Rus lider Putin devrik Esad'ı uyarmış: Tek çaren Başkan Erdoğan
The Atlantic'in kapsamlı analizine göre, eli kanlı Baas rejiminin devrik lideri Beşşar Esad'ın iktidarının çöküşü yalnızca savaşın değil, kibir, inat ve takıntılarla örülü karanlık bir saray düzeninin sonucu oldu. Saraydan sızan bilgilere göre Esad, ülke yıkılırken video oyunlarına ve cinselliğe saplantılı bir yaşam sürüyor, kritik diplomatik teklifleri görmezden geliyor ve son gece en yakınındakileri bile kaderine terk ederek Rusların korumasında Şam'dan kaçıyordu.
ABD merkezli The Atlantic dergisinde yayımlanan analizde, devrik diktatör Beşşar Esad'ın özel yaşamına dair çarpıcı ayrıntılar paylaşıldı.
Şam'daki sarayda görev yapmış eski personel ve subaylar Esad'ı, "cinselliğe ve video oyunlarına takıntılı, inatçı, kibirli ve duygusuz bir hükümdar" olarak tanımlarken, ülkenin içine sürüklendiği derin yoksulluğun rejimi destekleyen çevrelerde bile rahatsızlık oluşturduğu aktarıldı.
Saray çevresinden gelen bilgilere göre Esad'a defalarca tavsiye verildi ancak Esad'ın kimseyi dinlemediği, taviz vermeyi zayıflık olarak gördüğü ve iktidarı kaybetme ihtimalini bile kabullenemediği kaydedildi.
HALK AÇLIKLA BOĞUŞURKEN DALGA GEÇTİ: "CAMİLERE PARA HARCIYORLAR AMA YİYECEKLERİ YOK"
The Atlantic analizinde yer alan en çarpıcı anekdotlardan biri ise Esad'ın halkına karşı duyarsızlığını gözler önüne serdi. Esad'ın bir gün sokakta karşılaştığı Suriyelilerle ilgili, "Camilere para harcıyorlar ama yiyecekleri yok" diyerek alay ettiği ifade edildi.
Suriye halkının büyük kısmı açlık sınırında yaşam mücadelesi verirken, Cumhuriyet Muhafızları dahil devletin temel unsurlarının düşük maaşlarla ayakta kalmaya çalıştığı, buna karşılık Esad'ın uyuşturucu kaçakçılığından devasa bir servet elde ettiği vurgulandı.
"BOŞ ZAFER" SARHOŞLUĞU: ÜLKEYİ RUSYA VE İRAN'A İPOTEK ETTİ
Analizde, Esad'ın 2017'de muhalifleri bastırmasının ardından kendisini "zafer kazanmış" gibi gördüğü ancak bunun gerçekte "boş bir zafer" olduğu belirtildi. Ülkenin İran ve Rusya'ya bağımlı hale geldiği, Esad'ın önüne çıkan diplomatik fırsatların hiçbirini değerlendirmediği kaydedildi.
The Atlantic'e konuşan ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkilinin değerlendirmesi de dikkat çekti. Yetkili, rejimin "boş bir kabuk" haline geldiğini aktarırken, Esad için "güvenilir olamayacak kadar beceriksiz" ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLUK TRAVMASI VE ÖZGÜVENSİZLİK: "ZAYIF GÖRÜNMEKTEN KORKUYORDU"
Esad'ı tanıyan çok sayıda kişinin, kişiliğinin temelinde erken yaşlardan gelen özgüven eksikliği bulunduğunu söylediği aktarıldı. Ağabeyi Bassel'in küçük yaşlarda Beşşar Esad'ı acımasızca zorbaladığı ve bu durumun karakterini kalıcı biçimde etkilediği belirtildi.
Aslında Hafız Esad'ın veliahtı Bassel'di. Ancak Bassel'in trafik kazasında ölmesinin ardından Londra'da göz doktorluğu eğitimi alan Beşşar Esad apar topar Suriye'ye çağrıldı ve rejimin başına geçirildi.
Başlangıçta muhalif çevrelerin Esad'ın utangaç ve sakar tavırlarını "yumuşama umudu" olarak gördüğü ancak bunun kısa sürede yerini korkunç bir baskıya bıraktığı ifade edilirken, yazar Esad'ın zayıf görünmemek için vahşeti sürekli kanıtlamaya çalıştığını vurguladı.
DİPLOMASİ MASASINI ÇÖPE ATTI: "TEKLİFLERİ CEVAPSIZ BIRAKTI"
The Atlantic'e göre Esad'ın çöküşünü hızlandıran temel faktörlerden biri de, kendisine uzatılan diplomatik can simitlerini reddetmesi oldu. Bölgedeki birçok ülkenin Esad'ın düşmesini istemediği, hatta ona anlaşma teklifleri sunduğu ancak Esad'ın bunları görmezden geldiği aktarıldı.
Analizde, dışişleri bakanlarının Esad'ı arayıp anlaşmalar teklif ettiği ancak Esad'ın hiçbirine yanıt vermediği belirtilirken, tahtı bırakma ihtimalinin Esad'ı "öfkeli ve küskün" hale getirdiği ifade edildi.
CIA VE MOSSAD BİLE ŞAŞIRDI: ÇÖKÜŞÜ KİMSE BU KADAR HIZLI BEKLEMİYORDU
Analizde, ABD istihbaratı CIA ve İsrail istihbaratı Mossad'ın dahi Esad'ın bu kadar hızlı düşeceğini öngöremediği aktarıldı. Çöküşün arka planında ise Rusya'nın Ukrayna savaşı, İran'ın İsrail'le yaşadığı gerilimler nedeniyle Esad'a eskisi kadar destek verememesi gösterildi.
Bu süreçte yıllardır "ayakta duran" rejimin gerçekte yorgun, yozlaşmış ve düşük maaşlı bir orduya dayandığı, destek çekilince sistemin birkaç gün içinde dağıldığı ifade edildi.
KÖRFEZ'İN CAN SİMİDİNİ REDDETTİ: "İRAN'DAN UZAKLAŞ" ŞARTINA YANAŞMADI
The Atlantic'in analizinde, Körfez ülkelerinin Esad'a ekonomik ve diplomatik bir çıkış kapısı sunduğu ancak bunun karşılığında İran'la mesafe koymasını istediği belirtildi. Esad'ın ise İran'la bağlarını koparmayı reddettiği vurgulandı.
Analizde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2017'den itibaren Şam'a yaklaşmaya başladığı ancak Esad ailesinin Körfez desteğini cazip bulmadığı aktarılırken, İran'ın Esad'ı iktidarda tutmak için her yolu açık tuttuğu ve bunun Esad için daha güvenli bir seçenek olduğu ifade edildi.
TRUMP DÖNEMİNDE AUSTIN TICE GÖRÜŞMESİ: "ANLAŞMA YOK, GÖRÜŞME YOK"
The Atlantic'in aktardığına göre Trump döneminde ABD yönetimi, 2012'de Suriye'de kaybolan gazeteci Austin Tice dosyası için Şam'la temas kurmaya çalıştı. Roger Carstens ve Kash Patel'in Lübnan üzerinden Şam'a götürüldüğü, görüşmelerin Esad'ın güvenlik danışmanı Ali Memlük ile yapıldığı belirtildi.
Memlük'ün yaptırımların kaldırılması ve ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesi şartını öne sürdüğü, Washington'un ise Tice'ın hayatta olduğuna dair kanıt istemesine rağmen Şam'ın "anlaşma yok, görüşme yok" cevabı verdiği kaydedildi.