Muazzez Abacı'nın kızı Sara Abacı konuştu: Ters reaksiyon verdi | Usta sanatçının naaşı Türkiye'de
Sanat camiası, Türk sanat müziğinin efsanesi Muazzez Abacı'nın vefat haberiyle sarsıldı. Kalp krizi sonrası yaşanan komplikasyon nedeniyle ABD'de hayatını kaybeden Abacı'nın kızı Aslı Saba Abacı, annesinin ölüm nedeniyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Öte yandan Muazzez Abacı'nın cenazesi Türkiye'ye getirildi.
78. yaş gününde hayatını kaybeden usta sanatçı Muazzez Abacı, sevenlerini ve sanat camiasını yasa boğdu. Abacı, 5 Kasım'da kızını ziyaret etmek için gittiği ABD'de kalp krizi geçirmiş, sonrasında anjiyo olmuş ve stent takılmıştı.
BAKANLIK DEVREYE GİRDİ
Tedavi süreci sürerken böbreklerinde ciddi komplikasyonlar gelişen sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Acı haberin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçerek Abacı'nın cenazesinin Türkiye'ye getirilmesi için süreci başlattı.
Sanatçının naaşı New York'tan alınarak Washington'daki Diyanet Merkezi'ne götürüldü.
Abacı'nın naaşının Türkiye'ye gönderilmesine eşlik edecek olan kızı Aslı Saba Abacı ve torunu Sera Anderson da yer aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından cenaze bugün İstanbul'da olacak.
CENAZE PROGRAMI
Muazzez Abacı için saat 12.00'de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde veda töreni gerçekleştirilecek. Sanatçının cenazesi 17 Kasım'da öğle namazına müteakip Ankara Kocatepe Camisi'nden kaldırılıp Cebeci Asri Mezarlığı'na bir buçuk yaşında kaybettiği babasının yanına defnedilecek.
"BENİM ÖYLE ŞEYLERE İHTİYACIM OLMAZ"
Aslı Abacı, "Annemi iki hafta önce kalp kriziyle hastaneye götürdük. Ondan sonra hemen erkenden hastanedeydik. Hemen anjiyo yapıldı. Kalp damarı açıldı. Bir iki gün çok güzeldi. Gayet iyiydi. Fakat o anjiyonun komplikasyonu nedeniyle başka organlar da etkilendi. Bir türlü toparlanamadı. Yani böbrek, kalp bir şekilde anlaşamadı. Ondan sonra yoğun bakıma geçirmek zorunda kaldık. Ama yoğun bakımdayken de hep görüşüyorduk, konuşuyorduk. Bizim aklımıza böyle bir şey gelmedi. Hatta biz hastaneye ilk gittiğimiz zaman 'gerekirse kalp masajı yapalım mı, entübe edelim mi' gibi sorulara annem, 'Yok canım benim öyle şeylere ihtiyacım olmaz' demişti. Öyle hayat doluydu. Hiç aklımıza gelmeyecek bir şekilde son iki günde bayağı zorlanmış. Özellikle kalp biraz yetmezliğe gidince kendisini o şekilde kaybettik maalesef" dedi.