6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti! Başkan Erdoğan'dan mesaj
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Asrın felaketinin yaşandığı kara gece hala ilk günkü gibi hafızalarda… Yaklaşık 53 bin kişinin hayatını kaybettiği 100 binden fazla kişinin yaralandığı felaketin yıl dönümünde deprem şehitleri için anma programı düzenlendi. Öte yandan Başkan Erdoğan depremin yıl dönümünde yaptığı paylaşımda "3 yıl önce bugün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan kardeşlerimizi unutmayacağız." ifadelerini kullandı. A Haber ekibi 11 ilde gerçekleşen sessiz yürüyüşlerin ardından vatandaşların acılarına ortak olarak bölgedeki son durumu aktardı.
Türkiye, tarihler 6 Şubat 2023 tarihini gösterdiğinde Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6'lık depremlerle büyük bir felaketle sarsıldı. 11 ili etkileyen "Asrın felaketi"nde 53 binden fazla kişi hayatını kaybederken, 100 binden fazla kişi ise yaralandı. Facianın 3. yıl dönümünde deprem şehitleri düzenlenen törenlerle anılırken, aradan yıllar geçse de acı ilk günkü gibi taze kaldı.
A Haber ekibi, bölgede yaşanan son gelişmeleri gün boyunca anbean aktardı.
CANLI ANLATIM
ASRIN İNŞASINDA ERDOĞAN İMZASI!
Osmaniye'de depremin merkez üslerinden, felaketin yıl dönümünde tarihi bir gün yaşandı. A Haber muhabiri Halil İbrahim Uğur, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin memleketi Osmaniye'de depremzedelerle bir araya geldiğini açıkladı.
"BURALARDA 3 YIL ÖNCE ENKAZ VARDI"
Osmaniye Merkez'deki son durumu AVM Bulvarı'ndan aktaran Halil İbrahim Uğur, bölgedeki büyük değişime dikkat çekti. Uğur, "Tam 3 yıl önce buralarda canlı yayın yapıyordum; saatler 04.17'yi gösterdiğinde asrın felaketi yaşanmış, caddenin onun iki yanındaki hasara uğraması bu yolu kapatmıştı" kullanmıştı. Bugün ise aynı caddenin alt ve üst yapısıyla tamamen yenilendiğini, ışıltılı parlak bir görünüme kavuştuğunu sözlerine ekledi.
11 İLİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞU
Sahadaki çalışmaları değerlendiren Halil İbrahim Uğur, 11 ilde yürütülen ihya sürecini Osmaniye'deki yansımalarını şu sözlerle aktardı: "Başkan Erdoğan, 11 ilin nasıl küllerinden yeniden doğduğunu anlattı. Yalnızca Osmaniye'de 702 bina yıkılmıştı; bugün binlerce kişinin inşa edildiği, günün yenisinin sembolize edildiği bir noktadayız".
ADIYAMAN’DA ZAMAN DURDU UMUTLAR YENİDEN YEŞERDİ!
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak hafızalara kazınan depremlerin üzerinden tam 3 yıl geçti. Türkiye, 11 ili sarsan felakette yitirdiği binlerce canını 81 ilde düzenlenen törenlerle anarken, yıkımın en ağır hissedildiği merkezlerden biri olan Adıyaman’da hüzün ve yeniden inşa süreci bir arada yaşandı.
Depremin meydana geldiği saat olan 04.17’de duran Saat Kulesi’nin gölgesinde gerçekleştirilen anma etkinlikleri, yerini devletin eliyle yükselen yeni konutların huzuruna bıraktı. Bölgedeki son durumu ve dev projeleri A Haber muhabiri Yüksel Akalan aktardı.
Depremin üçüncü yıldönümünde Adıyaman’daki manevi atmosferi paylaşan Yüksel Akalan, "Şehrin göbeğinde bulunan Saat Kulesi 3 yıldır kendiliğinden 04.17'yi gösteriyor. Aslında 6 Şubat'ta meydana gelen o ilk depremden sonra 04.17'de durmuştu, zaman bir daha geçmemişti Adıyaman için" ifadelerini kullandı.
