TÜSİAD ve YİK Başkanı'na dava: İki isim hakim karşısına çıkacak
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Haklarında 5 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilen sanıklar, 20 Mayıs’ta yargı önüne çıkacak.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında yargıyı telkin ve yönlendirme ile gerçeğe aykırı, dezenformasyon içerikli beyanları nedeniyle "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçundan 5 yıl 3 aya kadar hapis istemli düzenlenen iddianame kabul edildi.
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras'a 5 yıl 6 aya kadar hapis talebi (İHA)
İDDİANAMENİN DETAYLARINA ULAŞILDI
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında, dernek genel kurulundaki konuşmalarında kullandıkları ifadelere ilişkin başlatılan soruşturma sonucu hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Aras ve Turan'ın Türkiye genelinde hukuki güvenliğin olmadığını, vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik güven probleminin olduğunu, bu sebeple huzursuzluğun bulunduğunu, tutuklama iş ve işlemlerinin hukuksuz olduğunu, kayyum atama iş ve işlemleri ile gözaltı, tutuklama gibi hukuki tedbirlerin toplumda güveni sarstığını beyan ettikleri aktarıldı.
İddianamede, şüphelilerin içeriğini bilmedikleri siyasi, hukuki, adli ve idari olaylarla ilgili değerlendirmede bulunarak, telkin ve yönlendirici mahiyetteki yanıltıcı ve dezenformasyon içerikli bilgileri yaydıkları kaydedildi.
Aras'ın konuşmasının TÜSİAD'ın internet sitesi üzerinden görüntülü ve yazılı şekilde yayınlandığı belirtilen iddianamede, şüphelilerin konuşmalarını ekonomi alanında bulunduğu konum ve kariyerleri ile birçok üyesi bulunan derneğin başkanlık makamında bulunmalarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmeleri nedeniyle, eyleminin etki alanını genişlettikleri ifade edildi.
Şüphelilerin beyanlarının düşünce ve kanaat (ifade) özgürlüğü açıklama sınırlarını aştığı, haber ya da bilgi verme hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kaydedilen iddianamede, şüphelilerin ayrıca toplumun doğru haber veya bilgiyi alma ve erişme hakkını yanıltıcı bilgiler aracılığıyla engelledikleri, içeriğini bilmedikleri ve toplumun genelini ilgilendiren olaylara ve adli işlere ilişkin bilgileri sırf halk arasında endişe ve panik yaratmak amacıyla söyledikleri öne sürüldü.
İddianamede şüphelilerin sözlerinin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili olduğu, bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, şüpheliler tarafından siyasi, ekonomik ve ticari konularda toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verildiği vurgulandı.
İddianamede, şüphelilerin "zincirleme şekilde basın ve yayın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan cezalandırılmaları istenirken, "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan soruşturma dosyasının ayrıldığı belirtildi. Bu suçun soruşturma usullerinin ve suçtan zarar gören unsurunun farklı olması nedeniyle ayırma kararı verildiği kaydedildi.
Öte yandan hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı (İHA)
NE OLMUŞTU?
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras, derneğin genel kurulundaki konuşmalarında skandal ifadeler kullanmıştı. İkili konuşmalarında bazı soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili olarak yargıyı telkin ve yönlendirme içerikli sözler sarfetmişti.
Başsavcılık, Turan'ın ifadelerinin, gerçeğe aykırı ve kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte olduğunu değerlendirerek "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından resen soruşturma başlattı.
Ardından soruşturma başlatılan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras ile Turan hakkında savcılıkta ifadelerinin alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesine talimat verildi. Bunun üzerine Turan ve Aras, ifadelerinin alınması için İstanbul Adliyesi'ne polis eşliğinde götürüldü.
Mahkemeye sevk edilen ikili adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştı.
