Dışişleri Bakanı Fidan'dan İran mesajı: Ani bir savaş tehdidi yok
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasında yaşanan gerilime dair "Nükleerde bir çözüm çıkarsa diğer sorunlar rahat çözülür. Sorunun müzakere ile çözülme ihtimali var" dedi. Fidan İranlı mevkidaşı ile yaptığı görüşmeye ilişkin de "Arakçi ile konuştum. Çıkacak yeni bir savaşı bölgenin kaldıracak hali yok.Şu anda ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor." şeklinde konuştu. Terör örgütü YPG'ye de uyarı yapan Bakan Fidan süreci takip etmeye devam edeceklerini belirterek "Bu realiteyle yüzleşmelerini sağlamak artık sadece bir zaman meselesi, an meselesi. Bunu hep söyledik: Daha büyük kayıplar yaşanmadan uyanın." dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında Türkiye başta olmak üzere İran, Gazze ve Suriye'deki son duruma ilişkin soruları yanıtladı.
İran meselesinin gündemi çok meşgul ettiğini belirten Fidan, "Bölgede çıkacak yeni bir savaşı bölgenin kaldıracak hali yok. Cumhurbaşkanımız da bu konuda maksimum hassasiyet içerisinde. Dolayısıyla olası bir savaşı önlemenin bütün imkanlarını kullanmak istiyoruz." ifadesini kullandı. Fidan, ABD ile İran tarafının 2 gün önce Umman'da bir araya geldiğini, burada Umman arabulucuğu ile tarafların dolaylı görüşmeler yaptığını anımsattı.
FOTO: AA
İRANLI MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ
İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi'nin kendisine müzakerelerle ilgili bilgi verdiğini aktaran Fidan, ABD tarafıyla da görüşüldüğünü dile getirdi.
Fidan, gerginliğin "hemen neticeye ulaşmanın zor bir konu" olduğunu söyleyerek, tarafların müzakere etmeye devam etme hususunda bir irade koymuş olmasına işaret etti.
Bir araya gelme kararı alınmasının İstanbul'daki görüşmelerde mümkün kılındığını hatırlatan Fidan, bir araya gelişte olumlu bir hava çıkmasının Ankara için önemli olduğunu vurguladı.
Fidan, "daha yaratıcı çözümler bulunması" çağrısının yankı bulduğunu kaydederek, "savaş tehdidinden uzaklaşılması gerektiği" mesajını verdi.
"Şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor." diyen Fidan, müzakereler konusunda kapının aralandığını vurguladı.
Bakan Fidan, 30 Ocak'ta Erakçi ile İstanbul'da yapılan görüşmeler ve ABD'li yetkililerle temasların ardından müzakere kararı alınmasının ve buna nükleer dosyasından başlanmasının önemli bir karar olduğunu dile getirdi.
Fidan, İran ile "4 maddeyi aynı anda al veya terk et" demenin gerçekçi bir çözüm arayışı olmadığını, bunu ABD'li yetkililere de anlattıklarını vurgulayarak, nükleer meselesinin en önemli konu olduğunun altını çizdi.
İran'ın, zenginleştirilmiş uranyum meselesinde mevcut uygulamanın durumunun ne olacağı ve daha önceden zenginleştirilen uranyumun akıbetini konuşmaya hazır olduğunu aktaran Fidan, bunda çözüm olması halinde, diğer konuların masaya getirilmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, nükleer meselenin, direkt ABD'nin ulusal güvenliği ve küresel güvenlikle ilgili olduğunu ancak balistik füze, vekil güçler gibi diğer meselelerin, ABD'nin güvenliğine bire bir ilişkili meseleler olmadığını, bunların İsrail ve bölgesel güvenlikle alakalı olduğunu aktardı.
Dışişleri Bakanı Fidan, bunun daha çok bölge ülkelerinin sorunu olduğunu ifade etti.
Fidan, nükleer konuda bir çözüme gidilip her iki tarafı da tatmin eden bir anlayışın ortaya çıkması durumunda, Türkiye'nin bundan sonra oluşacak güven ortamında, diğer sorunların daha rahat çözülebileceğini düşündüğünü vurguladı.
"Taraflar gelmekte olan bir saldırı konusunda zaman kazanmaya mı çalışıyor? İçtenlikli bir müzakere arzusu içindiler mi?" sorusuna Fidan, "Her ikisi. Bu, bir sürpriz değil, stratejinin kuralı bu." yanıtını verdi.
Fidan, "Bu türden düşmanlıkların olduğu yerlerde bu türden görüşmelere girdiğiniz zaman, diğer senaryonun hazırlığı yapılır. Her iki taraf da bunu kontrol eder." dedi.
