Avrupa’nın 100 milyar euroluk savaş uçağı hayali çöküyor! AB'yi krizin eşiğine sürükleyen Almanya-Fransa kavgası
The Telegraph'ın özel haberine göre, Avrupa'nın savunma alanındaki en büyük projelerinden biri olan Future Combat Air System (FCAS), Fransa ile Almanya arasındaki bitmek bilmeyen güç savaşları nedeniyle çöküşe sürükleniyor.
2017 yılında Fransa ve Almanya liderleri tarafından büyük umutlarla duyurulan FCAS, Avrupa'nın ABD'ye bağımlılıktan kurtulma hayalinin temel ayağıydı. Projenin hedefi; yalnızca bir savaş uçağı üretmek değil, aynı zamanda silahlı drone sürüleriyle desteklenen, dijital "muharebe bulutu"na bağlanan, geleceğin savaş doktrinini temsil edecek bir hava gücü yaratmaktı.
Ancak aradan geçen yaklaşık dokuz yılda FCAS'in geldiği nokta, Avrupa'nın savunma sanayii gücünü değil, Avrupa'nın kendi içinde parçalanmaya başladığını gösteriyor.
"AVRUPA'NIN MOTORU" TEKLİYOR: FRANSA-ALMANYA ARASINDA BÜYÜK KOPUŞ
The Telegraph'ın analizine göre FCAS'in içinde bulunduğu kriz, basit bir sanayi anlaşmazlığı değil. Bu proje, Avrupa Birliği'nin "motoru" olarak görülen Fransa-Almanya ittifakındaki derin çatlakların artık gizlenemez hale geldiğini ortaya koyuyor.
Avrupa'da enerji krizi, enflasyon, göç baskısı, aşırı sağın yükselişi ve Ukrayna savaşının getirdiği güvenlik paniği derinleşirken; kıtanın "stratejik bağımsızlık" iddiası, daha masanın üzerinde dağılmaya başladı.
Projede yaşanan kriz, AB'nin ortak savunma ve güvenlik hayallerinin de ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
SAVAŞ UÇAĞI DEĞİL, "BOŞANMA DAVASI": DASSAULT VE AİRBUS YILLARDIR KAPIŞIYOR
The Telegraph'a göre projenin iki ana aktörü olan Fransa merkezli Dassault Aviation ile Almanya merkezli Airbus, yıllardır birbirini adeta yıpratıyor.
Kavganın merkezinde ise şu kritik soru var:
Bu uçağı kim yönetecek, kim inşa edecek ve asıl güç kimde olacak?
Projenin başlangıcından itibaren iki taraf; liderlik, üretim yetkisi ve teknolojik kontrol konusunda anlaşamadı. Bu durum, FCAS'in "Avrupa'nın ortak rüyası" olmaktan çıkıp, iki ülkenin prestij savaşına dönüşmesine yol açtı.
NÜKLEER TAŞISIN MI TAŞIMASIN MI? FRANSA VE ALMANYA AYNI UÇAĞI BİLE İSTEMİYOR
Kriz yalnızca şirketler arasında değil; devletlerin stratejik beklentileri de birbirinden tamamen farklı.
The Telegraph'ın aktardığına göre uzmanlar, Fransızların ve Almanların savaş uçağından beklentilerinin taban tabana zıt olduğunu söylüyor:
Fransa, uçağın nükleer silah taşıyabilmesini istiyor.
Fransızlar ayrıca daha hafif ve daha çevik bir uçak hedefliyor.
Almanya ise daha uzun menzilli, daha farklı görev konseptlerine uygun bir platform talep ediyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Alman güvenlik uzmanı Ulrike Franke'ye göre, proje yıllardır bu temel anlaşmazlığı çözemediği için sürekli erteleniyor.
Bu tablo, Avrupa'nın ortak savunma hedefleri konusunda bile ortak bir vizyon geliştiremediğini gösteriyor.
