CANLI Mossad'daki görevden almalar ve Hürmüz Boğazı tasarısı ABD ile İran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı
İsrail basınında yer alan iddialar, İran'a yönelik rejim değişikliği planının Mossad içinde ciddi bir krize yol açtığını ortaya koyarken, Tahran yönetimi de ABD ve İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engelleyecek yeni bir yasa tasarısını gündemine aldı. Bölgedeki tansiyon düşmek bilmiyor. Gelişmeleri canlı aktarıyoruz.
Son 24 saatte neler yaşandı?
İsrail basınında yer alan haberlere göre, İran'da yönetim değişikliğini hedefleyen ve ABD ile koordinasyon içinde hazırlandığı öne sürülen planın başarısız olması, Mossad'ın üst yönetiminde büyük bir sarsıntıya yol açtı. İddiaya göre, planın başarısızlığa uğramasının ardından Mossad Başkanı Roman Gofman, kurumun istihbarat biriminin başındaki isim ile İran masasının yöneticisini görevden aldı. Aynı süreçte İran Meclisi, ABD ve İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engellemeyi amaçlayan bir yasa tasarısını gündemine aldı. Tasarıda, kuralları ihlal eden gemilere ağır para cezaları verilmesi öngörülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin kritik bir aşamaya ulaştığını belirterek bunun anlaşma için "son şans" olduğunu söyledi. Trump ayrıca Körfez ülkelerinden gelen çağrıların ardından İran'a yönelik yeni saldırı planlarını ertelediğini ifade etti. Tahran yönetimi ise bölge ülkelerini olası bir çatışmanın sonuçları konusunda uyardı. Hürmüz Boğazı'na ilişkin temasların sürdüğü, diplomatik görüşmelerin de devam ettiği belirtildi.
İŞTE ORTA DOĞU'DAN DAKİKA DAKİKA GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
ULUSAL PETROL ŞİRKETİ: BU HAFTA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA 3 GEMİMİZ SALDIRIYA UĞRADI
Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), son bir haftada Hürmüz Boğazı'nda gemilerinden üçünün saldırıya uğradığını bildirdi.
Şirketten yapılan yazılı açıklamada, ADNOC'un personeline ve varlıklarına yönelik "sebepsiz saldırılardan" önemli ölçüde etkilenmeye devam ettiği ifade edildi.
Bu zorlu koşullara rağmen ADNOC'un müşteri ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandığına işaret edilen açıklamada, ABD/İsrail ile İran Savaşı'nın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda üçü bu hafta olmak üzere ADNOC'a ait 15 geminin füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırıya uğradığı belirtildi.
ABD/İsrai ile İran arasındaki savaşın başından bu yana ADNOC'un 15 gemisine yönelik söz konusu saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı kaydedildi.
Şirket bünyesinde görev yapan personelini, şirket varlıklarını ve müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak operasyonları sürdürmek için gerekli önlemleri alacaklarına işaret edilen açıklamada, ticari gemilerin uluslararası su yollarından güvenli ve kesintisiz geçişinin sağlanması çağrısı yapıldı.
CNN: ABD'NİN MÜHİMMAT STOKLARININ TÜKENDİĞİNE DAİR SIZINTILAR İRAN'I CESARETLENDİREBİLİR
Amerikan basınında yer alan bir analizde, ABD'nin İran'la yaşanan savaş nedeniyle mühimmat stoklarının tükenme aşamasına geldiğine dair haberlerin Washington'u Tahran karşısında savunmasız gösterebileceği ve bunun İran'ı cesaretlendirebileceği belirtildi.
ABD merkezli CNN televizyonunun güvenlik analisti Alex Plitsas'ın değerlendirmelerine yer verdiği haberinde, İran'ın, ABD'nin mühimmat stoklarının azaldığı yönündeki haberler nedeniyle "cesaretlenebileceğine" dikkat çekildi.
Atlantik Konseyi'nde Terörle Mücadele Direktörü olarak görev yapan CNN analisti Plitsas, ABD ordusunun önemli bir füze savunma sistemi için kullandığı füzelerin neredeyse yüzde 80'ini tükettiği yönündeki raporların, ABD'nin İran'a karşı savunmasızlığına işaret edebileceğini söyledi.
