Suriye lideri Şara Amerikan gazetesine konuştu: Bölgedeki krizin sebebi Batı'nın yanlış adımları
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'daki zirvesinin asıl amacının, ikili ilişkilerin yeniden inşasına başlamak olduğunu belirterek, "Güvenlik çıkarları ve ekonomik çıkarlar gibi üzerine inşa edebileceğimiz birçok ortak çıkarımız olduğunu gördük." dedi.
Trump ile Beyaz Saray'da 10 Kasım'da bir araya gelen Şara, ABD ziyareti sırasında Washington Post gazetesine konuştu.
Ziyaretindeki en önemli amacın, Suriye ile ABD arasındaki ilişkinin yeniden inşasına başlamak olduğunu vurgulayan Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin son 100 yılda pek de iyi seyretmediğini hatırlattı.
Şara, ABD ile Suriye arasında ortak çıkarlar aradıklarını aktararak, "Güvenlik çıkarları ve ekonomik çıkarlar gibi üzerine inşa edebileceğimiz birçok ortak çıkarımız olduğunu gördük." ifadesini kullandı.
Suriye'deki istikrarın ve istikrarsızlığın bölgeyi etkileyeceğine işaret eden Şara, "İstikrar ekonomiyle, ekonomi veya ekonomik kalkınma ise yaptırımların kaldırılmasıyla alakalı. Bu tartışma aylardır devam ediyor ve olumlu sonuçlara ulaştığımıza inanıyorum ancak hala nihai kararı bekliyoruz." diye konuştu.
"İsrail ile doğrudan müzakereler yürütüyoruz"
İsrail'in, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'de varlığını artırdığını ve topraklarındaki işgalini genişlettiğini hatırlatan Şara, Aralık 2024'ten bu yana Tel Aviv'in saldırılarına, ülkenin yeniden inşasına odaklandıkları için karşılık vermediklerini söyledi.
Şara, İsrail'in Suriye topraklarındaki işgalinin güvenlik endişelerinden değil yayılmacı politikalarından kaynaklandığını belirterek, "İsrail ile doğrudan müzakereler yürütüyoruz ve anlaşmaya varma yolunda önemli mesafe katettik." dedi.
Öte yandan nihai anlaşmaya varmak için İsrail'in 8 Aralık 2024 öncesi sınırlarına çekilmesi gerektiğini dile getiren Şara, bu müzakerelerin, Trump ve diğer uluslararası taraflarca da desteklendiğinin altını çizdi.
Şara, Şam'ın güneyinin silahsızlandırılması konusunun önünde zorluklar bulunduğuna işaret ederek, "Eğer kaos çıkarsa orayı kim koruyacak? Bu askerden arındırılmış bölge, bazı kesimler tarafından İsrail'e saldırmak için bir üs olarak kullanılırsa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?" ifadelerini kullandı.
İsrail'in önce "kendini koruma" gerekçesiyle Golan Tepeleri'ni işgal ettiğini, ardından burayı "koruma amacıyla da Suriye'nin güneyinde şartlar dayattığını" belirten Şara, "Yani birkaç yıl sonra belki de Suriye'nin güneyini korumak için Suriye'nin merkezini işgal edecekler. Böyle böyle Münih'e ulaşacaklar." diye konuştu.
Suriye'de mezhep çatışmaları
Şara, Suriye'de mezhep çatışmalarını aza indirgemek adına yeterli adımları atmadığına yönelik eleştirilere, "Devleti yeniden inşa etme, hukuku yeniden tesis etme aşamasındayız. 'Suriye'de hiçbir sorun yok' demiyorum. Henüz hikaye bitmedi." yanıtını verdi.
Bazı kesimlerin, dini inanışlarına yönelik tehditleri gerekçe göstererek bağımsızlık ya da özerklik istediğine işaret eden Şara, "Suriye'de 1400 yıldır farklı gruplar, çeşitli dini gruplar ile bir arada yaşıyoruz. Varlığımızı sürdürüyoruz ve bu çeşitlilik hala devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Rusya ile ilişkiler stratejik öneme sahip"
Rusya ile ilişkilerin Suriye açısından stratejik önem taşıdığına dikkati çeken Şara, "Rusya'ya ihtiyacımız var çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyesi. Bazı konularda onların oyuna ihtiyacımız var." ifadesini kullandı.
Şara, Rusya ile stratejik çıkarlar paylaştıklarını belirterek, Moskova'nın Suriye konusunda farklı alternatif ve seçenekleri değerlendirmesini arzu etmediklerini söyledi.
Devrik lider Beşşar Esed'in durumunun, Rusya açısından hassas ve karmaşık bir konu olduğunu aktaran Şara, "Suriyeliler olarak Esed'in adalet önüne çıkarılmasını talep etme hakkımızdan geri adım atmayacağız." dedi.
Suriye'nin artık DEAŞ'la mücadeleyi tek başına sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Şara, hükümetin kontrolünde olmayan silahlı grupların varlığının, DEAŞ gibi örgütlerin yeniden güçlenmesi için uygun zemin oluşturduğunu vurguladı.
Şara, "En makul çözüm, Suriye'deki ABD askerlerinin, (SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin) entegrasyon sürecini denetlemesi. Suriye topraklarının korunması ise devletin sorumluluğunda olmalı." değerlendirmesinde bulundu.