İran-İsrail hattında gerilim! Uzman isimlerden A Haber'de çarpıcı yorum: ABD'nin stratejisi İsrail'i korumak

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber | ahaber.com.tr Haber Merkezi
İran-İsrail hattında gerilim! Uzman isimlerden A Haber'de çarpıcı yorum: ABD'nin stratejisi İsrail'i korumak

ABD ile İran arasında müzakereler sürerken tansiyon da düşmüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, olası bir ABD saldırısında, ABD'nin bölgedeki askeri üslerini hedef alacaklarını söyledi. Uzman isimler A Haber'de yayınlanan Satır Arası programında Tahran ve Washington hattındaki gerilimi masaya yatırdı. Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, sürecin ilerlemesinin temel nedeninin İsrail'in güvenlik kaygıları olduğunu belirterek, "ABD'nin bölgedeki bu geniş yığınakların arkasında İsrail'i koruma ve bölge ülkelerine gözdağı verme stratejisidir." dedi.

ABD ile İran arasında sular durulmak bilmiyor. Tahran yönetimi, ABD ve İsrail'in bölgedeki askeri hareketliliğine dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, olası bir ABD saldırısına karşılık olarak ABD topraklarını değil, bölgedeki Amerikan askeri üslerini hedef alacaklarını açıkladı.

(FOTO: AA ) (FOTO: AA )

Katar'ın başkenti Doha'da bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, burada bir televizyon kanalına gündeme dair açıklamalar yaptı.

ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen bombardımanların İran'ın nükleer kapasitesini yok edemediğini savunan Arakçi, nükleer programın sürdürülebilirliği konusunda kararlılık mesajı verdi.

Arakçi, "Uranyum zenginleştirme faaliyeti devam etmeli, bu bizim hakkımızdır. Ancak zenginleştirme oranı konusunda bir anlaşmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

(FOTO: AA ) (FOTO: AA )

ABD ile Umman'da yürütülen dolaylı müzakerelerin 'iyi bir başlangıç' olduğunu ifade eden Arakçi, buna rağmen iki ülke arasındaki güven sorununun aşılması için zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Savunma kapasiteleri konusunda taviz vermeyeceklerini dile getiren Arakçi, "Füzeler asla müzakere konusu değildir. Bu konu tamamen bizim savunmamıza yönelik bir meseledir. Müzakerelerin her türlü tehdit ve baskı atmosferinden uzak bir zeminde yürütülmesi şarttır" açıklamasında bulundu.

(FOTO: AA ) (FOTO: AA )

Olası bir askeri müdahaleye ilişkin ABD'ye açık bir uyarıda bulunan Arakçi, İran'ın karşı stratejisinin sınırlarını da çizdi. ABD'nin doğrudan bir saldırı başlatması durumunda İran'ın vereceği karşılığa değinen Arakçi, "Washington'un bize saldırması durumunda, ABD topraklarına saldıracak doğrudan bir imkanımız bulunmuyor. Ancak böyle bir durumda, ABD'nin bölgedeki askeri üslerini hedef alırız" ifadelerini kullandı.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)  (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

DETAYLAR A HABER'DE
Uzman isimler A Haber'de yayınlanan Merve Tepe'nin sunduğu Satır Arası programında Tahran ve Washington hattındaki gerilimi masaya yatırdı.

"İRAN DİPLOMASİ KONUSUNDA MAHİR"
Konuya ilişkin Doç. Levent Ersin Orallı, İran'ın askeri kapasitesi ile mücadeleleri arasında farka dikkat çekerek, "Siz Amerikan üssünü vurayım derken Katar'ın başkentini vurabilirsiniz. İsrail'de hedef olarak hiçbir yeri vuramadığınıza göre arada küçük farklar var. Bir desteklediği süper güç ABD, diğer desteklediği ise oldukça başarılı bir mahir devlet İran var" sözleriyle durumu analiz etti. Orallı, İran'ın teknolojik ve psikolojik olarak büyük bir savaşa hazır olmadığını ancak diplomasi masasında elinin güçlü bir şekilde çalıştırıldığını dile getirdi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)  (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

İSRAİL'İN GÜVENLİĞİ VE ABD'NİN STRATEJİK HAMLESİ
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, sürecin ilerlemesinin temel nedeninin İsrail'in güvenlik kaygıları olduğunu belirterek, "Bu zamanın asıl nedeni İsrail'in güvenlik meselesi. ABD'nin bölgedeki bu geniş yığınakların arkasında İsrail'i koruma ve bölge ülkelerine gözdağı verme stratejisi kullanıldı." dedi. Övür, ABD'nin bölgedeki devasa askeri yığınağının sadece bir gözdağı olmadığını, aynı zamanda kendi çıkarlarına göre yeniden şekillendirme çabası olduğunu vurguladı.

