Kartalkaya'da 78 kişinin öldüğü otel yangınına ilişkin davanın duruşmasında 5'nci gün
Bolu'da Grand Kartal Otel yangını davasında mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntüsündeki parlama nedeniyle mutfak personeli ve teknik ekipten parlamanın nedenini ve görüntüleri açıklamalarını istedi. Kürsüye çıkan sanıklar, parlamanın benmari cihazının bulunduğu alana monte edilen LED ışıklardan kaynaklandığını öne sürdü. Avukat savunması sırasında çıkan tartışma sonucu ise bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti. Grand Kartal Otel'in Yönetim Kurulu Başkanı Halit Ergül savunmasında her katta yangın tüpü olduğunu ve duman dedektörünün olduğunu belirtti. Ergül ayrıca otelde yangın eğitimi alınmadığını burada öğrendiğini belirterek "Otelde güvende hissetmeseydim misafirlerimi tehlikeye atmazdım" dedi.
Bolu Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta meydana gelen yangın nedeniyle 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin de yaralandığı olaya ilişkin 32 kişi hakkındaki iddianame Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Faciayla ilgili 5. günün duruşması Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı.
CANLI ANLATIM
BOLU BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI SAVUNMA YAPTI
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın beşinci gününde Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener savunma yaptı.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesinin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Sedat Gülener, uzun yıllar belediyede çalıştığını, 2023 Ocak'ta Belediye Başkan Yardımcılığına getirildiğini, olaydan 6 ay önce itfaiyenin kendisine bağlandığını söyledi.
DENETİM SÜRECİ NASIL OLDU?
Gülener, itfaiyenin, oteldeki ve kiraya verilen yerdeki denetim sürecini anlatarak, "Ne yapılan denetimden ne dilekçeden ne bulunan eksiklikten haberim yoktu. Olması mümkün değil. Altımda idari birimler olduğu için onlar yönetiyordu." diye konuştu.
Mücavir alan dışındaki turizm tesislerini denetleme yetkilerinin olmadığını, bunun talep üzerine gerçekleştirildiğini söyleyen Gülener, iptal işleminin de firma tarafından yapıldığını ifade etti.
İmza attığı için işlemleri rapor haline geldikten sonra görebildiğini belirten Gülener, 24 Aralık 2024'te iptal için başvuruyu da göremeyeceğini söyledi.
Gülener, bilirkişi raporunda kendisi hakkında risk analizi yapılmasının beklendiğini belirterek, "Ben bu denetim formlarının hiçbirini görmem. Görmediğim için de risk analizi yapmam." dedi.
"İPTAL TALEP ÜZERİNE OLDU"
Belge iptalinin talep üzerine olduğunu dile getiren Gülener, "Resen bir iptal olmamıştır. İptal yazışmasını ekrana düştüğünde fark edebilirim. İlk gördüğüm yer orasıdır. Öncesinde kimseye yönlendirme yapmam ve bilgi vermem mümkün değildir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, tutukluluğumun sonlandırılmasını istiyorum." ifadesini kullandı.
Gülener, mahkeme başkanının, bilirkişi raporundaki belediye yetkililerinin tespit ettikleri eksiklikleri kayıt altına alma, bildirme, haber vermesiyle ilgili kısmı okuyarak sorduğu soru üzerine, "Müdürlük tarafımıza bağlandığında ilgili yönetmelikleri okuyoruz ama ne kadar aklımızda kalıyor anca olaydan sonra tekrar bakınca idrak edebiliyoruz. İl Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak sistemimiz yok. Paylaşılabilir kelimesi, emir telakki etmiyor." dedi.
EVRAKLAR YAKILIP KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİ SİLİNDİ Mİ?
Mahkeme başkanının, bir tanığın "(İtfaiye müdür vekili tutuklu sanık) Kenan Coşkun ve Sedat Gülener'in itfaiye odasında bir evrak yaktığı ve kamera görüntülerini de silmeye çalıştığı" iddiasına ilişkin sorusuna Gülener, "Olay gününden bahsediyorsa o gece İzmir'de görevliydim." cevabını verdi.
Gazelle Otel Genel Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir ile görüşüp görüşmediği sorulan Gülener, "Ahmet Demir hatırladığım kadarıyla itfaiyeyle alakalı bir evrakı olduğunu söyledi. 'Konuları bilmem itfaiye ile görüşürseniz size yardımcı olur.' diye cevap verdim." ifadesini kullandı.
Gülener, hangi birimlerin kendisine bağlı olduğu sorusuna, insan kaynakları, destek hizmetleri, itfaiye müdürlükleri ile AFAD'ın bağlı olduğunu söyledi.
"Ahmet Demir ile dilekçenin iptali konusunda görüştünüz mü?" sorusu üzerine Gülener, "Ne Ahmet Demir ile ne kendi personelimle konuşmadım. Teknik konu olduğu için ben o an dilekçenin iptal edilebileceğini bilmem." dedi.
