CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır
"ALİ MAHİR BAŞARIR HARAM SOFRALARA OTURUYOR"
İzmir Foça sahillerinde gezen CHP Grup Başkanvekili Mahir Başarır hakkında sert sözler söyleyen Çakır, "Eğer sen haram sofralarına oturursan, onlarla iş tutarsan, onlara arabanı da tahsis edersin. Benim öyle adamlarla hiç işimim olmadığı için bilmem ben." ifadelerini kullandı.
38. KURULTAY'DA NE YAŞANDI?
SORU: Tekrardan bir geçmişe dönmek istiyorum ben. 38. kurultayın en yakın tanıklarından birisiniz. Hatta o kurultayda açık açık Kemal Kılıçdaroğlu'nun desteklediğinizi beyan ettiniz. Birçok isim oldu Kılıçdaroğlu'nu desteklediğini söyleyip sonrasından günün sonunda Özgür Özel'in yanında konumlandı. 38. kurultayda ne yaşandı? Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Kurultay sonrası yapılan ilk parti içi toplantıda Özgür Özel sizden neden özür diledi?
Şimdi, kurultay bittikten sonra ne olduğunu tabii ben bilmiyorum. Kim kime ne almış, ne vermiş. Erzurumlu adam diyor ki "Beni aldılar, şurada para verdiler, beni pavyondan şunu yaptılar, oyumu değiştirdim."
Bitlis diyor ki "Şunu yaptım." O diyor ki "Bunu yaptım" Ben bunları bilmem. Olup olmadığını bilmem ben bunları.
Ancak, ancak kurultayın sonucunda Ali Mahir Başarır'la bir gazeteci arkadaş röportaj yapıyor. "Neden Kemal Kılıçdaroğlu'yla yollarınızı ayırdınız?" diyor. "Efendim," diyor, "Mersin," diyor, "beş" dedim diyor (yani beni kastediyor). "Şaibeli adam, koymayın" dedi diyor. "Bunu Demokrat Parti istemedi" diyor. Ya böyle bir adaylık söz konusu mu? Davet vardı, gitmedim ben. "Şaibeli adam" diyor, "Mersin beş" diyor. "Koymayın efendim" dedim diyor. Onun için diyor "kırılma noktam oldu" diyor.
Ben de kapalı grupta Özgür Özel'e dedim ki, çıktım kürsüye bu şeyi gösterdim, canlı yayını. "Tüzüğe göre seçilmiş milletvekiline şaibeli demek partiden ihraçtır. İhraç edilebilir değil, ihraçtır. Şimdi bu Ali Mahir Başarır'ı ihraç edecek misin?" dedim.
O da kalktı dedi ki "Ben onun adına senden özür diliyorum" dedi. Ben de bir şey demedim bunun üzerine. Demedim bir şey.
SORU: "Peki buna benzer bir durum siz yap yani tarafı siz olsaydınız? Bu tüzük işler miydi?
İşlerdi. Hemen kovardı. Yani ama ben yürekli adamım. Öyle bir lafı söyledikten sonra eğer bana en ufak bir sinyal göndersin, zaten millete giderim. Millete giderim. Benim gideceğim başka bir yer yok. Benim gideceğim bir otel sahibi yok. Benim gideceğim bir gayrimeşru adam yok. Benim gideceğim ayağı çarıklı, eli nasırlı Yörük çocukları, işçi çocukları, dağın başında domates, nahıl yetiştirirler. Limon diken ellere bak onlara gelirim ben. Nereye gideceğim ben? Benim başka gidecek bir yerim yok. Ben gidip de İngiltere'ye tatile gitmiyorum. Ben gidip de Almanya'ya bir diğer yerlere gidip de o kötü yerlere gitmedim. Ben görmedim Almanya'yı, İngiltere'yi. Benim gittiğim Mersin, geldiğim Ankara, bir de İstanbul'a ara sıra davet olursa arkadaş, kalmam oraya.
CHP eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu
KILIÇAROĞLU'NA TROLLERLE KÜFÜR ETTİRDİLER
SORU: Peki televizyondaki tezviratlar, Kemal Kılıçdaroğlu'na edilmeyen hakaret kalmadı.
Ya bu çok felaket bir şey. Bir gün Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlığını yapmış kim olursa olsun. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu beyefendi için söylüyorum. Ya adamın trolllerle ne anası kaldı… Ya 13 sene başkanlık yapmış, %48,5 oy almış. O masayı, o masayı toplamış. Hadi sen de toplasana o masayı.
