Beykoz Belediyesi’nde danışıklı ihalelerle milyonluk vurgun!
Beykoz Belediyesi’ne yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in kurduğu örgütsel yapıyla, özel kalem biriminden müdürlüklere, korumalardan şoförlere kadar birçok belediye çalışanının yer aldığı belirtildi.
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen fezleke sonrası İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davasında mahkeme iddianameyi kabul etti. Mahkemece hazırlanan tensip zaptında tutuklu şüphelilerden Başkan Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Metin Ülgey ve Fidan Gül'ün de aralarında olduğu 14 şüphelinin tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken 11 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Yoğun sanık sayısı nedeniyle duruşmaların da 2-3-4 Eylül 2025 tarihlerinde yapılması kararlaştırıldı.
Tutuklanan eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler (AHABER ARŞİV)
BEYKOZ BELEDİYESİ'NDE SİSTEMATİK YOLSUZLUK
Sabah'ın haberine göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsamlı iddianame, Beykoz Belediyesi'nde sistematik yolsuzluğu gözler önüne serdi.
Soruşturma kapsamında, iddiaya göre 22 Kasım 2024'ten itibaren Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in kurduğu bir yapı içerisinde, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ile Özel Kalem Personeli Metin Ülgey'in yönlendiriciliğinde çok sayıda belediye personelinin ve firma temsilcisinin organize biçimde hareket ettiği belirlendi. Bu yapının belediyedeki mal ve hizmet alımlarında ihale süreçlerini kendi lehlerine manipüle ettikleri, kamu kaynaklarını kişisel menfaatleri doğrultusunda yönlendirdikleri ifade edildi.
Tutuklanan eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler (AHABER ARŞİV)
KAĞIT ÜSTÜNDE İHALE
İddianamede en dikkat çekici bulgulardan biri, birçok mal ve hizmet alımının "açık hesap" olarak yapılıp evrakların sonradan hazırlanması oldu. Normal şartlarda ihale, sözleşme, teslim ve ödeme aşamalarından oluşması gereken süreçlerin büyük bölümünün sadece belgeler üzerinde oluşturulduğu, gerçekte ise bu adımların işletilmediği tespit edildi. Savcılık, bu yöntemin özellikle doğrudan temin alımlarında kullanıldığını, alımların fiili olarak yapıldıktan sonra, geriye dönük olarak ihale yapılmış gibi gösterildiğini ve bu şekilde kamunun aldatıldığını kaydetti.


















