Kurtulmuş, "Türkiye yüz yılı ne demek?" sorusuna, şöyle yanıt verdi:
"Yeniden güçlü, büyük Türkiye, yeni, hakkaniyetli adil dünyanın kurulması. Bu bir ortak hedeftir. Son 20 yılda büyük hizmetler yapıldı. Bu, güçlü büyük Türkiye'nin altyapısıdır. Buradan Türkiye yeni döneme doğru gidiyor. Türkiye altyapısını tamamladı. Aynı zamanda Türkiye, dış politikada bölgesel olarak rol belirleyen hatta küresel olarak da dünyaya sistem değişikliği yapan ülke haline geldi. Türkiye'nin her alanda rekabet edebilen, kapsayıcı ortak hedeflere doğru yürüyebildiği, her alanda da Türkiye'yi küresel aktör haline getiren bir yüzyıl olacaktır. Türkiye, Türkiye Yüzyılı ile birlikte dünyada rol belirleyen, küresel sorunları çözebilen ender ülkelerden birisi haline gelecektir."
Numan Kurtulmuş, "Muhafazakar devrimci nedir? sorusuna karşılık, "Muhafazakarlık kavramı Türkiye'de farklı bir şekilde kullanılıyor. Muhafazakarlık siyasette kullanılıyorsa politik muhafazakarlıktır. Politik muhafazakarlık statükoculuktur. Biz, politik muhafazakar parti değiliz. Reformcu, devrimci bir siyasi hareketiz. AK Parti devrimci bir partidir. Biz politik, muhafazakar bir parti değiliz." değerlendirmesinde bulundu.
Bir başka soru üzerine Kurtulmuş, 6'lı Masa'nın hala bir adayı olmadığını dile getirerek, 6'lı Masa ile ilgili belirsizliklerin ve daha temel konularda anlaşamadıklarının vatandaş tarafından görüldüğünü söyledi.

"YUNANİSTAN AKLINI BAŞINA DEVŞİRMELİ"
Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşına dair ise Türkiye'nin bölgesinde güçlü olması ve bölgedeki tansiyonu düşürecek bütün faaliyetleri öncelikli işi olarak kabul etmesi gerektiğini kaydetti.
Yunanistan'ın, Türkiye ile arasındaki problemlerini başkaları üzerinden çözmeye çalışmasının anlamsız olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Yunanistan aklını başına devşirmeli. 'Bir gece ansızın gelebiliriz.' şu demek: Türkiye'yi test etmeye kalkmayın. Başkalarına güvenerek adım atmayın. Bunları yaparsanız bedelini ödersiniz. Çok açık bir şekilde karşı tarafın bu mesajı aldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, KKTC'nin tanınması çağrısına ilişkin, Batı'nın Kıbrıs meselesinde hep çifte standart uyguladığını hatırlatarak, adada iki devlet olduğunu, KKTC'nin tanınmasını sağlayacaklarını, bunun bir sabır ve ısrarlı takip işi olduğunu kaydetti.

"BÜYÜMEDE GAZA BASTIK"
Başörtüsü meselesinin bugünün konusu olmadığını dile getiren Kurtulmuş, bu konudaki yasakların on yıllar boyunca devam ettiğini ifade etti.
Pandemi, gıda fiyatlarındaki artış ve dünyadaki gerilimler nedeniyle ekonomik anlamda zor bir süreçten geçildiğine ve enflasyonun küresel bir sorun olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Türkiye, pandeminin başından beri gaza basmayı tercih etti, ya fren ya gaz seçeneği vardı, biz gazı seçtik ve büyümede gaza bastık. Büyüme ve üretimi seçtik. Böylesine büyük kaoslarda aslolan tezgahı dağıttırmamaktır. " diye konuştu.
Kurtulmuş, dar gelirli vatandaşın alım gücünü artıracak tedbirleri ortaya koymanın büyük önem taşıdığını, bunu için yeni açılımlar yaptıklarını hatırlattı.
