin muhasebe müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir, verilen aranın ardından çapraz sorguda kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Mutfak personeli Reşat Bölük'ün, kendisine gönderdiği mailde yeni elektrikli ızgara alınmasını istemesine rağmen neden mevcut ızgaranın tamir edildiğinin sorulması üzerine Özdemir, bununla ilgili kararı şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras'ın verdiğini söyledi.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMAN ALIMINA "GEREK YOK"

Özdemir, muhasebe biriminde çalışan personelin kış döneminde dönüşümlü, kendi aralarında anlaşarak Grand Kartal Otel'e gittiğini anlatarak, Mehmet Salun'un ön muhasebe elemanı olduğunu, karar alma yetkisinin olmadığını, işlerin Emir Aras'ın talimatıyla yapıldığını kaydetti. İşe alımları kimin yaptığına ilişkin soru üzerine Özdemir, "Personel alımlarına Emir bey karar verir. İşe başlama evraklarını ben imzalarım. Mülakatları Emir bey yapar. Birim amirleri, altlarında çalışacak personeli Emir beyin onayıyla işe alır." ifadelerini kullandı.

Sanık Özdemir, iş güvenliği uzmanı alımı gündeme geldiğinde otel sahibi tutuklu sanık Halit Ergül'ün, "gerek yok" dediğini söyledi.

 LPG tesisatı bakım görevlileri, çalıştıkları dönemde yaptıkları kontrollerde sorun olmadığını savundu

Savunmasını yapması için söz verilen LPG tesisatı bakım görevlisi tutuksuz sanık Doğan Aydın, 2014 yılında bir LPG firmasında işe başladığını, 2018 yılından itibaren yanan otele hizmet vermeye başladığını belirtti.

LPG firmasındaki işinden 2021 yılında ayrıldığını ve bir daha otele hizmet vermediğini dile getiren Aydın, "Benim çalıştığım zamanda tesiste herhangi bir sorun yoktu. Gaz tesisatı standartlara uygundu. Muharrem Şen'i tanıyorum. 2022 yılı itibarıyla otele hizmet vermeye başladığını duydum." diye konuştu.

Aydın, kendisinin kontrol ettiği dönemde mutfaktaki gaz vanalarının yerinin uygun olduğunu belirterek, "İki vana vardı. Binanın dışarısında da gazın kesilmesini sağlayan bir vana vardı." dedi.

LPG tesisatı bakım görevlisi tutuklu sanık Muharrem Şen ise aynı LPG firmasında sözleşmeli olarak bakım ve kontrol servis elemanı olarak çalıştığını kaydetti.

Toplam 13 ilde yüzlerce tesisin bakım ve kontrolünü yaptığını aktaran Şen, sadece LPG firmasının talimatlarıyla çalıştığını, neleri kontrol etmesi gerekiyorsa onları kontrol edip rapor tuttuğunu anlattı. Şen, kendisinin LPG tesisat projesi sorgulama görevinin olmadığını savunarak, "Gittiğim dönemde yetkim ve görevim dahilinde yaptığım kontrollerde herhangi kusur görmedim. Ben sadece bana verilen talimatlarla bakım ve kontrol yapan servisim." dedi.

"KONTROLLERDE STANDART DŞI BİR ŞEY GÖRMEDİM"

Grand Kartal Otel'e sadece 2022 yılında gittiğini aktaran Şen, "Tesisata, vanalara, tanka, gaz alarmına ve gaz kaçağı olup olmadığına bakarım. 2022 yılında yaptığım kontrollerde standart dışı bir şey görmedim. Üzerime atılı suçlamaları reddediyorum." ifadesini kullandı.

Şen, gaz alarmının devreye girmemesinin LPG kaçağı olmadığını gösterdiğini belirterek, bağlantı borularının profesyonellik gerektirmeden değiştirilebilecek borular olduğunu dile getirdi.

Otel çalışanlarını ve yöneticilerini tanımadığını, sadece LPG firması ile sözleşme yapmış servis elemanı olduğunu söyleyen Şen, "Benim LPG projesi çizme, onaylama, imal etme gibi görevim yoktur. Olaydan çok üzgünüm ama bir kusurlu varsa o ben değilim." savunmasını yaptı. Sanık Şen'in çapraz sorgusunun ardından ara verilen duruşma, sanıkların savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

> 15:20
08 Temmuz 2025

'İNŞALLAH ADALET DOĞRU ŞEKİLDE YERİNİ BULUR'

Bolu Kartalkaya'daki otel yangının davası 2'nci gününde devam ederken, mağdur ve sanık yakınları davanın görüldüğü okulun çevresinde kapatılan sokakta bekleyişlerini sürdürüyor. Aileler, okul çevresinde belediyenin kurduğu gölgeliklerin altında sandalyelerde oturuyor. Polis ekipleri girişlerde önlemlerini sürdürürken, belediyenin hizmet aracından da yiyecek ve içecek ikramı yapılıyor. Başka illerden gelenler otellerde konaklarken; sanık ve mağdur yakınları ile duruşmayı takip eden diğer vatandaşlar, sabah saatlerinde duruşmanın yapıldığı alana geliyor.

'İNŞALLAH ADALET DOĞRU ŞEKİLDE YERİNİ BULUR'

Eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü, tutuklu sanık Mehmet Özel'in kızı Elif Özel (26), "Bizim için yıpratıcı bir süreç. Bu kadar acısı olan ailelerin karşı tarafında yargılanmak bizim için çok zor. Biz de bu acıyı onlar kadar yaşamasak da onların yanında destek olmaya çalışıyoruz. Bir yandan tabii ki babamın yanındayız. Buradayız, biz de aynı şekilde üzgünüz. İnşallah adalet doğru şekilde yerini bulur, biz de bekliyoruz. Hayata devam etmeye çalışıyoruz. Buradaki insanları görüyoruz, üzgün olduğunu görüyoruz. Acılarına bir nebze şahit olabiliyoruz. Bu bizim için üzücü, yıpratıcı. Bir yandan babamızı çok özlüyoruz, onu görmek istiyoruz ama bu süreçlerde zorlanıyoruz. Öyle arada kalmışlık, bizim için zor. Hayata devam etmeye çalışıyoruz. Bir yandan da hep aklımız buralarda, günümüz böyle geçiyor. İnşallah adalet yerini bulur. Acısı olan insanların acısı dinmeyecektir, kayıplar yerine gelmeyecektir ama umarım içlerine bir damla su serpilir" diye konuştu.

'YÜZLEŞMEK İSTEMİYORUZ'

Yangında yeğeni Eren Bağcı'yı kaybeden Özgül Eryaman (60), "Eren'imizi maalesef Bolu'da kaybettik. Ankara'dan geldik. Bugün içeri girebilirdik ama o atmosferi görmeye tahammülümüz yok. Yüzleşmek istemiyoruz. Sabah hemen buraya geliyoruz. Duruşma bitinceye kadar 11-12'ye kadar buradayız. Bütün gün buradayız. 78 canımız için, bir daha olmasın diye. Otelde kalıyoruz, sabah sadece geliyoruz, akşam yatmaya gidiyoruz. Burada Bolu Belediyesi, çevredeki esnaf, bize yardımcı oldu. İhtiyaçlarımızı böyle karşılıyoruz. Bir eksik yok, memnunuz. Sadece Bolu halkından daha doluluk bekliyorduk, bize daha çok destek vermelerini bekliyorduk. Çevre illerden bütün tanıdıklarımız geldi ama hafta içi olduğu için herkes çalışıyor. Bolu halkının destek olmasını isterdik" dedi.

 

Ahaber