ZAMANIN DURDUĞU YER: SAAT KULESİ MEYDANI
Meydanda düzenlenen anma törenlerine değinen Akalan, "Sessiz bir yürüyüş gerçekleştirildi, ardından hayatını kaybedenler için yine dualar edildi, karanfiller bu noktaya bırakıldı" sözleriyle meydandaki acının tazeliğini vurguladı.
Yıkımın ardından geçen 3 yılda şehrin çehresinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Yüksel Akalan, "Ben Adıyaman'a 3. yılda geldiğimde neredeyse Adıyaman'ı tanıyamadım diyebilirim. Öyle ki her yerde bir bina yükselmiş ve bu binalar yükselirken de aslında yeni umutlar, yeni hayaller yükselmeye devam etmiş. Teslim edilen her anahtar bir evde umudun anahtarı olmuş" açıklamasında bulundu.
Şehirdeki konut sayısına ilişkin güncel verileri de paylaşan Akalan, "Adıyaman'da bugün itibarıyla 43.575 konut ve iş yeri şu an itibarıyla yapımı tamamlanmış durumda" dedi.
İNDERE BÖLGESİNDE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK ŞANTİYELERİNDEN BİRİ KURULDU
Yeni yerleşim alanlarındaki devasa çalışmalara vurgu yapan Akalan, "İndere bölgesi dediğim noktada adeta yeni bir Adıyaman inşa edilmiş. Öyle ki Türkiye'nin en büyük ikinci şantiyesi ve günlük 7/24 saat esasıyla 9.500 işçi; müteahhidinden mühendisine, sıva ustasından demir ustasına o noktada hızlı bir şekilde çalışma yürüterek devlet-millet el ele yeniden dirilmeyi o noktada gördük" ifadelerini kullandı.
Sadece şehir merkezinde değil, kırsalda da hayatın normale döndüğünü belirten Akalan, "Adıyaman genelinde 10.000'in üzerinde de kırsal konut yapılarak yine vatandaşlarımıza teslim edildi" bilgisini aktardı.
ENKAZ ALTINDAKİ O ÇIĞLIK: "SESİMİZİ DUYAN VAR MI?"
Anma törenlerinde duygusal anların yaşandığını ifade eden Yüksel Akalan, o unutulmaz feryadı şu sözlerle hatırlattı:
"Sessiz bir yürüyüş gerçekleşti ancak yürürken vatandaşlar da yine 'Sesimizi duyan var mı?' Bunu hep deprem sonrasında arama kurtarma çalışmalarında aslında o enkazların altından bir umut çığlığı olarak ekranlara taşımıştık; sesimizi duyan var mı? Bugün Adıyaman'da görüyoruz ki devlet-millet el ele birlikte yeniden inşanın ve o sıcak yuvalara kavuşmanın gerçekleştiğini görebiliyoruz."
DEPREM UZMANI PROF. DR. ERSOY'DAN A HABER'DE YÜREKLERE SU SERPEN AÇIKLAMA
Asrın felaketinin yıl dönümünde A Haber canlı yayınına katılan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, hem deprem bölgesindeki son durumu değerlendirdi hem de geleceğe yönelik kritik uyarılarda bulundu. Kendisi de Kırıkhanlı olan Ersoy, devletin bölgedeki varlığının hissedildiğini ve sağlam zeminlere yapılan yeni konutlarla büyük bir dönüşümün başladığını belirtti. Hatay'ın depremde neden bu kadar ağır yara aldığını açıklayan Ersoy, kırılan fay hattı üzerinde 150 yıl boyunca büyük bir deprem beklemediklerini söyleyerek önemli bir tespitte bulundu.