"Ahmet Demir, 'Evrakı hızlandırabilir miyiz?' dedi mi?' sorusuna, "Hayır" cevabını veren Gülener, "Konuyu öğrenelim yardımcı oluruz?' dediniz mi?" sorusuna, "O, 30 Aralık'ta yapılan arama." yanıtını verdi.
Gülener, "(Muhasebe müdürü tutuklu sanık) Kadir Özdemir'i tanıyor musunuz?" sorusunu, "Tanımıyorum. Ahmet Demir harici kimseyi tanımıyorum, onunla da hiçbir samimiyetim yok." şeklinde yanıtladı.
HTS KAYITLARI
Mahkeme başkanının HTS kayıtlarını okuyarak, "Ahmet Demir ile Kenan Coşkun arasında irtibatı sen mi sağladın?" diye sorması üzerine Gülener, "Hayır, evrakla alakalı bir bilgim yok, 'İtfaiyeyle görüşün.' dedim." beyanında bulundu.
Mahkeme başkanının, benzer iptal kararlarının olup olmadığını sorduğu Gülener, "Hatırlamıyorum ama diğer müdürlüklerden gelir, itfaiyeden böyle bir şey geldiğini hatırlamıyorum." dedi.
Daha sonra bir müşteki avukatının "(İtfaiye eri tutuksuz sanık) İrfan Acar'ın müdürlüğe vekaleten atamasını siz mi yaptınız?" sorusuna, "Evet, ben yaptım. İnsan kaynakları üzerinden geldi." cevabını veren Gülener, "İrfan Acar'ın tespitlerinden haberdar mıydınız?" sorusuna karşılık "Hayır." dedi.
Gülener, "Bunu düzeltin diyen, size talimat veren, telkinde bulunan, tavsiyede bulunan üst düzey belediye görevlisi oldu mu?" sorusuna "Olmadı." cevabını verdi.
Sanık avukatının, "Kadir Özdemir ile dilekçenin iptaline ilişkin temasınız oldu mu?" sorusu üzerine Gülener, "Hayır, bende telefonu da yok." dedi.
Söz alan müşteki avukatları, İrfan Acar ile Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri tutuksuz sanıklar İbrahim Polat ile İsmail Karagöz'ün tutuklanmalarını talep ederken, sanık avukatları duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılmayı talep etti.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, taleplerin reddine karar verilmesini istedi. Sanıklar ve avukatları da tutuklama talebinin reddine karar verilmesi talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, SEGBİS talebinin reddine, tutuklama taleplerinin celse sonunda değerlendirilmesine karar verdi.
5 gündür devam eden yargılamada 32 sanığın savunması tamamlanırken, duruşmaya sabaha kadar ara verildi.
MAHKEME BAŞKANI: DÜZENİ BOZANLARI TUTUKLARIM
Grand Kartal Otel yangını duruşması, otel sahibi Halit Ergül'ün çapraz sorgusuyla devam etti. Çapraz sorgu öncesi mahkeme başkanı, dün akşam mahkeme salonunda yaşanan arbede nedeniyle katılımcıları uyardı ve bir daha yaşanmamasını isteyerek, "Duruşmanın düzenini bozanlara disiplin hapsi uygulayacağım. Söz verilmeden konuşanları, düzeni bozanları tutuklarım. Avukatlardan izin almadan söz alanlar dışarı atılacak" dedi.
'KENDİMİZİ GÜVENDE HİSSETTİK'
Sorgusuna geçilen Halit Ergül, otele düzenli şekilde denetimlerin yapıldığını ifade ederek, "Uzun yıllardır turizm sektöründeyim. İki tane otelimiz var. Turizm Geliştirme Ajansı'nda yönetim kurulu üyesiydim. Denetime gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri denetimde tutanak tutmuştur. Denetim ekibi 'uygun' dediği için biz de kendimizi güvende hissettik. Denetimde can ve mal güvenliği için eksiklikler olduğunu belirlemiş olsalardı kapatırlardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı denetçilerinin Gazelle Otel'de kaldıklarında fatura kesilip kesilmediğini bilmiyorum. Para almazsak bizim kusurlarımızı görmezden mi gelecekler?" dedi.
'DENETİM YAPMAYANLAR SORUMLU'
Mağdur avukatının "Yangın sonrası banka hesaplarında bir kuruş bulamadık" sözü üzerine Ergül, "Otel kapandı, personel tazminatları vardı" dedi. Avukatın, "Sizin de otelinizde yangın çıktı. Siz birinizden şikayetçi olacak mısınız?" sorusuna ise Ergül, "Denetim yapmayanlar sorumlu" yanıtını verdi.
