Fal uygulamalarında dönen kirli çark ortaya çıktı! Bireyleri işte böyle kandırıyorlarmış
"Faladdin” ve “Binnaz” isimli uygulamalarında dönen kara para trafiğini tespit eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz günlerde bu uygulamalarına yönelik bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında tutuklanan uygulamaların sahibi Sertaç Taşdelen, kara para trafiğini nasıl yönettiği, paraları nereden alıp nereye gönderdiği tek tek ortaya çıktı. Haberin perde arkası işte şöyle…
Mobil fal uygulamaları olarak bilinen 'Faladdin've 'Binnaz' isimli dijital alemin ardından büyük bir suç imparatorluğu ortaya çıktığı aktarıldı.
Vatandaşların metafizik duygularının istismar edildiği uygulamalar üzerinden milyarlarca lira para kara para aklandığı ve gelirinin yurt dışına kaçırıldığı savcılık araştırmasıyla saptandı. Biz de bu hafta masum gibi görünen mobil uygulamaların kirli işleyiş çarkını, kara paranın nasıl aklandığı, aklanan paraların yurt dışına nasıl kaçırıldığı ve de milyarlarca lira kazanmalarına rağmen, tek bir kuruş vergi vermeden bir siber suç alemi oluşturacak güce nasıl ulaştıklarının yönelik gerçekler ortaya çıktı.
Sertaç Taşdelen (ahaber.com.tr)
Sabah hayatımıza yeni yeni giren yapay zekanın kötü niyetli insanların elinde, nasıl bir dolandırıcılık karargahı haline geldiğini de uzmanlara sordu.
"UYGULAMALARIN EN BÜYÜK GELİR KAYNAĞI SATIN ALIMLAR VE PAKET SİSTEMLERİYDİ"
Adli Bilişim Uzmanı Profesör Doktor Ali Murat Kırık, dijital uygulamalarda paranın yurt dışına nasıl aktarıldığını ve aklandığını şu sözlerle anlatıyor: "Dijital uygulamalarının (fal vb) en büyük gelir kaynağı uygulama içi satın alımlar ve premium paketlerdir. Kullanıcılar, uygulama içinden kredi kartlarıyla jeton satın alır. Bu jetonlar fal bakmak için kullanılır. Uygulamalar, App Store ve Google Play gibi platformlar üzerinden ödeme alır ve bu platformlar her işlemden yaklaşık yüzde 30 komisyon keser. Kalan miktar uygulama geliştiricisinin hesabına aktarılır. Bu hesapların büyük çoğunluğu Türkiye dışındaki merkezlerde olduğu için Türkiye'den yapılan harcamalar doğrudan yurt dışına çıkmış olur. Yasal para transferlerinin yanı sıra, offshore hesaplar ve kripto para gibi yöntemler kullanılarak gelirlerin kayıt dışına çıkarılması ve kara para aklanması mümkün hale geliyor. Bu süreç, sadece kullanıcıların değil, ülke ekonomisinin de zarara uğramasına neden oluyor." Dedi.
Polis Taşdelen'in evinde arama yaptı (DHA)
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekanın bu tarz sistemlerde nasıl kullanıldığına yönelik ise "Faladdin, kahve falı, tarot ve astroloji gibi pek çok fal türünü kullanıcılarına sunan en popüler uygulamalardan biridir. Bu uygulamada fal baktırmak için kullanıcıların "jeton" adı verilen dijital paralar satın alması gerekiyor. Jetonlar, uygulama içi satın alımlar yoluyla kredi kartı veya diğer ödeme yöntemleriyle alınır. Bu jetonlarla fal bakılabilir, yorumlar alınabilir veya özel hizmetlere erişilebilir." değerlendirmesini yaptı.
2017'DE YAPAY ZEKA İLE FAL BAKILDIĞI İDDİA EDİLDİ
2017 yılında Faladdin, yapay zekâ ile fal bakıldığı iddiasını ortaya koydu. Ancak o tarihte gelişmiş yapay zekâ teknolojileri henüz bu seviyede değildi; uygulamalar daha çok önceden programlanmış algoritmalar ve standart metinler üzerinden çalışıyordu. Bu "yapay zekâ" söylemi, kullanıcıların ilgisini çekmek ve güven oluşturmak için kullanılan bir pazarlama stratejisiydi. Günümüzde ise yapay zekâ daha gelişmiş olsa da, gelirin büyük kısmı hâlâ jeton satışlarından geliyor" ifadelerini kullandı.
"BU TÜR UYGULAMALAR SÖMÜRÜYE AÇIK BİR ZEMİN YARATIYOR"
Dİjİtal uygulamalarda insanların, istemeden de olsa suç dünyasının bir parçası haline gelebileceğini kaydeden Prof. Dr. Kırık, "Dijital uygulamalar sadece eğlence veya merak giderme aracı olmaktan çok daha fazlası. İnsanların en hassas olduğu anlarda, yani belirsizlik, kaygı ve umutsuzluk yaşadıkları dönemde bu tür uygulamalara yönelmesi, sömürüye açık bir zemin yaratıyor. Uygulamalar, "Yakında hayatında büyük değişiklikler olacak", "Kaderin senin lehine dönüyor" gibi umut veren ama belirsiz ifadeler kullanarak, kullanıcıları psikolojik olarak etkilemeye çalışıyor. Bu durum, insanların duygularını istismar etmek ve onları sürekli olarak uygulamada tutup daha fazla harcama yaptırmak için kasıtlı olarak kullanılan bir yöntemdi" şeklinde konuştu.