MÜZAKEREDE "CENTCOM" KRİZİ
Görüşmelerin devamı sürecinde masada CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın yer alması İran tarafında büyük tepkiyle karşılandı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, İran'ın CENTCOM'u 2019 yılında "terör örgütü" olarak tanımladığını hatırlatarak, "CENTCOM terör örgütüdür" ifadelerine yer verdi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

MÜZAKERE MASASINDA "CENTCOM" KRİZİ
ABD Görüşmelerinde Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper'ın alınması, Tahran kanadında büyük tepkiyle karşılandı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi, CENTCOM'un 2019'da İran tarafından terör örgütü ilan edildiğini hatırlatarak, "Teröristlerle müzakere yapılmaz. Bu durum, meclis tarafından onaylanan misilleme kanununa aykırıdır" açıklamasında bulundu.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

"REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFLENİYOR OLABİLİR"
Araştırmacı-Yazar Murat Akan ise yaşanan sürecin geçmişteki kısa süreli çalışmalardan farklı bir boyuta evrildiğine dikkat çekti. Akan, ABD'nin asıl planının bölgesel kaynaklara hakim olmak üzere farklı bir rejim değişikliği yapabileceğini vurgulayarak, "ABD bu sefer İran'da rejim değişikliği yapmak istiyor. İsrail, Devrim Muhafızları'nın öngörülemez düzeninin ciddi anlamda rahatsız olduğu ve bu durum ABD'yi İran'ı vurmak zorunda kalabilir" ifadesini kullandı. Mevcut müzakerelerin ise sadece zaman kazanmaya yönelik "göstermelik" bir süreç olduğunu belirten Akan, "Şu anki tablo, diplomasinin değil askeri hazırlığın ön planının olduğunu gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'NİN SİNSİ PLANI DEŞİFRE OLDU
Küresel güçlerin Orta Doğu ve İran üzerindeki satranç hamleleri devam ederken, ABD'nin "Gunboat" (Gumbot) diplomasisi adı altında yürütülen tehdit politikası programda yatırıldı. İsmail Öz, ABD'nin askeri yığınağını bir şantaj unsuru olarak kullandığını belirterek, "Arka planı boş tehditlerin sonu hüsrandır" uyarısında bulundu.

MASA BAŞINDA GÜÇ GÖSTERİSİ: GUNBOAT DİPLOMASİSİ
ABD'nin oluşturma hamlelerini değerlendiren Sosyolog-Yazar İsmail Öz, Amerika'nın uzun süredir uyguladığı net politikalardan birinin gumbot siyaseti olduğunu vurgulayarak, "Amerika Birleşik Devletleri, ekonomisini ve askeri kara birliklerini sınır hattına yığarak bir gözdağı veriyor ve masada en güçlü şekilde istediğini alıp kaldırmayla hareket ediyor" şeklinde konuştu. Öz, ABD'nin aslında doğrudan bir savaşa girme niyetinde olmadığını, tehdit oyunu en "sahici" şekilde oynayarak rakiplerini köşeye sıkıştırmayı hedeflediğini belirtti.

"ZAYIF ÜLKELER BU OYUNU OYNAYAMAZ"
Tehdit siyasetinin ancak arkasında büyük bir güç varsa işe yarayacağını ifade etmeyen Öz, "Gumbot siyasetini zayıf ülkelerde oynayamaz. Çünkü oyun yemezse ve arkasında duracak bir ordunuz yoksa sonuç felaket olur" sözleriyle bu stratejilerinin risklerine dikkat çekti. Hem blöf yapan hem de eli güçlü olan bir devlet yapısını bu süreci yönetebileceğini söyleyen Öz, "En kötü siyaset, arkası boş tehditlerin yer aldığı bir siyasettir; bu durum boyutu çok kötü döner" kullandı.

TRUMP'IN STRATEJİSİ VE TARİHİ UYARI
ABD Başkanı Trump'ın kişisel stratejilerini de sert bir dille eleştiren Öz, çılgınca siyasetin yapıldığı tarihin sona erdiğini hatırlatarak, "Tarih, güçlü devletlerin yönetimindeki çılgınların o ülkelerin ne hale geldiklerini çok net görmüşler. Buna Napolyon, İskender ve Hitler de dahildir" dedi. Büyük imparatorluğun hayallerinin ölçüsüzlük ve tehdit siyasetiyle nasıl hüsrana durumunu anlatan Öz, Osmanlı'nın 600 yıl boyunca uyguladığı "İstimalet" (gönül alma) siyasetinin önemini vurgulayarak, diplomaside ölçülülüğün hayati olduğunu sözlerine ekledi.

Mobil uygulamalarımızı indirin