Yaprak Dökümü'nün 'Ali Rıza'sı Halil Ergün'den itiraf: 'Sokakta yürüyemiyorum'
Birçok dizi ve filmde rol alan Halil Ergün, özellikle Yaprak Dökümü'nde canlandırdığı 'Ali Rıza' rolüyle 7'den 70'den herkesin hafızalarında yer edindi. Son olarak 'Dedemin Gözyaşları' adlı filmde rol alan rol alan usta oyuncu yaptığı samimi açıklamalarla gündeme geldi. Ergün, "Benim dizilerim olay oldu. Yaptığım işlerden ötürü yolda yürüyemiyorum. Çok büyük kıskançlıklara maruz kaldım." sözleriyle dikkat çekti.
2006-2010 yıllarında arasında izleyicisi ile buluşan "Yaprak Dökümü" dizisinde Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Gökçe Bahadır, Deniz Çakır, Neslihan Atagül, Fahriye Evcen gibi birçok popüler isim yer aldı. Dizide Ali Rıza karakteriyle hafızalara kazınan Halil Ergün ise son yaptığı açıklamalarla gündeme geldi.
"ŞİMDİ SOKAKTA YÜRÜYEMİYORUM"
Sabah Gazetesi'nden Tuba Kalçık'a konuşan Halil Ergün'ün şu ifadeleri kullandı:
Uzun yıllar sinema yapmanıza rağmen dizi sektörüne girdikten sonra tanınmaya başladınız. Bu durum sizi nasıl etkiledi?
Sinema bir kader gibi hayatıma girdi. 80'e yakın unutulmaz filmlerde oynadım, çok başka insanlar tanıdım. Bir sürü insan aslında dizi yaptı ama benim dizilerim olay oldu. 'Baba Evi'nden başlayan dizi hayatımda çok önemli projelerde yer aldım. 'Yaprak Dökümü' dizisini de çok zor kabul ettim. Çünkü yorgun bir dönemimdeydim. İyi ki de kabul etmişim. Yer aldığım işlerden dolayı, şimdi sokakta yürüyemiyorum. Reşat Nuri Güntekin'in romanından uyarlanan bir diziydi. Birçok insan kendini buldu. Toplumsal sorunlarımızı Reşat Nuri Güntekin romanda çok güzel anlatmış.
Sanat camiasında bazı arkadaşlarım beni paçamdan çekmeye çalıştı" demiştiniz. Kıskançlıklara mı maruz kaldınız?
Evet, kıskançlıklara maruz kaldım, çok da üzüldüm. Dizilerimin tutmasından dolayı bunu yaşadım. Benim çok yakın dostum oldukları için de kırıldım. Yoksa etkilenmezdim. Başarıyı sevin ya! Hayatım boyunca hiç kimseyi kıskanmadım. Aileden de gelen bir şey bu. Başarılı insanları takdir ederim her zaman. Başarıdan dolayı kimseye kızmayacaksın, helal olsun demelisin. Bunu bütün içtenliğimle söylüyorum. Ama bir filmi ya da oyuncuyu seyrettiğimde onları kutlayarak, özendiğim olmuştur. Ben uzun zaman diziye hayır demiştim. Baba Evi'nin yapımcısı İrfan Tözüm arkadaşımdı, o ikna etti beni. Hatta para falan bile konuşmamıştım. Dizi çok tuttu, çok izleniyordu. Bir süre sonra bir arkadaşımdan başka başrol oyuncularının aldığı parayı duyunca şoke oldum. Yan rol oyuncuları bile benim iki mislimi alıyordu. Düşünün ben başrolü oynarken, yan rolün yarısını alıyorum. Bunu öğrenince ben de yapımcıma söyledim. Sonraki hafta bana iki misli para getirdiler. İkinci sezon başladığında ise, bana yüksek bir para verdiler.
EKRANDA SİNEMA RUHU KALMADI
Yeşilçam'ın Türkiye'de toplumsallaşma açısından önemine vurgu yapıyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Sinemamız gayri-müslimlerle başladı ve sonra Muhsin Ertuğrul girdi devreye, Yeşilçam'a dönüştü sinemamız. Yeşilçam sineması dağa, köye kadar halka açıldı. Her yerde sinemalar açıldı, insanlar filmlere koştu. Anadolu'nun dört bir yanına yayıldı. Başka insanların acılarına, sevinçlerine ortak oldular. Dışa dönük gelişmenin çok önemli aracı oldu sinemamız. Yeşilçam bu açıdan toplumsallaşmada çok önemli bir role sahip. Şimdi yok artık. Yeşilçam seyircisi de yok artık. Dizilerde ilk başta sinemadaki ruhu ekrana taşıma amacı vardı. Şimdi diziyi tutturmak amacıyla projeler yapıyorlar. O ruh da kalmadı o yüzden... Tutmayınca kalkıyor diziler, para odaklı bakılıyor her şeye.
Dedemin Gözyaşları' filminizle ilgili neler söylemek istersiniz?
Bu filmde oynadığım için hiç pişman değilim. Çok büyük emek harcandı. Film 3 yıldır bekliyordu. Şimdi seyirciyle buluştu. Film evlat sevgisini anlatıyor. Oğlunu kazada kaybeden bir adamı oynuyorum. Film, oğlu "Baba ben onu sana emanet ettim" diyerek kendisine emanet ettiği torunu için verdiği mücadeleyi anlatıyor.
Yeni nesil oyuncuların estetik yaptırması çok konuşulan bir konu. Neler söylemek istersiniz?
Yüzünün karakterini değiştirmediği müddetçe sorun yok, çok belirgin biçimde olmaması gerekiyor. Yüzlerini estetikten dümdüz, mimiksiz yaptıranlar var. Oyuncuların yüzlerinde hareket imkanı vermeyecek şekilde estetik yaptırmaları doğru değil.