Raporları "siyasi amaçlı bir sızıntı" şeklinde nitelendiren Plitsas, bunların ABD'yi "şu anda çok tehlikeli bir duruma" soktuğunu söyledi.
Sızıntıya öfkelenen ABD Başkanı Donald Trump'ın söylediğinin aksine mühimmat stoklarının yerine konulmasının zaman aldığına dikkati çeken Plitsas, "Dolayısıyla kısa vadede, bu durum hala bir üretim kapasitesi açığı bırakıyor ve bu mühimmat açığını kapatma ihtiyacını doğuruyor." ifadesini kullandı.
Bu süreçte İran'ın saldırılarını artırdığını belirten Plitsas, "Bence bu cesaretin bir nedeni de ABD'nin stoklarının düşük olduğuna ve buna karşı savunma yapmanın zor olacağına inanmalarıdır." ifadesine yer verdi.
ABD BASINI MÜHİMMAT SIKINTISINI SIZDIRDI, TRUMP SIZINTILARI "HAİNCE" OLARAK NİTELENDİRDİ
The Washington Post gazetesinin, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump'ın geçen hafta Camp David başkanlık konutunda düzenlenen kabine toplantısına katıldığı sırada, Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten mühimmat sıkıntısına ilişkin izahat istediği aktarılmıştı.
Haberde, bu sıkıntıların Trump'ın, İran'ı "çok sert saldırılarla" tehdit etmesine rağmen yeni saldırıları iptal etmesine yol açtığı ifade edilmişti.
CNN televizyonu da konuyla ilgili bilgi sahibi birçok kaynağına dayandırdığı haberinde, uzun menzilli güdümlü füzeler ile hava savunma önleyicilerindeki sıkıntıların, Trump'ın İran'la çatışmadaki stratejisini etkilediğini ve ABD ordusunun THAAD füze stokunun yaklaşık yüzde 80'ini tükettiğini belirtmişti.
CBS News'e konuşan iki kaynak da ABD'nin elindeki uzun menzilli hassas güdümlü füze stokunun büyük bir kısmını İran savaşında tükettiğini söylemişti.
Reuters Haber Ajansı da ABD'nin, İran'la 5 aydır süren savaşta uzun menzilli PrSM ve ATACMS füzelerinin neredeyse tamamını, Tomahawk seyir füzesi stokunun ise yaklaşık yarısını kullandığını yazmıştı.
ABD Başkanı Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkesinin büyük miktarda mühimmata sahip olduğunu savunmuştu.
Üretimin hız kesmeden devam ettiğini belirten Trump, ordunun zafiyet içinde olduğunu ima eden bu "haince" bilgileri sızdıranların peşinde olduklarını ve suçluların uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kalacağını ifade etmişti.
KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ: HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN'A SALDIRISI BÖLGESEL İSTİKRAR İÇİN CİDDİ TEHDİT
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın Necran bölgesine yönelik saldırısını bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar için ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi.
KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, yayımladığı yazılı açıklamada, Husilerin dün Necran'ı hedef alan "terör saldırılarını" en güçlü şekilde kınadığını ifade etti.
Budeyvi, saldırının sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alması nedeniyle uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu ve hesap verilmesini gerektiren bir suç teşkil ettiğini belirtti.
Söz konusu saldırının bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydeden Budeyvi, bunun aynı zamanda uluslararası örf, teamül ve sözleşmelere meydan okuma niteliği taşıdığını ifade etti.
Budeyvi, Suudi Arabistan'ın güvenliğinin KİK ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Konseyin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.
KİK'in, Suudi Arabistan'ın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak, halkının güvenliğini sağlamak amacıyla alacağı tüm tedbirleri desteklediğini ifade eden Budeyvi, Konseyin bu konudaki desteğinin sürdüğünü kaydetti.
Yemen'deki meşru hükümete destek veren Arap Koalisyonu, dün yaptığı açıklamada, Husilerin, Necran bölgesine düzenlediği saldırılarda 7'si Suudi Arabistan vatandaşı olmak üzere 11 sivilin yaralandığını duyurmuştu.