İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu

Bölgesel güvenlikte önemli bir dönemeç olan Mekke Anlaşması için bugün gözler İstanbul’a çevrildi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın üst düzey isimlerini bir araya getiren kritik zirvede, ortak savunma iş birliğinin geleceğine ilişkin yol haritası ele alındı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan toplantı sonrası yaptığı açıklamada "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık. İttifakımızın resmi adı: Mekke Savunma İttifakı." dedi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada "Üç ülke, Mekke Anlaşması’nı kurumsallaşmış ve kararlı bir şekilde uygulayarak bölgesel barış ve istikrara gerekli katkılarda bulunacaklardır." denildi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ilk toplantısını İstanbul'da gerçekleştirdi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı'nın Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanları, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla teşkil edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi formatında 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da bir araya gelmişlerdir.

Üç ülke, bölgelerinde sürdürülebilir barış ve istikrarın sağlanmasını teminen, bölgesel sahiplenme anlayışıyla, Mekke Anlaşması'nın sunduğu çerçeve dahilinde birlikte çalışma kararlılıklarını teyit etmektedir. Bu hedef doğrultusunda, krizlerin barışçıl çözümünü teşvik etmek üzere, gerilimin düşürülmesine ve itidali sağlamaya yönelik gayretleri desteklemeyi sürdüreceklerdir.

Bugün, üç ülke, dayanışmalarını güçlendirecek, kollektif caydırıcılık ve savunmalarının muteberliğini ve etkinliğini sağlayacak, adil, kapsayıcı ve kalıcı barışa yönelik bölgesel gayretlere ve iş birliğine dayalı güvenliğe katkıda bulunacak şekilde, Mekke Anlaşması kapsamındaki iş birliğinin daha da kurumsallaştırılması için adımlar atma hususunda mutabık kalmışlardır.

Mekke Anlaşması çerçevesinde yürütülecek çalışmaları desteklemek üzere Suudi Arabistan'da bir Genel Sekreter'in başkanlığında Sekretarya kurulacaktır. Sekretarya'ya, ilk olarak, Pakistan İslam Cumhuriyeti'nden, üç yıl süreyle görev yapacak bir Genel Sekreter başkanlık edecektir.

Müşterek faaliyetler aracılığıyla, savunma sanayi iş birliği, ortak teknoloji geliştirilmesi ve ortak üretim yoluyla savunma yeteneklerinin ve silahlı kuvvetlerinin uyumunu güçlendirmek üzere de çalışacaklardır.

Üç ülke, Mekke Anlaşması'nı kurumsallaşmış ve kararlı bir şekilde uygulayarak bölgesel barış ve istikrara gerekli katkılarda bulunacaklardır.

İSTANBUL'DA KRİTİK TOPLANTI

Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al Ruwaili katıldı.

Fotoğraf: AAFotoğraf: AA

Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısının marjında Suudi mevkidaşı Bin Ferhan ile İstanbul'da görüştü.

Toplantı aile fotoğrafı çekilmesinin ardından başladı. (Fotoğraf: AA)Toplantı aile fotoğrafı çekilmesinin ardından başladı. (Fotoğraf: AA)

Toplantıda savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayii alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıklar değerlendirildi.

Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin Çırağan Sarayı'nda düzenlenen toplantısına katıldı.

Toplantıda Pakistan heyetinde Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir; Suudi Arabistan heyetinde de Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili yer aldı.

Komite toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fidan, bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımlara kurumsal bir nitelik kazandırmalarının acil bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak, "(Mekke Ortak Savunma Anlaşması) Bu anlaşmayla bölgemizde yeni bir güvenlik ve işbirliği mimarisinin test edilmesi süreci başlamıştır." dedi.

İttifaka başka ülkelerin katılımının anlaşma gereği mümkün olduğuna işaret eden Fidan, "Bunun şartları, süreçleri, standartları konusunda hem ittifaka girmek isteyen ülkelerle hem ittifaktaki diğer ülkelerle görüşmelerinin yapılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 1

"İTTİFAK, ZATEN GENİŞLEMEK İÇİN KURULMUŞ BİR İTTİFAK"

Fidan, ittifaka katılış süreçleriyle ilgili bir yol haritası konusunda çalıştıkları bilgisini paylaşarak, "İttifak, zaten genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır. Ama başlangıç itibarıyla temellerin çok iyi atılması gerekiyor, kurumsallaşmasının da çok iyi yapılması gerekiyor. Hem Suudi Arabistan hem Pakistan, bu konuda bizim gibi çok hassaslar." ifadelerini kullandı.

