Müfsidler, yerli müstemlekeciler ne istikbalimize ne de istikbal haklarımıza ambargo koyamayacaktır. Bunların amacı destek değil köstek, millet değil zillettir. Amaçları hizmet değil hezimete davetiye çıkarmaktır. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin İstanbul'a nefes verecek olmasından uykuları kaçanlar şaşkındır. Helalleşmekten bahsedip kavga moduna dümen kıranlar, kifayetsiz muhterisler varsın huzursuz olsun. Çok şükür onların huzursuzluğu ve mutsuzluğu Türkiye'nin hayrına ve aydınlık yarınlarıdır.
Bakanlığın kapılarını zorladılar, utanmadan sıkılmadan bürokrasiyi tehdit ettiler tutmadı. Kaderin üstünde kader bir kez tecelli edecek nitekim iftira siyaseti kaybetmeye her zaman olduğu gibi yine mahkum hale düşecektir.
Hakikatin sesini bastıramazlar, halkın iradesini batıramazlar. Hiçbir vatandaşın İstanbul'un bugünkü dramı, ızdırabı, yürek sızısına bakarak ecdad yadigarı bu kutlu şehrimizin sahipsiz ve çaresiz olduğunu zannetmesin. Sel olunca denize, deprem olunca kayağa, kar yağınca balığa gidenler, demokratik hesap vakti geldiğinde İstanbullu kardeşlerimin tokadını arkasına yiyecekler, elbette geldikleri gibi gidecekler.
Haksızlık karşısında susmayacağız. İstanbul'un yıllarını gasp edenlere sessiz kalmayacağız. Onların oyunlarını hep beraber bozacağız. Bu cesaret bizde var. Bu irade bizde var. Bu kararlılık bizde var. Bu adanmışlık bizde var; çünkü arkamızda cumhur var, millet var, tarih var, fethimizin kutlu mirası var.
Adalet mülkün temelidir muhakkak suretle yerini bulacaktır. Türkiye'nin büyüme, yükselme, yük ve kudret kazanma hedefinin önüne hiç kimse geçemeyecektir. Sadağından çıkan ok Allah izni milletin takdiriyle hedefine varacaktır. Atatürk Havalimanı'nın çevresinde eylem yapanlar, ellerine tutulmuş kaos senaryolarını tedavüle sokmak için fırsat kollayanlar, mağlup ve mahcup olmaktan kaçamayacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanım Allah imhal eder ancak ihmal etmez. İnancımız, gücümüz ve güvencemiz budur.
Ne mutlu ki efendimizin övgüsüne mazhar olmuş kutlu ecdadımız vardır. Ne mutlu gibi dünyanın pırlantası İstanbul'u fetheden neferler, manevi önderler, Fatihimizin asırlar geçse de namı yürümektedir.
Mukadderat künhümüzdür, la galibe illallah, yani Allah'tan başka galibin olmadığının şaheseri İstanbul'dur. Fetih yalnız yapılışla olmaz, askeri hareketle olmaz, devrin üstün silah teknolojisiyle erişmekle gerçekleşmez. Fetih her şeyden önce gönül seferi, bir iman ve adalet seferberliğidir. Kalemsiz, kelamsız, duasız, sevdasız, merhametsiz, haksız bir fetih bizim tarih sayfalarımızda hiç görülmemiştir.
"İSTANBUL'UN FETHİ SIRADAN BİR ASKERİ BAŞARI DEĞİLDİR"
569 yıl önce yankısı hala geçmeyen, yası hala bitmeyen fetih hareketiyle yeni bir çağın kapıları açılmıştır. Bu muazzam gelişme üzerimizde yaşadığımız topraklara Türk ve İslam mührünü vurmuştur. Türk Milleti Bizans'a indirdiği kamçı darbeleriyle dünyayı sallamış, kıtaları titretmiş, bundan mülhem ortaya çıkan artçı sarsıntıları günümüze kadar ulaşmıştır. İstanbul'un fethi sıradan askeri başarı değildir.