Özgür Özel ve CHP medyasının anketlerde öndeyiz şeklinde iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getiren Çakır şöyle konuştu:
Hadi bakalım yap %48! Ne senin oyun? At başı gidiyorsun AK Parti'yle. Bu kadar ekonomik sıkıntıya göre at başı gidiyorsun. Ama sen yani buna bir çare arayacağına, ya yatıyorsun bir adam için, kalkıyorsun bir adam için. Bu ne ya?
Ama artık bu ayrımcılığa girdi. Bu kıyıma girdi. Oraya gelip de önünü ilikleyenler zannediyor ki, biz milletvekili olacağız. Bak göreceğiz günün sonunda o takla atanların önünde ne olacaklarını görecekler. Hiçbir şey olmayacak. Aynı bir gün benim söylediklerime abi keşke şöyle senin dediğin gibi olsaydı diyecekler. Ama ben kemiğimi kemirtmem. Ama ben açıkta kalmam. Çünkü iki şahit var, biri Allah, biri millet.
Neymiş? Gençmiş. İşte gördük getirdiğin genç belediye başkanını. Gördük. Mersin'de de var ondan bir tane, bir tane. Bu ne ya? Onun için millet bunlara bakar iktidara gidecek parti bu şekilde idare edilmez. Ne diyeceğim başka ya? Bak, benim gayrimeşru bir işim yok. Ben küfür etmiyorum. Ben hakaret etmiyorum. Ya bir günde de ki, ya gel bir konuşalım deseydi, hepimizi kucakla ya. Ya bırak ya.
Biz Kemal Bey'e oy verdik. Sen de Kemal Bey'in dört dönem milletvekilliğini yaptın. Grup Başkanvekilliği, grup başkanı yaptın. Ya bu Kemal Bey seni daha ya yoktan var etti ya. Hiç mi bunun hatırı yok ya?
İşte Kemal Bey'in sırtındaki hançerlerle kurultaya çıktım sözü budur.
Beylikdüzü'nden adam ilçe başkanı, Beylikdüzü Belediye Başkanı yaptı. Getirdi İstanbul Belediye Başkanı yaptı, arkasında durduk. Hep beraber. Yani, bu kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine girip de orada devrim yapıp işi ele geçirip de şimdiki şu konuştuğunuz işte bir sürü yalan, doğru şaibe, para aldım verdim hadiseleri gerçekleştikten sonra işte bak olmuyor demek. İş tutmuyor. Yani siyasette temeli olmazsa, sağlam yerlere oturmazsa, istediğin kadar ayak oyunu oyna. İstediğin kadar parayla pulla iş yap, olmuyor, olmaz da, olmayacak da."
Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu
"İDDİANAMEDE DENDİĞİ GİBİYSE VAY HALİMİZE, OLACAKLARI DÜŞÜNEMİYORUM"
SORU: Şimdi bu noktada bir şeye değinmek istiyorum. Aziz İhsan Aktaş iddianamesi çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesi çıktı. İBB'ye yönelik bir casusluk soruşturması başlatıldı ve bu soruşturmaların üçünün de iddianamelerin ortak noktası CHP'nin bir şekilde yasa dışı yollarla ele geçirilmesi. Bu CHP'nin ele geçirilmesi, yani bunu nasıl izah edebiliriz?
Vallahi bu, iddianame bunu söylüyor. Yani bunların da rahatsızlığı galiba bundan. Çünkü gayriresmi yollardan bu iş yapılmışsa, bu iddianame ete kemiğe bürünmüşse, sonuç da böyleyse, vay haline! Vay haline! Ve olacakları düşünemiyorum ben. Yani bu devlet, devleti yönetecek bir parti kendi içinde şaibeye bulaşmışsa, bak bulaşmışsa, sana o devleti yönettirmezler! Yönettirmezler sana o devleti. Öyle şey var mı? "Ver karayı, al karayı." Öyle şey var mı? Onun için, onun için sen oturacaksın, oturdun belediye başkanı yazdın. Yarın oturacağım milletvekili yazacağım. Eee? Sen, ben, bizim oğlan, dikensiz gül bahçesi. Yok öyle! Bak öyle olmadığını hep beraber göreceğiz. Sen vatandaşa anca çık iki buçuk saat konuş. Ya senin konuştuğundan kimse bir şey anlamıyor. Sen anca bağırıyorsun. Sen milletin geçim sıkıntısını konuşmuyorsun.