MAĞDUR YAKINI 'KATİL' DİYE BAĞIRDI
Mağdur avukatlarından birinin "Otelin 11 ve 12'nci katlarında izinsiz yapı mı yapıldı?" sorusunun ardından, Ergül'ün o kattaki asansörlerin ruhsatlı olduğunu söylemesi üzerine avukat, soruya net cevap vermesini istedi. Bu sırada Ergül'ün, avukatın sözünü keserek yüksek sesle konuşması salonda gerginlik yarattı. Mağdur yakınları, sesini yükselten Ergül'e arka sıralardan "Katil!" diye bağırdı
"ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN ALLAH'I VAR"
Salonda çıkan arbede sonrası ara verilen duruşmanın ardından yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, gazetecilere açıklama yaptı. "Çok vahim bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi Halit Bey’in ifadesinden önce, benim için en önemli meseleyi arz etmek istiyorum. Otele, tahmini bir hafta önce gelen denetim elemanları Halit Bey’in sahibi olduğu Gazelle Otel’de kalıyorlar. Muhtemelen ücretsiz kalıyorlar. Ücretli kalsalar bile, çok ciddi bir indirim aldıkları açık. Şimdi Türkiye’nin geldiği duruma, etik pozisyona bakın. Halit Bey’in otelini denetlemeye gelen elemanlar Grand Kartal’a değil, Gazelle Otel’e gidip orada kalıyorlar. Bu bile başlı başına nasıl bir organizasyon, ben artık açıkça ‘suç örgütü’ diyorum, karşı karşıya olduğumuzu gösteren en büyük delildir" diye konuştu.
‘SANIK VEKİLİ, SORU SORMAMIZI ENGELLİYOR’
Gültekin, sanık avukatlarının mağdur avukatlarının soru sormasını engellediğini ifade ederek, “Sanık vekilleri, özellikle Halit Bey’in vekili, baştan beri her soru soran meslektaşımıza müdahale etti. Mahkeme reisinden, çok nazik bir şekilde buna engel olmasını arzu ettim, söyledim. Ancak netice itibariyle aynı şekilde müdahaleler devam etti. Diğer meslektaşlarımız sabır gösterdiler. Ama takdir edersiniz ki burada benim iki vasfım var. Birincisi, evet, 35 yıllık bir hukukçuyum; hukuku ve usulü biliyorum. Başından beri de buna azami şekilde uymaya gayret ediyorum. Yargılamanın usule uygun şekilde yürütülmesine çalışıyorum” dedi.
‘ORGANİZE CİNAYET ŞEBEKESİ’
Gültekin, adaletin yerini bulacağını söyleyerek, “Mahkemenin içeriğiyle ilgili karar anlamında bir şey söylemek istemiyorum. Ama şunu net şekilde ifade etmek istiyorum: Yaşadıklarımız, akıl tutulmasıdır. 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde, 2025 yılında, neredeyse bir organize cinayet şebekesi ile karşı karşıyayız. Çok vahim bir durum var. 15 gün önce bir başvuru yapılıyor. 70 metrekarelik bir kafeterya ile ilgili. Sonra burada yangınla ilgili problemler çıkıyor. Özel İdare, burada yangın önlemleri alınması gerektiğini tespit ediyor. Deniyor ki, 'Geri çekelim o zaman başvuruyu.' Hemen devreye kim giriyor? Gazelle Otel’in müdürü. Neden? Çünkü hepsi aynı şebekenin elemanı. Gazelle'nin müdürü devreye giriyor, torpille, belediye başkan yardımcısına ulaşıyor vs. Sonuçta başvuru geri alınıyor. Ama bu geri alma işlemiyle kurtulduklarını zannediyorlar. Oysa olay tespit edilmiş. Deniyor ki, 'Kardeşim burada yangın riski var. Bu önlemler tamamlanmadan biz buraya onay vermeyiz.' Ama bunlar geri çekince meseleyi kapandığını zannediyorlar. Çok ilginç, trajikomik bir durum. Ben hala adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Önemli olan, bu otellerde kalan, denetim görevini yapmayan, işbirlikçi Turizm Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin bu davaya dâhil edilmesidir. Türkiye açısından önemli olan budur. Mutlaka adalet yerini bulacaktır. Hukuk bunlardan hesap soracaktır. Ama kamuoyundan ricam, lütfen bu meseleyi unutmayalım. Bu mesele bugün böyle oldu, yarın başka türlü olabilir. Burada göz göre göre 78 can cinayete kurban gitmiştir. Faillerin bir kısmı dışarıdadır. Şu an yatlarda, katlarda gezmektedirler. Ama ben devletin elinin uzanacağına olan inancımı korumak istiyorum. Ben sükunetle ve suhuletle bu meselenin çözülmesini bekliyorum. Halit Bey’in gelmesiyle ilgili bir beyanda bulundu. Otele gelmesiyle ilgili. Ben yalnızca bir soru sormak üzere söz aldım” dedi.
‘ZALİMİN ZULMÜ VARSA, MAZLUMUN ALLAH’I VAR’
Duruşmada arbede çıktığını da hatırlatan Gültekin, “Bu arada esas olayı alevlendiren şeyin, Halit Bey’in damadının 'Yeter lan' diye bağırması olduğu söylendi. Ben onu duymadım. Bir de Ceyda’nın eşi, dışarı çıkarken 'Bu nasıl bir yüzsüzlük' diyerek müştekilere saldırmış. Anlatabiliyor muyum? Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var. Bunlardan hesabı soracağız” dedi.