MİT'ten Mossad'a ağır darbe! 2 ajan kıskıvrak yakalandı | İşte İsrail İstihbarat servisinin ticari tedarik zinciri...
MİT iz sürdü, İstanbul polisi şafak vakti düğmeye bastı. Mossad'ın sahadaki maşaları bir bir deşifre edildi. Casusluk faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu, düzenlenen operasyonla etkisiz hale getirildi. Kirli işbirliği nasıl deşifre edildi? Mossad Türkiye’de neyin peşindeydi? Güne damgasını vuran gelişmeleri A Haber ekranlarından aktaran muhabir Mehmet Karataş, operasyonların Türkiye ve bölge için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. İşte İsrail İstihbarat servisinin ticari tedarik zinciri...
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.
MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.
Mehmet Budak Derya
MERMER TÜCCARLIĞINDAN İSRAİL CASUSLUĞUNA
Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin/Silifke'de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi'nin dikkatini çekti.
İsrail'in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012'de Mehmet Budak Derya'yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa'da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013'te Avrupa'da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi.
Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya'ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu'nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.
Veysel Kerimoğlu
KAYNAKLARININ KONUMUNU YÜKSELTMEK İÇİN İŞÇİ BULDULAR
İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu'nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı.
Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı.
İsrail'in Gazze'yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze'ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze'de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.

İSRAİL SERVİSİ'NİN DESTEĞİ İLE İŞLERİNİ BÜYÜTTÜ
Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya'ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi.
Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı.
ÜÇÜNCÜ ÜLKE GÖRÜŞMESİ
Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.
İSRAİL SERVİSİNİN TESTLERİNİ GEÇTİ
İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya'ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı.
İsrail servisi tarafından M.B. Derya'ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024'te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail'in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti.
Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
İSRAİL İSTİHBARAT SERVİSİNİN TİCARİ TEDARİK ZİNCİRİ ORTAYA ÇIKTI
İsrail İstihbarat Servisi'nin, Avrupa merkezli paravan şirketler üzerinden Asya'ya uzanan çok katmanlı bir ticari tedarik zinciri kurduğu, bu yapıda ürünlerin nihai kullanıcıya istihbarat bağlantısı gizlenerek ulaştırıldığı belirlendi.
Elde edilen bilgilere göre, İsrail İstihbarat Servisi mensubu "Elly", Ocak 2026'da İsrail uyruklu Mehmet Budak Derya ile görüşerek Avrupa merkezli bir paravan şirket kurulması talimatını verdi. Bu talimat doğrultusunda Mehmet Budak Derya'nın şirketin banka hesaplarının oluşturulması, web sitesi tasarımı, sosyal medya hesaplarının açılması ve örtaklı yapılacak firmalarla ilgili araştırmalara başladığı öğrenildi.
Mehmet Budak Derya'nın, Elly'nin yönlendirmesiyle Asya ülkelerinde faaliyet gösteren üç ayrı firma ile temas kurduğu, bu firmaların İsrail İstihbarat Servisi'nin ticari tedarik zincirinin temel parçaları olmasının hedeflendiği ifade edildi.
Zincirin ilk aşamasında İsrail İstihbarat Servisi tarafından seçilen ürünlerin, Mehmet Budak Derya adına kurulan paravan şirket aracılığıyla satın alındığı ve bu ürünlerin nihai hedefe ulaştırılmasının planlandığı belirtildi. Ürünler, ilk şirkete teslim edildikten sonra piyasadan temin edilmiş gibi gösterilmek üzere depolanacak, etiket ve ambalajlarında değişiklik yapılacaktı.
İkinci şirketin, birinci şirketten teslim aldığı ürünleri süreli olarak deposunda bekleteceği, bu süreçte ürünlerin içeriğinde değişiklik yapılmasının da planlamaya dahil olduğu kaydedildi. Üçüncü şirketin ise bu ürünleri teslim alarak İsrail İstihbarat Servisi ile bağlantısı bulunmayan nihai kullanıcıya ihracatını gerçekleştireceği bildirildi.
Ürünlerin nihai kullanıcısının yalnızca Asya merkezli üçüncü firma ile ticari ilişki içinde olacağı, bu nedenle İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildiğinden haberdar olmayacağı aktarıldı. Kurulan bu çok aşamalı yapı sayesinde, paravan şirketler aracılığıyla ticari faaliyet görüntüsü altında istihbari tedarik sürecinin gizlenmesinin amaçlandığı değerlendiriliyor.
PARAVAN ŞİRKET KURACAKKEN YAKALANDI
Ocak 2026'da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya'nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı.
Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisinin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti.
Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti.
Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti.
M.B. Derya'nın servis görevlileri ile Ocak 2026'da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.
MİT'TEN KAÇAMADILAR
Bir süredir MİT'in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.
MOSSAD'IN KİRLİ PLANI DEŞİFRE OLDU! TÜRKİYE'Yİ LÜBNAN'A ÇEVİRECEKLERDİ!
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul Emniyeti'nin ortak operasyonuyla, İsrail gizli servisi Mossad'ın Türkiye ve Filistin'de yüzlerce insanın ölümüne yol açabilecek korkunç bir planı çökertildi. Lübnan'da Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarının patlatılmasıyla gerçekleştirilen kanlı eylemin bir benzerini Türkiye'de yapmayı hedefleyen Mossad hücresi deşifre edildi. Operasyonda, 2012'den beri Mossad'a çalışan Mehmet Budak Derya isimli kilit ajan ve suç ortakları yakalandı. Ayrı bir operasyonda ise terör örgütü MLKP'nin Türkiye'deki yapılanmasına tarihi bir darbe indirilerek, aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu 101 şüpheli gözaltına alındı.
Güne damgasını vuran gelişmeleri A Haber ekranlarından aktaran muhabir Mehmet Karataş, operasyonların Türkiye ve bölge için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. Karataş, Mossad'ın artık dünyayı şekillendirmeye çalışan küresel bir aktör olduğunu belirterek, "Yapılan bu operasyon hem ülkemiz açısından hem de ülkemizin çevresinde bulunan yakın komşularımız açısından hayati önem taşıyor," sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.