ABD'nin "biraz daha açıktan baskı unsuru gösterme" metodunu benimsediğini belirten Fidan, Washington'un bölgeye filo ve bombardıman uçaklarını yollaması ve stratejik güçlerini kaydırmasının, Tahran'ın da füze sayısını çoğalttığı açıklamalarının olası saldırının taraflar için sıkıntılı olacağının ipuçlarını verdiğini söyledi.
Fidan, bunun işin doğasında olduğu tespitini yaparak, bu türden hassas bir konuda güç göstermeye ve hazırlıklı olmaya işaret etti.
İran'ın haziranda müzakereler sırasında saldırıya uğradığını hatırlatan Fidan, "(ABD Dışişleri Bakanı) Rubio'dan (son saldırıda) bir telefon aldık, 'İranlılara söyle, önümüzdeki birkaç saat içerisinde her şey olabilir.'" ifadelerine yer verdi.
Erakçi'nin o dönem bunu duyunca müzakerelerin devam ettiğini söylediğini kaydeden Fidan, o dönem vuranın İsrail tarafı olduğunu belirtti.
Fidan, kendilerine düşen görevin, bölgenin daha büyük sıkıntıya girmesine yol açacak bir felaketi önleyici tavır sergilemek olduğunu ve bu konuda ellerinden geleni yaptıklarını kaydetti.
FOTO: AA
UMMAN'DAKİ GÖRÜŞMELER VE TÜRKİYE'NİN TAVRI
İran'ın kendi içinde bir karar alma mekanizması olduğunu hatırlatan Fidan, görüşmelerin Umman'da yapılması, modelite şeklinin daha önce alınmış bir karar ve devam eden bir usul olduğunu dile getirdi.
Fidan, kendisinin iki tarafa yüz yüze konuşmayı önerdiğini ancak tarafların karar alma mekanizmalarına saygı duymak gerektiğini belirtti.
İran'ın "müzakereler Türkiye'de olmasın" diye bir anlayışta olmadığına inandığını aktaran Fidan, "İran, bunu düşünecek durumda değil. Daha büyük potansiyel sıkıntılar var. Şu anda onu önlemekle meşgul, bu varlık ve yokluk meselesi." dedi.
Fidan, Türkiye'nin Umman'daki görüşmelerden iyi bir sonuç çıkmasını istediğine dikkati çekerek, Ankara'nın iki taraf ile de çokça konuştuğunu ve Katar, Suudi Arabistan, BAE, Mısır gibi ülkelerle de görüşmeler yaptığını bildirdi.
Filistin meselesinde, Türkiye'nin ortaya attığı fikirle bölgesel sorunları çözmede bölge ülkelerini bir araya getirdiğini hatırlatan Fidan, "Filistin meselesinde muazzam bir mücadele koyduk, diplomatik mücadele. Aynı türden dayanışmayı ayrı ayrı çalışacağımıza, İran meselesinde de gösterelim. Bir platform oluşturalım, fikir birliği yapalım, fikirlerimizi tartışalım ve hem Amerikalılara hem İranlılara buradan bir ses üretelim." diye konuştu.
Fidan, bunu ABD'lilerin de çok sevdiğini vurgulayarak, ABD'li muhataplarının bu türden çalışmanın Gazze'de verimini gördüklerini ifade ettiklerini söyledi.
Bölgesel sahiplenme üretmenin önemine vurgu yapan Fidan, "Bu, sizin beraber hareket etme pratiğinizi geliştiriyor açıkçası ki, bölgede uzun yıllardır olmayan bir konuydu. Son birkaç yıldır bizim ortaya attığımız fikirlerle ve yapıcı davranışlarla bölge ülkeleri de buna müzahir. Gerçekten hem liderlik hem bakan düzeyinde bu konu şu anda çok iyi bir takım olarak gidiyoruz ama sorunlar büyük." ifadelerini kullandı.
Fidan, bölgesel işbirliği platformlarına ihtiyaç olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bölgenin esasında en büyük ihtiyacı, bölge ülkelerinin hepsinin birbirine güven telkin eder durumda olması. Bunun olmadığı bir ortamda biliyorsunuz, bölge ülkeleri, hegemona başvuruyorlar. 'Gelsin, bize yardım etsin kendi bölgemizde' diye. Diğer aktörle araları iyi değil veya endişe ediyorlar. Bunu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu da yani biz uzun yıllardır düşünüyoruz Cumhurbaşkanımızın da bu konudaki perspektifi, bölgesel dayanışma ittifakını gerçekten daha kurumsal hale getirmek."
Bunun siyasi, askeri ve ekonomik alanda olması gerektiğinin altını çizen Fidan, bu tartışmaların sürmesinin önemine işaret etti.
Bakan Fidan, "çok ileri bir takım tekliflerin de" gündeme geldiğini aktararak, yakın gelecekte bu konuda bölge istikrarına "inanılmaz katkıda bulunulacak" bir takım gelişmelerin olacağını düşündüğünü söyledi.