DEVLETİN SICAK ELİ BÖLGEDE
Aslen Kırıkhanlı olduğunu ve bölgenin deprem riskini çok iyi bildiğini belirterek sözlerine başlayan Prof. Dr. Ersoy, devletin bölgedeki yeniden inşa faaliyetlerinden övgüyle bahsetti. Özellikle Kırıkhan'a geldiğinde büyük bir değişiklik gördüğünü belirten Ersoy, "Devletin burada sıcak eli uzanmış durumda. İşte arkamızda da bakın yeni konutlar da buna ilave ediliyor, bitmiş konutlar da var" diyerek yapılan çalışmalara dikkat çekti. Uyarıları neticesinde artık Amik Ovası'nın yumuşak toprakları yerine daha sert kayaların bulunduğu yüksek zeminlere konut yapıldığını vurgulayan Ersoy, "Daha sert kayaların üzerinde, depreme dayanıklı zeminler üzerinde yeni konutlar yapıyoruz" sözleriyle doğru adımlar atıldığını ifade etti.
HATAY'I AYRICALIKLI KILAN ACI GERÇEK
Hatay'ın depremde neden bu kadar büyük hasar aldığını açıklayan Prof. Dr. Ersoy, bu durumun kenti diğer illerden farklı kıldığını belirtti. Depremdeki toplam kayıpların %40'ının Hatay'da yaşandığını hatırlatan Ersoy, en acı gerçeğin ise fay hattının doğrudan yerleşim yerlerinin altından geçmesi olduğunu söyledi. Ersoy, "Hatay'ı boydan boya fay kat ediyor. İşte güneyde Samandağ, ondan sonra Defne, sonra Antakya, sonra Kırıkhan, Hassa, oradan da İslahiye'ye doğru yerleşim yerlerinin altından fay geçiyor. 11 ili etkiledi ama altından fay geçen tek bölge, tek il Hatay" ifadelerini kullandı. Bu sebeple felaketin "Hatay-Kahramanmaraş Depremleri" olarak anılmasının daha doğru olacağını sözlerine ekledi.
BU FAY ÜZERİNDE 150 YIL TEHLİKE YOK
Vatandaşların en çok merak ettiği "tekrar deprem olur mu?" sorusuna da yanıt veren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, yüreklere su serpen bir açıklamada bulundu. Kırılan fay hattında enerjinin boşaldığını dile getiren Ersoy, "Bu deprem yaşanan yerde en az bir 100 yıl, 150 yıl deprem olmayacağını söyleyebiliriz. Yani depremin oluştuğu fay üzerinde bir daha olmayacak. Başka bölgelerde olabilir ama Kırıkhan'da, Antakya'da, Defne'de deprem olduğu için uzun süre bir deprem olmayacak" sözleriyle bölgenin artık daha güvenli hale geldiğini vurguladı.
"BU SADECE ASRIN DEĞİL, BİN YILIN FELAKETİ"
Yaşanan felaketin boyutunun "asrın felaketi" tanımının ötesinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu asrın felaketi değil, son 1000 yılın önemli felaketlerinden bir tanesi. Çünkü bu kadar geniş bir coğrafyayı etkileyen bir deprem hiçbir yerde yok" diye konuştu. Türkiye'nin kriz çözme konusundaki başarısına dikkat çeken Ersoy, "Dünyada hiçbir ülke yok ki bu krizi 3 senede eski haline getirebilecek gücü olsun. Gelişmiş, zengin ülkeler bile bunu yapamayabilir. Ama biz kriz çözmede gerçekten ülke olarak çok iyiyiz" sözleriyle devletin ve milletin mücadelesini takdir etti.
DEPREM DEĞİL, ÇÜRÜK BİNA ÖLDÜRÜR
Deprem gerçeğiyle nasıl yaşanması gerektiğine de değinen Ersoy, can kayıplarının asıl nedeninin binalar olduğunun altını çizdi. Ersoy, "Aslında deprem direkt insanı öldürmüyor. Deprem, zemininiz kötüyse, yapınız çürükse öldürüyor. Yani bir aracı kullanıyor" dedi. Deprem anında en güvenilir yerin sokaklar değil, depreme dayanıklı evlerin içi olduğunu belirten Ersoy, "Eğer kurallarına göre yapılmışsa, zemine göre yapılmışsa size hiçbir şey olmayacaktır. Bunu garanti edebiliriz" ifadelerini kullandı.