MOSSAD'IN TÜRKİYE VE FİLİSTİN PLANI ÇÖKERTİLDİ
Karataş, Türkiye'nin Mossad'a en ağır darbelerin vurulduğu ülkelerin başında geldiğini belirterek Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet birimlerini tebrik etti. Operasyonun merkezinde, "Mehmet Budak Derya isimli bir ajanın ön plana çıktığını" ifade eden Karataş, bu kişinin 2012 yılından beri Mossad ile ilişkili olduğunu ve faaliyetlerinin korkunç boyutlarda olduğunu aktardı.

LÜBNAN'DAKİ KORKUNÇ SALDIRIYI TEKRARLAYACAKLARDI
Mehmet Karataş, operasyonun engellediği büyük tehlikeyi ise şu sözlerle anlattı: "Yapılan bu operasyon neyi engelledi biliyor musunuz? Hatırlayacaksın, 2024 yılının Eylül ayında Lübnan'da Hizbullah'ın elinde bulunan telefonlar, cihazlar patlamıştı. Aslında aynı çalışmayı Türkiye'de ve Filistin'de de gerçekleştirmek adına kurulmuş bir şirketin perde arkasında bulunan isimleri konuşuyoruz." Karataş, Mossad ajanlarının uzaktan kontrolle patlatılabilen bu cihazları Türkiye'de piyasaya sürmeyi ya da Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere göndererek hem katliam yapmayı hem de Türkiye'yi uluslararası arenada zora sokmayı hedeflediğini belirtti. Bu planın, Türkiye'yi bir başka ülkeyle karşı karşıya getirebilecek bir komplo olduğunu vurguladı.
DRONE MÜHENDİSİNE TUNUS'TA SUİKAST: İZLER TÜRKİYE'DEKİ HÜCREYE UZANDI
Ajanların bir başka kanlı eylemi daha deşifre oldu. Karataş, hücrenin Hamas için drone geliştiren mühendis Muhammed Zauri'nin Tunus'ta öldürüldüğü suikasttaki rolünü de açıkladı. Ajanların, "sana drone parçalarını Türkiye'den satacağız" diyerek mühendisle temas kurduğunu, bu sayede güvenini kazanıp yerini tespit ettiklerini ve bilgiyi Mossad'a servis ederek suikastın gerçekleşmesini sağladıklarını aktardı.

TERÖR ÖRGÜTÜ MLKP'YE TARİHİ DARBE
Mehmet Karataş, gündemdeki ikinci büyük operasyonun ise terör örgütü MLKP'ye yönelik olduğunu bildirdi. Bu operasyonun aylarca süren titiz bir istihbarat çalışması sonucu gerçekleştirildiğini söyleyen Karataş, "Örgütün gençlik yapılanması, basın birimi ve kadın komitesi gibi tüm kilit noktalarına darbe vuruldu" ifadelerini kullandı. Operasyonda toplam 110 şüpheliden 101'inin yakalandığını, aralarında kırmızı bültenle aranan sözde komite yetkililerinin de olduğunu belirtti.

46 ŞÜPHELİ DAHA ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Karataş, canlı yayın sırasında sıcak bir bilgiyi de paylaştı. Gözaltındaki şüphelilerden 55'inin dün adliyeye çıkarıldığını ve 47'sinin tutuklandığını hatırlattıktan sonra, "Hemen şu son dakika bilgisini vereyim, MLKP operasyonunda 46 kişi şu anda adliyeye sevki gerçekleşiyor" dedi. Karataş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın "hiçbir terör örgütüne göz açtırmayacağız" şeklindeki kararlı duruşuna atıfta bulunarak operasyonların devam edeceğinin sinyalini verdi.