FRANSA'DAN ALMANYA'YA SERT MESAJ: "UÇAK YAPMAYI BİLMİYORSUNUZ"
Haberde dikkat çeken bir diğer detay ise Fransa'nın Almanya'ya yönelik açık küçümsemesi.
Dassault Aviation CEO'su Éric Trappier, geçen yıl yaptığı açıklamada, adeta Alman tarafını hedef alarak şu sözleri kullandı:
"Arrogant görünmek istemem ama bir savaş uçağı yapmak için kendi yeteneklerim dışında kimin becerisine ihtiyacım var?"
Bu sözler, Fransız tarafının projede kontrolü bırakmaya niyetli olmadığını açıkça gösterdi.
The Telegraph'ın haberine göre Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin ise daha da sert konuşarak, "Almanya bugün bir uçak yapma kabiliyetine sahip değil" ifadelerini kullandı.
Bu çıkışlar, FCAS projesinin artık yalnızca teknik bir mesele değil, iki ülke arasında gurur ve güç savaşı haline geldiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
PARİS'İN SESSİZ PLANI: "PARAYI BERLİN VERSİN, İŞİ PARİS YAPSIN"
The Telegraph'a konuşan Fransız kaynaklara göre Paris'te yaygın kanaat şu:
Almanya finansmanı sağlamalı, üretim ise Fransa'nın kontrolünde olmalı.
Haberde, Berlin'in güvenlik alanında daha fazla rol istemesinin, Fransa açısından "ortaklığın yazılı olmayan kurallarını" ihlal ettiği görüşüne yer veriliyor.
Fransız bir kaynak, Mart 2024'te yaşanan başka bir krizde şu ifadeyi kullanmıştı:
"Sınırlar artık bulanıklaşıyor ve taraflar birbirlerinin alanına girmeye çalışıyor."
Bu sözler, Fransa'nın Almanya'yı bir "ortak" değil, giderek bir "rakip" gibi gördüğünün işareti olarak değerlendiriliyor.
ALMANYA DEĞİŞTİ: UKRAYNA SAVAŞI BERLİN'İ BAMBAŞKA BİR ÜLKEYE DÖNÜŞTÜRDÜ
Almanya cephesi ise kendisine yöneltilen eleştirileri "haksız" buluyor. Çünkü Berlin, artık eski Almanya değil.
The Telegraph'a göre 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası Almanya'nın dış politikası köklü biçimde değişti. Dönemin Başbakanı Olaf Scholz, "Zeitenwende" yani tarihi dönüm noktası ilan ederek savunma politikasında büyük bir kırılmaya gitti.
Mevcut Başbakan Friedrich Merz ise kamu borçlanmasına yönelik katı sınırlamaları kaldırdı ve Avrupa için fiilen sınırsız savunma fonu anlamına gelen yeni bir dönemi başlattı.
Bu dönüşüm, Almanya'nın artık savunma alanında "arka koltukta oturmak" istemediğini ve liderlik aradığını ortaya koyuyor.
PROJE ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDE: ALMANYA'DAN "KENDİ UÇAĞIMIZI YAPARIZ" TEHDİDİ
Krizin en çarpıcı noktası ise Almanya'dan gelen "ayrılık" mesajları.
The Telegraph'a göre Almanya'nın en büyük sendikası IG Metall'in üst düzey isimleri ve havacılık sanayisinin liderleri, Handelsblatt'ta yayımladıkları sert yazıyla FCAS'in çöküşe sürüklendiğini belirtti.
Yazıda yer alan mesaj son derece net:
"Mutlak kontrol isteyenler sonuçlarına katlanmalı."
Bu çıkışın satır aralarında ise Berlin'in, Fransa'yı devre dışı bırakıp tamamen Alman yapımı bir savaş uçağı projesine yönelme ihtimali bulunuyor.
Bu da Avrupa'nın savunma hayalinin Fransa-Almanya ortaklığı olmadan yürüyemeyeceği gerçeğini daha da dramatik hale getiriyor.