Bir taraftan güçlü, kurumsallaşmış, sorunlara sahip çıkabilen ve bölgeye istikrar, barış ve refah getiren bir temel atarken, diğer yandan da ittifakın genişlemesi konusunda hemfikir olduklarını dile getiren Fidan, bunun bir süreç içerisinde gerçekleşeceğini söyledi.

Fidan, ittifaka gelecek potansiyel bir müttefikin iyi altyapısı olan, kurulmuş ve iyi işleyen bir yapıya dahil olması gerektiğini vurgulayarak, "Biz şu anda işin zor kısmı olan kuruluş aşamasını hep beraber bitirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

"Bu ittifakla bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını göreceğiz ve belirsizlik azalacak. Aktörlerin tavırları daha belirgin hale gelecek." diyen Fidan, belirsizlik azalınca oluşan istikrar ortamı üzerine daha fazla yatırım ve kalkınma yapılabileceğinin altını çizdi.

"NETANYAHU CANİSİ, SOYKIRIMCISI BU NOKTADA CİDDİ OLARAK BİR İNSAN DEĞİLDİR"

İsrail'in Türkiye'yi "stratejik tehdit olarak görmesine" ilişkin Fidan, "Seçim sürecine girdiği andan itibaren (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin, başta Netanyahu olmak üzere destekçilerinin artan bir şekilde Türkiye'ye yönelik bir söylemi var, Cumhurbaşkanımızı (Recep Tayyip Erdoğan) ve bazı arkadaşlarımızı hedef alan yaklaşımları var. Biz bunu baştan beri takip ediyoruz. Şimdi birincisi şunun altını çizmek gerekiyor. İnsanlığın ve uluslararası toplum ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, altını çiziyorum, Netanyahu canisi, soykırımcısı, bu noktada ciddi olarak bir insan değildir." ifadelerini kullandı.

Fidan, Netanyahu'nun muhatabı olduğu ana kitlenin uluslararası topluluk ve sistem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Çünkü sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için Netanyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle bir tehdit oluşturmaktadır. Bunu sadece Türkiye'nin problemiymiş gibi düşünmek büyük bir hata. Dolayısıyla burada uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması, bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bunun durduğu yer İsrail'e de büyük zarar, Filistinlilere zaten zarar, bölgeye de büyük zarar."

Fidan, konuşmalarına bakıldığında Netanyahu'nun Filistin Devleti'nin kurulmasını ve bölgedeki ülkelerde devam eden işgalin sona ermesini istemediğine dikkati çekerek, "Soykırımcı ve işgalci yaklaşımın, bölgesel güvenliği ve uluslararası güvenliği tehlikeye atan yaklaşımın devamını istiyor. Şimdi bu sadece bizim değil, bütün bölgenin ve uluslararası toplumun büyük bir tehdididir. Bu tehditle, bu Netanyahu tehdidiyle bu uluslararası sistem savaşmalıdır arkadaşlar. Benim mesajım bu." dedi.

Komite toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) Girne Limanı açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, ölenlerin yakınlarına, Türk milletine ve KKTC halkına taziyelerini sundu.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 2

Kazada yaralananlara acil şifalar dileyen Fidan, benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

Fidan, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde tarihi bir adım atarak Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladıklarını hatırlatarak, "Anlaşma bölgesel sahiplenme anlayışının bir ürünüdür. Her zaman ifade ettiğimiz gibi bölgemize dışarıdan getirilmeye çalışılan çözüm arayışları sorunlarımıza deva olmamakta, aksine ağır bedeller ödenmesine sebep olabilmektedir." dedi.

Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanlarının yanı sıra genelkurmay başkanlarının katılımıyla, anlaşma kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısına ev sahipliği yaptıklarını söyleyen Fidan, toplantıda anlaşmanın uygulanması sürecinde atılacak somut adımları görüştüklerini aktardı.

Fidan, "Bugün itibarıyla anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalarımıza da başlamış olduk. Her şeyden önce, ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık. İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı." diye konuştu.

İttifakın sekreteryasının Riyad'da kurulmasının öngörüldüğünü ve ilk genel sekreterin Pakistanlı olması konusunda mutabık kalındığını hatırlatan Fidan, bugünkü görüşmelerde kurumsallaşmaya yönelik hangi adımların ne zaman atılacağına dair ön kararların alındığını belirtti.

Fidan, büyük bir uyum ve derinlik içerisinde tarafların görüşlerini ifade ettiğini dile getirerek, ittifakın kurumsallaşması için yürütülecek çalışmalara katkı sunanlara teşekkür etti.

"Güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir gelecek vizyonuyla imzalanan bu ittifak, savunma temellidir. İttifak, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile içişlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır. İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını, aksine bu temel ilkelere riayet eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha burada vurgulamak istiyoruz." ifadelerini kullanan Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu barışçıl vizyonun, anlaşmanın özünde yer alan ilkeleri paylaşan diğer dost ülkelerle beraber ilerletilmesinin ittifak üyelerince temenni edildiğini söyledi.

Fidan, "İttifakın, ülkemizin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını ve bunların da yerini almadığını belirtmek isterim. Bunların tamamlayıcısıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Bugünkü toplantıyla bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını gösterdiklerini vurgulayan Fidan, başta Pakistan ve Suudi Arabistan olmak üzere dost ülkelerle yakın işbirliği ve eş güdümü sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.

"BÖLGESEL GÜVENLİK SORUNLARI MAALESEF KÜRESEL ETKİYE SEBEP OLUYOR"

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın bölgede nasıl bir rol üstleneceğine ve katkıda bulunacağına dair şunları kaydetti:

"Bölgemizde sahici manada ittifak ve güven oluşmadığı zaman, oluşan güvensizlik ikliminden ortaya çıkan çok fazla problem alanı oldu, özellikle bölgesel güvenlikle ilgili. Bizim bölgemizde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunları da maalesef küresel etkiye sebep olmakta. Dolayısıyla bölgesel aktörlerin dışında birdenbire küresel aktörlerin de karıştığı olaylar oluyor."

Fidan, son 30 yıla bakıldığında birçok olayda bunun görüldüğüne ve bu meseleyi çözmenin yolunun bölge ülkelerinin bu soruna sahip çıkması olduğuna işaret ederek, "Bölgedeki ülkeler, bir araya gelip birbirlerinin egemenliklerine, toprak bütünlüklerine ve güvenliklerine saygı duydukları zaman ve bunu da taahhüt altına aldıkları zaman, daha da ileri gidip bunu koruyacak bir yapı kurdukları zaman, bölgesel güven ve müttefiklik ilişkileri konusunda bir sıkıntı kalmaz." dedi.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 3

Bakan Fidan, samimi olarak bu prensipleri taahhüt eden bir ülke olunduğunda bu bölgedeki sorunların yüzde 85-90'ının an itibarıyla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Artık ulus devletler çağında yaşandığını, herkesin sınırının ve egemenlik alanının belli olduğunu belirten Fidan, bir ülkenin sınırıyla, egemenlik alanıyla ve güvenliğiyle ilgili bir problemi yoksa, bunun üzerine istikrar, refah ve kalkınma inşa edilmemesi için bir neden olmadığına işaret etti.

Fidan, uzun yıllar Orta Doğu coğrafyasında istikrarsızlığa zemin hazırlayacak birçok sorun alanı oluştuğunu anımsatarak, "Türkiye ortaklarıyla beraber yapıcı bir yaklaşımla, ileri bir vizyonla, bölgedeki yaşanmış negatif olaylardan, pozitif olaylardan da büyük ders çıkartarak ortaya bir vizyon koydu. Ve bu vizyon neticesinde bu ittifak bugün hayata inşallah Cumhurbaşkanı'mızın öncülüğünde hayata geçiyor." diye konuştu.