"HANÇER BATILININ KALBİNE İNDİ"
Her fetih hamlemizde görünen ordularımız kadar görülmeyen manevi muhafızlarımız hamd olmuştur. Ve hamdolsun Bizans'ın surları top ve iman gücüyle delinmiştir. Asker kılıç sallamış, top atmış, Allah dostları tesbihatla halishane, niyazla dua etmiştir. Dökülen toplar, denize sürülen atlar, karadan yürütülen gemiler, Yedikule'den Haliç'e kadar mevzilenen kahraman neferler Fatih'imizle birlikte sadece Bizans'ın değil onun varlığında temerküz etmiş batılın kalbine hançer gibi indirmiştir. Askeri ve siyasi tüm hazırlıklar en ince detayına kadar hesaplanmış, Allah'ın inayetiyle surların burcuna sancak çekilmiştir. İstanbul'a giren kutlu ecdadımız çürümüş Bizans'ı kurumuş yaprak misali savurup atmıştır. Fetih Ertuğrul Gazi ile yüzyıllar öncesinden başlayan jeopolitik atılımın ve stratejik büyüme ülküsünün zirveye yükseldiği çok önemli hamlenin adıdır. İstanbul'un Türkler tarafından sahiplenilmesi aynı zamanda köklü milli şuurun taşındığı verasetin ifadesidir. Büyük Türk Milleti barış, huzur ve hakkaniyet arayan insanlık için adalet ve müşfik yönetimin simgesi haline gelmiştir. Bu hasletler sonraki yıllarda Osmanlı barışı ismiyle tamamlanacak olan hakkaniyet ve insaniyetle saygı esasına dayanan birlikte yaşama projesi olmuştur.
Karşılıklı tahammül, işbirliği, saygıyla dayalı bu beşeri düzen yüzyıllar boyu aziz ecdadımızı kurtarıcı olarak gören üç kıtadaki mazlumların özlemleri olmuştur. Bizim için fetih günü haçlı zihniyeti için asla unutamadığı bir sarsıntı ve kaybın başlangıç noktasıdır. Bu tarihten sonra Avrupa'da Türk ve İslam düşmanlığı dalga dalga yayılmıştır.
Fetihten 569 yıl sonra Türk İslam izlerini örterek İstanbul'u Konstantiniye'ye, Ayasofya'yı kilise, vatanımızı Bizans toprağı yapmaya çalışan utanmazların karşılarında büyük Türk milleti fetih ve taarruz bilinciyle sonuna kadar duracaktır. Bugün karşımıza çıkan küresel tuzak, bölgesel oyunların başlangıcı 1453 yılından başlayan süreçte aramak yanlış olmayacaktır. Bu tarih intikam duyguların nefretle karışarak Türk ve İslam dünyasına yüzyıllardır sürecek husumetin, önyargıların ivme kazandığı bir süreçtir.
Fetih ruhu bugün tahribine çalışılan milli birlik ve beraberliğimizin devamında hepimiz için vazgeçilmez ilham kaynağı olmalıdır. Milli hassasiyetlerimizi kırılgan hale getirmek istenildiği günümüzde bu tarihi mirastan çıkaracak en önemli ders budur.
Anadolu'nun fethinden başlayarak İstanbul'un fethine ulaşan, bayraklaşan, Ulubatlı Hasan, Akşemseddin, Fatih'leri yetiştiren büyük Türk milleti ile iftihar ediyorum. Türk milletinin namus timsali olan İstanbulumuzla da övünüyorum. Büyük hünkarımız Fatih Sultan Mehmet Han'a, aziz ecdadımıza ve bütün şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmetler diliyorum. Ayrıca Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin proje yapımında desteği bulunan başta sayın Cumhurbaşkanımızı, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun İstanbul."
ATATÜRK HAVALİMANI MİLLET BAHÇESİ
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'ne İstanbul'un fethini temsilen dikilecek 145 bin 300 ağacın ilki olacak fidanın dikimi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşti.
Emine Erdoğan ve Sevgi Evlerinden gelen çocukların da aralarında bulunduğu 100 çocuk da fidan dikiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, anı olarak kütüğe plaka çaktı.
Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkanvekilleri Numan Kurtulmuş ve Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de katıldı.