Bölgede aslında çok fazla kaynak ve imkan olduğuna dikkati çeken Fidan, "Ama istikrar, güven ortamı olmadığı için bölge halkları gereksiz yere bir ton sıkıntı çekmekte. İnşallah biz (bu ittifakı) barışın, istikrarın ve refahın anahtarı olarak görüyoruz. Niyetimiz de bu yönde, inşallah amelimiz de bu yönde olacak." ifadesini kullandı.

KARADENİZ'DE SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ

Fidan, Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin tehlikeye atılması ve ticari gemilerin hedef alınmasına ilişkin soruya "Bu gerçekten büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Sadece Karadeniz güvenliği için değil, artık global gıda güvenliği için de büyük sorun oluyor." karşılığını verdi.

Rusya'dan ve Ukrayna'dan gelmesi gereken tahıl ürünlerinin dünya piyasalarına gidemediği için birçok ülkenin, sorunun çözümünde Türkiye'nin desteğini istediği bilgisini paylaşan Fidan, "Bizim hazırladığımız bir çalışma var. Her iki tarafla da temas halindeyiz bu çalışma üzerinden. Geçmişte yaptığımız gibi inşallah gerekli şartların oluşması durumunda Tahıl Anlaşması'na benzer bir anlaşmayı daha yapmak için çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bir yıpratma savaşı olmaktan çıkıp, yok etme savaşına dönüştüğüne işaret ederek, tarafların birbirine daha fazla yok edici biçimde verdikleri zarar ve bölge için oluşturdukları zararın önüne geçilmesi gerektiğini, bu konudaki çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

SALDIRI HERKESE YAPILMIŞ SAYILACAK

Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı iş birliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 4

SAVUNMA ODAKLI BİR DÜZENLEME

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi iş birliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor. Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir iş birliği zemini oluşturuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 5

BAŞKAN ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Başkan Erdoğan, Mekke Anlaşması'nın farklı bir değişim olduğuna işaret ederek, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke'de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemiz için gerçek bir vesile oldu." dedi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yakın zamanda imzalanan güvenlik odaklı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Erdoğan, şunları söylemişti:

"Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke'de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke'de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur. Bu konuda ben inanıyorum ki gerek Pakistan gerek Türkiye gerekse Suudi Arabistan, bu anlaşmadan çok çok önemli memnuniyetle ayrılmışlardır. Hayırlı olsun."

ERDOĞAN'DAN MEKKE'NİN SEÇİLMESİNE VURGU

ABD ile İran arasındaki sıkıntılı bir dönemde böyle bir anlaşmanın yapılmış olmasının dünya barışı için önemli bir mesaj oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dünya barışına önemli bir mesaj diyorum çünkü Türkiye barıştan yana tavır koyan bir ülke olarak Mekke'nin seçilmiş olması, bu barış için önemli bir adım olmuştur. İran ile ABD arasındaki süreçte barışın taraftarları olarak bizler de bunu sürekli vurguladık, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık. Barıştan yana böyle bir süreci özellikle kovalayan ülkeler olarak bizler de Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, bu barışın savunucuları olarak yerimizi aldık. Barışın savunucuları olarak da bundan sonraki süreçte yine bizler, barışı kovalayan ülkeler olarak bu yola devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

İstanbul'da kritik zirve! Bakan Fidan açıkladı: Anlaşmanın adı Mekke Savunma İttifakı | Dışişleri'nden kararlılık vurgusu - 6

Mekke Anlaşması'nın NATO'nun 5. maddesindeki savunma unsuruna benzerliği sorulan Erdoğan, "Bunu şöyle ifade edeyim. Malum NATO'nun 5. maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması halinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye'ye, Suudi Arabistan'a, Pakistan'a olabilir, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir." ifadelerini kullandı.

MISIR'A DA AÇIK KAPI

Erdoğan, başka ülkelerin de Mekke Anlaşması'na katılımına ilişkin değerlendirmesinde, "Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an olabilir. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, 'Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır.' dedik ve kapıyı açık tuttuk." şeklinde konuştu. Başkan Erdoğan, "Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır'a da kapısını açar." dedi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin